YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2589
KARAR NO : 2021/5290
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 24.02.2016 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine dair verilen 20.03.2018 günlü karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun kabulüne, Bolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/157 esas 2018/84 karar sayılı kararının kaldırılarak; davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.06.2019 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:
K A R A R
Davacı vekili, … isimli kadının Osmancık Devlet Hastanesinde nörolojik yönden özürlü … isimli bir bebek dünyaya getirdiğini, … tarafından … aleyhine Çorum İdare Mahkemesinin 2006/365 Esas 2010/853 Karar sayılı dosyası ile tazminat davası açıldığını ve davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu karara istinaden Çorum 1. İcra Müdürlüğünün 2011/97 sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, idarenin icra dosyasına 585.025,48 TL ödediğini, Çorum İdare Mahkemesi kararının Danıştay 15. Dairesi’nin 2013/4366 Esas 2014/5390 Karar sayılı kararı ile ıslah edilen tutar hakkında karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi üzerine Çorum İdare Mahkemesince 2015/180 Esas, 2015/424 Karar sayılı kararı ile 66.021,00 TL’lik maddi tazminatın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine karar verildiğini, idare tarafından 88.397,33 TL ödendiğini, doğumu gerçekleştiren doktorun yargılandığı Osmancık Asliye Ceza Mahkemesince Adli Tıp İhtisas Kurulu 3. İhtisas Dairesi’nden alınan raporda davalı ebe …’nın 2/8 oranında kusurlu bulunduğunun belirtildiğini belirterek ödenen bedelin davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, idarenin kusurlu olduğu inancında olduklarını, İdare Mahkemesi ve Ceza Mahkemesindeki davada davalının taraf olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş; karara karşı davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, yeniden alınan bilirkişi raporu doğrultusunda istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraflarca temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına göre tarafların yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün HMK’nun 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, aşağıda dökümü yazılı 4.313,45 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.