YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/32446
KARAR NO : 2021/7762
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
1) Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik, 6136 sayılı Kanun’a aykırılık, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” suçlarının Kanundaki cezalarının türü ve üst sınırlarına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımlarının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
2) Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, nakliyeyi gerçekleştireceği kamyona sahte plaka takılı olarak ve kendisini aslı ele geçirilemeyen… adına düzenlenmiş sahte ehliyet ile tanıtarak teslim belgesi ile sevk irsaliyesini sahte plaka ve kimlik bilgileri ile imzalamak suretiyle teslim aldığı gübre yükünü, teslim adresi yerine satma konusunda anlaştığı temyiz dışı sanıklar tarafından belirlenen bir başka adrese indirdiği sırada yakalandığı, kolluk birimlerine kendisini aslı ele geçirilen ancak aldatma niteliği bulunmayan, üzerine kendi fotoğrafı yapıştırılmak suretiyle sahteleştirilmiş sürücü belgesi ile … olarak tanıttığı, bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği olayda; sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturmasına karşın, … 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2010 tarih, 2008/340 E. 2010/60 K. sayılı görevsizlik ve … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.07.2010 tarih 2010/220 E. 205 K. sayılı karşı görevsizlik kararı üzerine Yargıtay 5. Ceza Dairesinin 23.05.2011 tarih 2011/3164 E. 3998 K. sayılı kararı ile … 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin görevsizlik kararının kaldırıldığı, halen geçerliliğini sürdüren 10.06.1942 tarih ve 26-16 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu Kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 09.05.2017 tarih, 2014/469 E ve 2017/260 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere merci tayini kararlarının kesin ve sadece görev yönünden bağlayıcı olduğu, suç vasfı yönünden bağlayıcılığı bulunmadığı gözetilmeden merci tayini kararı ile birlikte görevsizlik kararı verme yolu kapatıldığı, bu nedenle TCK 157. maddesinden hüküm kurulduğu yönündeki gerekçe ile suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen “basit dolandırıcılık” suçundan hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık ve müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 04.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.