YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7883
KARAR NO : 2021/9556
KARAR TARİHİ : 18.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
İtiraz Eden : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
İtiraz Yazısının Tarihi : 08.06.2021
İtiraz Edilen Daire Kararı : Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/5832-2021/1934 sayılı kararı
İtirazla ilgili Mahkeme Kararı : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.10.2019 tarih ve 2019/816 – 1051 sayılı kararı
İtirazla İlgili Hüküm : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın
62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet
hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
İtiraza Konu Olan Sanık : …
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I-)İTİRAZ NEDENLERİ:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.06.2021 tarih ve KD – 2021/70969 sayılı yazısı ile;
“Hatay C.Başsavcılığının 06.12.2016 tarih ve 2016/479 iddia nolu iddianamesi ile; FETÖ Silahlı terör örgütüne üye olduğu iddia olunan sanık … hakkında, TCK’nın 314/2 ve 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebi ile dava açılmış,
Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/11 (E) ve 2017/278 (K) sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda, atılı suçtan TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5, TCK’nın 53 ve 58/9-7 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına, mükerrirlere özgü infaz rejimine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair verilen karara yönelik, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2017/447 -2018/84 sayılı “istinaf isteminin esastan reddine” dair kararın, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 11.02.2019 tarih ve 2018/4252-2019/771 sayılı ilamı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 2019/816 E – 2019/1051 K sayılı dosyasında bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, sanık hakkında TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53 ve 58/9 maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezasına, sanığın cezasının mükerirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, sanık ve müdafiinin temyizi üzerine;
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin itiraza konu 08.03.2021 tarih ve 2020/5832-2021/1934 sayılı kararı ile;
“Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm incelenmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davalarının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,” denilmek suretiyle oybirliğiyle kararın onanmasına karar verilmiştir.
Sanığın 20.05.2021 tarihli karar düzeltme talep dilekçesinde belirttiği, dosya içerisinde fiziken bulunmayan 17.02.2021 E-İMZA ve HAVALE/UYAP sistemine kayıt tarihli dilekçeye UYAP kayıtlarının incelenmesinde rastlanmış, dilekçe incelendiğinde örgüt bağına ve bu süreçte tanıdığı kişilere dair bir kısım bilgiler verdiği, resim gösterilirse teşhis edebileceğini ve pişman olduğunu belirterek “etkin pişmanlık” hükümlerinden faydalanmak istediğini beyan ettiği anlaşılmıştır.
Mevzuat ve Yargıtay 16. Ceza Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre kararın kesinleşmesinden sonra etkin pişmanlık hükümlerinin tatbik edilemeyeceği sabit ise de,
Sanığın UYAP vatandaş portal üzerinden e-imzası ile 17.02.2021 tarihinde oluşturup karar düzeltme bölümüne gönderdiği ve aynı tarihte Adana Bölge Adliye Mahkemesi kalemince etkin pişmanlık talebi olduğu da belirtilerek kayıt altına alınan dilekçenin, Yargıtay Onama kararı tarihinden önce 19.02.2021 tarihli üst yazı ile Daireye gönderildiği görülmüş, sanığın hüküm kesinleşmeden önceki etkin pişmanlık talebinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan ve bu husus değerlendirilmeden onama kararı verildiğinden söz konusu karara itiraz etmek gerekmiştir…” şeklindeki gerekçe ile kararın kaldırılması için itiraz isteminde bulunulmuştur.
II-)İTİRAZ KONUSU:
Karar kesinleştikten sonra uygulanma imkanı bulunmayan, fail lehine düzenlemeler içeren TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin, henüz karar kesinleşmemiş iken temyiz aşamasında talepte bulunan ve örgüte dair bir kısım bilgiler veren sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III-)İTİRAZ DEĞERLENDİRİLMESİ:
Hükümlünün temyiz aşamasında etkin pişmanlık kapsamında vermiş olduğu 17.02.2021 e-imza ve havale tarihli dilekçesi ile örgüte dair bir kısım bilgiler de vermek suretiyle etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmayı talep ettiği halde; Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarih ve 2020/5832-2021/1934 sayılı ilamı ile hükümlü hakkındaki Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 30.10.2019 tarih ve 2019/816-1051 sayılı kararı onanmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmakla; sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini bildirmesi ve bu yönde bilgi vermesi karşısında, duruşmada hazır edilerek beyanlarının alınıp, kolluk birimlerince teşhis işlemleri de yaptırıldıktan sonra verdiği bilgilerin, örgüt içerisindeki kaldığı süre, örgütsel faaliyet ve konumuna uygun faydalı bilgiler olup olmadığı ilgili birimlerden sorulup değerlendirilerek sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinden düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı karar yerinde tartışılarak bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle söz konusu ilamın kaldırılarak hükmün bozulmasına karar verilmesi gerektiği gözetilerek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Sonuç:Açıklanan nedenlerle;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 308. maddesinin, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 3. fıkrası gereğince yapılan incelemede;
IV-)KARAR:
A- )Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının KABULÜNE,
B-) Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli ve 2020/5832-2021/1934 sayılı ONAMA kararının CMK’nın 308/3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
C-)Sanığın, temyiz aşamasında 17.02.2021 tarihli 3 sayfadan ibaret dilekçesinde TCK’nın 221. madde hükümlerinden yararlanmak istediğini belirtmesi karşısında, duruşmada hazır edilerek yeniden ayrıntılı şekilde beyanlarının alınması, verdiği bilgilerin doğruluk ve faydalılık durumlarının ilgili birimlerden sorulması ile sonucuna göre hakkında 5237 sayılı TCK’nın 221. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışılıp değerlendirilerek bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmekle, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan bu sebepten dolayı hükmün BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.10.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.