YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9887
KARAR NO : 2021/12074
KARAR TARİHİ : 13.09.2021
Basit yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. (ikişer kez) maddeleri gereğince iki kez 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.02.2020 tarihli ve 2020/15 Esas, 2020/178 Karar sayılı kararı üzerine, Malatya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar bulunduğu gerekçesiyle yapılan itirazın kabulüne ilişkin merci Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.06.2020 tarihli ve 2020/334 değişik iş sayılı kararını müteakip, yapılan yargılama sonucunda sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 86/3-a, 29, 62 ve 52/2. (ikişer kez) maddeleri gereğince iki kez 2.240,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli ve 2020/179 Esas, 2020/402 Karar sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 17.03.2021 tarihli ve 2020/17118 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2021 tarihli ve 2021/42187 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Sanığın adli sicil kaydında yer alan Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2017/139 Esas, 2019/1035 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 31/12/2019 tarihinde kesinleştiği, 5 yıllık deneme süresinin bu tarihte başladığı, Malatya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.10.2020 tarihli mahkumiyet kararının şüphelinin 05.12.2019 ve 10.12.2019 tarihli eylemleri nedeniyle verildiği anlaşılmakla, anılan eylemlerin Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararının kesinleşmesinden önce işlendiği ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel nitelikte olmadığı halde, merci tarafından yazılı şekilde itirazın kabulüne, mahkemesince de yazılı şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nin 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesinin uygulanabilmesi için öncelikle,
– Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde, hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasından ibaret olması,
– Suçun CMK’nin 231. maddesinin 14. fıkrasında yazılı suçlardan olmaması,
– Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
– Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına itirazının bulunmaması,
Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesine ilişkin koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca, bahsi geçen maddenin 8. fıkrasında; “Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur. (Ek cümle: 18/06/2014-6545 S.K./72. md) Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez.” hükmü yer almaktadır.
CMK’nin 231/8. maddesine ilişkin 6545 sayılı Kanun’un 72. maddesinin gerekçesinde de bu durum; “Maddeyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinin sekizinci fıkrasında değişiklik yapmak suretiyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde sanığın tabi tutulacağı denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği düzenlenmektedir. Söz konusu maddenin uygulanmasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanıklar hakkında işledikleri diğer suçlardan dolayı da birçok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği görülmektedir. Yapılması öngörülen değişiklikle, bu uygulamaya son verilmesi ve denetim süresi içinde sanık hakkında bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilememesi amaçlanmaktadır. Kişinin işlediği ikinci suçun denetim süresi içinde işlenip işlenmediğinin önemi bulunmamaktadır. Daha önceden işlenen suçlar bakımından da bu yasak uygulanacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Buna göre 6545 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarihten sonra işlenen suçlar için, hakkında daha önce hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunan sanıklarla ilgili bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilemeyecektir.
İnceleme konusu somut olayda; Mahkemece 24.02.2020 tarihli karar ile sanık …’ın kasten basit yaralama suçundan adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz merciince kabul edilerek sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kaldırılmıştır. Mercii kararı üzerine mahkemece 12.10.2020 tarihli karar ile sanık hakkında adli para cezasına hükmedilerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanığın adli sicil kaydında yer alan kamu görevlisine hakaret suçundan verilen Malatya 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.10.2019 tarihli ve 2017/139 Esas, 2019/1035 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 31.12.2019 tarihinde kesinleşmesi üzerine bu suç yönünden sanık hakkında denetim süresi başlamıştır. Böylece CMK’nin 231/8. maddesindeki; “Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemez” şeklindeki düzenleme gereğince inceleme konusu kasten basit yaralama suçu yönünden sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecektir. Sanığın inceleme konusu kasten basit yaralama suçunu adli sicil kaydındaki kamu görevlisine hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihinden önceki bir tarihte gerçekleştirmiş olmasının önemi bulunmamaktadır. Zira sanığın bu suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi 31.12.2019 tarihinde başlamış ve incelenen kasten basit yaralama suçundan mahkemece önce 24.02.2020 tarihinde, bu kararın kaldırılmasından sonra ise 12.10.2020 tarihinde karar verilmiştir. 31.12.2019 tarihinden sonra sanık hakkında kasıtlı bir suçtan yeni bir hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Böylece, sanık hakkında mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın merciince kabul edilerek kaldırılmasına karar verilmesinin akabinde mahkemece sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.