YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3043
KARAR NO : 2021/4181
KARAR TARİHİ : 06.07.2021
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı itirazın reddine dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, 09.09.2017 tarihinde, davalının trafik sigortacısı olduğu araç ile müvekkilinin desteği …’in yolcusu olduğu aracın karıştığı trafik kazası neticesinde vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiş, talebini 56.821,14 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Sigorta Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; Başvurunun kabulü ile 56.821,14 TL’nin 10.000,00 TL’lik bölümünün faizsiz olarak ve 46.821,14 TL’lik kısmının 09.07.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile sigorta şirketi tarafından başvuru sahibine ödenmesine karar verilmiş; karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
Sigorta İtiraz Hakem Heyeti tarafından itirazın reddine dair karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dairemizce kabul görmüş pay esasına göre; çocuksuz durumda destek, desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Bu pay esası Türk aile sistemine çok uygun düşmektedir. Çünkü Türk aile
sisteminde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, aile bireyi azaldıkça da gelirden alınacak pay yükselecektir. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır.
Somut olayda, davacı tarafça meydana gelen trafik kazasında kızı …’in babası desteğinden yoksun kaldığından bahisle maddi tazminat isteminide bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan 25.06.2018 taihli hesap raporunda desteğin babası ve çocuklarına pay ayrılarak davacı babaya destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir. Dairemizin 2021/9737 esasına kayıtlı dosyasında da desteğin eski eşinin (imam nikahlı) Kayseri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/473 Esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı istediği anlaşılmış olup dosyaların birlikte incelenmesinde; desteğin eski eşi … ile kaza tarihinden önce 28.06.2016 tarihinde boşandıkları, boşanma kararından sonra da birlikte yaşamaya devam ettikleri, müşterek çocuklarının olduğu ve tanık beyanları ile de destek ilişkisinin devam ettiği kanıtlandığına göre, destekten yoksun kalma tazminatından dava dışı eski eş …’a pay ayrılması gerekirken pay verilmeden desteğin babası davacının zararının hesap edilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre; Sigortacılık Kanunu 30/17 maddesi ile 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmesi gerekirken yazılı şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 06/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.