YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1304
KARAR NO : 2021/5621
KARAR TARİHİ : 28.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’dan kaynaklanan tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı alacaklı vergi idaresi vekili, borçlu … hakkında vergi borcu nedeni ile 6183 sayılı Yasaya göre takip başlattıklarını, takip sırasında borçlunun dava konusu taşınmazlarını diğer davalılara devir ettiğinden bu devirlere ilişkin tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin davanın davalı … yönünden reddine, davalı … yönünden davanın kabulüne ilişkin kararı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28.11.2017 tarih 2017/1574 Esas 2017/11059 Karar sayılı ilamı ile takip dayanağı borcun karardan sonra ödendiği ve davanın konusu kalmadığından, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yargılama giderlerinin tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi bu belirleme yapılırken, davalı üçüncü kişilerin borçlunun yakın akrabaları olduğu, 6183 sayılı yasanın 28. maddesi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinde 16/06/2009 tarihinde ve 5904 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile yapılan değişiklik sonucu hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarının maktu olarak belirlenmesi ve esas hakkında bir karar verilmediğinden ilam harcının da maktu olarak hükmedilmesi hususlarının gözönünde bulundurulması gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra mahkemece, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Önceki bozma ilamında belirtildiği üzere davanın konusu kalmadığında yargılama giderinin tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerekir, Uyap sisteminden çıkartılan nüfus kayıtlarından … ile …’ün kardeş olduğu, …’ın dayıları olduğu tespit edildiği, üçüncü kişilerin borçlunun içinde bulunduğu mali durumu bildiği veya bilmesi lazım gelen kişilerden olduğu sabittir. Bu halde, haklarında açılan davada
haksız olduklarından yargılama giderlerinden davalıların müştereken ve müteselsilen birlikte sorumlu olmaları gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirir nitelikte görülmediğinden, 6100 Sayılı HMK’nin geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nin 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 2-3-4 ve 5. bentlerindeki “davalılardan … ve …’e yüklenmesine” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline” ibaresinin yazılmasına, 8. bendindeki ibarelerin tümünün hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “Davalı … tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına” ibaresinin yazılmasına hükmün bu haliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.