Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4146 E. 2021/5271 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4146
KARAR NO : 2021/5271
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 12.11.2019 tarih ve 2018/543-2019/505 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında medikal ürün alımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşme karşılığında davalı şirkete davacı tarafından 9.023,00 TL meblağlı çek keşide edildiğini, alınan ürünlerin kamu hastanesine satıldığını, ancak bu ürünlerin ayıplı çıktığı için davacı şirketin 2.203,20 TL’lik kârdan yoksun kaldığını ileri sürerek, bu miktarın davalıdan tahsiline, taraflar arasındaki sözleşmenin iptaline ve davalı şirketin 5.000,00 TL manevi tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, söz konusu tıbbi malzemelerin niteliği gereği kullanıma uygun olmadığı, ayıplı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı ve davalı arasındaki sözleşmenin feshine, davacı tarafın Finansbank Erzurum şubesine ait 09/11/2015 vade, 0488095 nolu 9.023,00 TL meblağlı çek nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, 2.203,20 TL’nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 5.000,00 TL manevi tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, satım sözleşmesine konu üründeki ayıp nedeniyle sözleşmenin feshi ile uğranılan maddi manevi zararın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığından satıma konu tıbbi malzemelerin nitelikleri anlaşılamamaktadır. Davacı, Palandöken Hastanesi Doğrudan Temin İhalesi gereğince sözleşme konusu medikal ürünü hastaneye temin ettiğini, ancak
hastane tarafından tutanak ile ürünün kullanıma uygun olmadığının tespit edilmesi üzerine işbu dava ile ayıp iddiasında bulunmuştur. Mahkemece ayıp iddiasına ilişkin olarak söz konusu medikal ürünleri ameliyatlarda kullanan doktordan 02.09.2019 tarihli rapor alınmış ve bu rapor hükme esas alınmış ise de raporu düzenleyen doktorun hastane çalışanı ve ayrıca medikal malzemeyi kullanan kişi olması nedeniyle bu rapor hükme esas alınamaz. Mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavirden taraf defterleri de incelenmek suretiyle uyuşmazlığı çözecek şekilde rapor alınması gerekirken yetersiz ve eksik incelemeye dayalı rapora dayalı olarak ürünün ayıplı olduğu sonucuna varılarak davanın kabulü doğru görülmemiştir. Buna göre mahkemece medikal konusunda uzman bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraf ticari defterleri, satış faturası, ihale belgeleri ve ödemelerle ilgili kayıtlar incelenerek ayıplı olduğu belirtilen medikal malzemelerin ayıbının nereden kaynaklandığı, ayıbın açık veya gizli ayıp niteliğinde satışa konu mal yerine başka mal (aliud) teslimi niteliğinde olup olmadığı tespit edilerek malın ayıplı olduğu sonucuna varılırsa TTK m.23’de yer alan ayıp ihbar süreleri de dikkate alınarak süresinde ayıp ihbarı yapılıp yapılmadığı da değerlendirilerek toplanacak deliller ve varılacak uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.