YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9917
KARAR NO : 2021/12977
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Kasten yaralama suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un 86/2, 86/3-a, 62/1 ve 52/2. (3 kez) maddeleri gereğince 3.000,00 (3 kez) Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararını müteakip, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olarak değerlendirilen karar aleyhine kanun yararına bozma yoluna başvurulduğundan bahisle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ilişkin … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.03.2020 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.03.2020 tarihli ve 2020/565 değişik iş sayılı kararını takiben, sanığın adli sicil kaydında yer alan ilama konu davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiği gerekçesiyle yaptığı yargılamanın yenilenmesi talepleri hakkında daha önce karar verildiğinden talebin yeniden değerlendirilmesine yer olmadığına ilişkin Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.11.2020 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 01.03.2021 tarihli ve 2020/11576 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.04.2021 tarihli ve 2021/38386 sayılı tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.
Mezkur ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, …. Asliye Ceza Mahkemesince daha evvel sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğinden denetim süresi içerisinde yeniden kasıtlı bir suç işleyen sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kanunen yer olmadığına karar verilmiş ise de Afşin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 sayılı ek kararıyla sanığın adli sicil kaydında yer alan ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olduğu değerlendirilen Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 sayılı ilamına konu davanın uzlaşma nedeniyle düşürülmesine karar verildiği ve anılan ek kararın 20.11.2020 tarihinde kesinleştiği, bu halde sanık hakkında bahsedilen gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilemeyeceği anlaşılmakla,
Benzer bir olaya ilişkin olarak Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14.07.2017 tarihli ve 2017/2358 Esas 2017/3525 Karar sayılı ilâmında yer alan, “… hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nin 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği” şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, mahkemesince hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği cihetle, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararların bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.
Gereği görüşülüp düşünüldü:
TÜRK MİLLETİ ADINA
5271 sayılı CMK’nin 311. maddesinde kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış olan bir dava açısından sanık veya hükümlünün lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabilmesi için sınırlı sayıda şartlar sayılmıştır;
a) Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa,
b) Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa,
c) Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise,
d) Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise,
e) Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa,
f) Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.
5271 sayılı CMK’nin 311. maddesinde hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenlerine yer verilmiş ve bunlar sınırlı biçimde sayılmıştır. Bunun dışındaki nedenlerle hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesinin istenilmesi mümkün
değildir. Ayrıca CMK’nin 315/2. maddesine göre de; “Hatanın giderilebilmesini sağlayacak başka bir yol varsa, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemez.”
İncelenen dosyada; sanığın mahkumiyetine yönelik Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararının verildiği tarih itibariyle, sanığın adli sicil kaydında yer alan Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 21.02.2017 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle koşulları oluşmadığından, sanık hakkında yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilmesi karar tarihi itibariyle doğru olmakla birlikte, anılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden Afşin Asliye Ceza Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2016/83 Esas, 2017/43 Karar sayılı ek kararı ile sanık hakkında açılan kamu davasının uzlaşma nedeniyle düşürülmesine dair karar verildiği, Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararında sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına ilişkin karar verilirken anılan mahkeme kararı haricinde de başkaca bir gerekçe gösterilmediği gibi güncel adli sicil kaydına göre başka bir adli sicil kaydının bulunmadığı da dikkate alındığında, sonradan ortaya çıkan bu durumun yargılamanın yenilenmesi yolu ile çözümlenmesi mümkün olmadığından mercii kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Bununla birlikte Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2019 tarihli ve 2017/744 Esas, 2019/1292 Karar sayılı kararlarına yönelik kanun yararına bozma yoluna gidilmesi mümkün görülmüştür.
Açıklanan bu nedenlerle, Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görülmeyerek KANUN YARARINA BOZMA TALEBİNİN REDDİNE, 04.10.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.