Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/1415 E. 2021/9133 K. 29.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1415
KARAR NO : 2021/9133
KARAR TARİHİ : 29.09.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi :Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.01.2019 tarih ve 2018/5 – 2019/41 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma,
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte
örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme
14.09.2017 (sanık … yönünden)
Hüküm :1) Sanık … hakkında;
TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1,
TCK’nın 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca
mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
2) Sanık … hakkında;
TCK’nın 314/3 ve 220/7-1.cümle maddeleri yollamasıyla TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 220/7-2.cümle, 221/4, 63. maddeleri
uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf
başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri ile sanık …

Bölge Adliye Mahkemesince sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçuna ilişkin kesin olarak verilen hüküm, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan Kanuna eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz edilmekle, tüm sanıklar hakkındaki hükümlere ilişkin olarak;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık … ve müdafiinin duruşmalı inceleme isteminin, İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1) Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre sanığın eylem ve faaliyetlerindeki saikin gönül ilişkisinden kaynaklanan saiki aşar nitelikte olduğu gözetilerek mahkemece suç vasfının tayininde isabetsizlik görülmediğinden bu yönde bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyet hükmü kurulurken tayin edilen temel ceza üzerinden önce TCK’nın 220/7. maddesi gereğince indirim uygulandıktan sonra 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde uygulama yapılması, sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2) Sanık … hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Sanık ve müdafilerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Anayasanın 138/1. maddesi hükmü, TCK’nın 61. maddesinde düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle 3/1. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşditin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, atılı suç için kanun maddelerinde öngörülen ceza miktarı gözetilerek tutukluluk halinin devamına, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Tekirdağ 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.