YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4783
KARAR NO : 2021/6104
KARAR TARİHİ : 07.06.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı …’dan 09/10/2006 tarihinde satın aldığı ve diğer davalı şirketin inşa ettiği İstanbul ili … İlçesi 2. Bölge …’da kaim … parsel nolu taşınmaz üzerindeki akasya apartmanı 15 nolu bağımsız bölümde izolasyonunun iyi yapılmamış olması nedeniyle 2008 Mart-Nisan aylarından itibaren duvarlarda ve tavanda rutubetlenme olduğunu ortak kullanım alanı olan garajda da tavandan su aktığını duvarların nemlenip yeşillendiğini, buna kesin çözüm sağlanabilmesi için bina çevresinin komple açılarak drenaj ve yalıtımın fennine göre yeniden yapılması gerektiğini ve bunun için bağımsız bölüm başına 5.534,20 TL maliyet çıktığını, her iki davalıya da 04/04/2009 tarihinde kat malikleri kurulunda ayıbın bildirildiğini, delil tespiti ile de zararın ve ayıbın tespit edilmiş olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL tazminatın satış tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07/02/2012 tarihli ıslah dilekçesiyle talep sonucunu 4.686,18 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar, alacağın zaman aşımına uğradığını, projede mantolama yapma yükümlülüğünün olmadığını, davacının da projeyi inceleyerek taşınmazı satın aldığını bu yükümlülüğün olduğu kabul edilse bile açık ayıp sayılması gerektiğini ve ayıp bildiriminin zamanında yapılmadığını, şirket ortağı olan davalı …’ya husumet yöneltilemeyeceğini, ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne 4.686,18 TL’nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bu miktarın 1.000 TL’sine dava tarihinden kalanına ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesine, 26/05/2016 tarihli tavzih kararı ile hükmün yargılama giderlerine ilişkin 3.maddesinde yer alan “677,80” ifadesinin “1.970,05 TL” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm davalıların aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305.maddesine göre hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. Ancak, hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.
Somut olayda davacı tarafından 20/04/2016 tarihli dilekçe ile gerekçeli kararda yanlış yazılan dava tarihinin tashihi talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece bu yönde talep olmadığı halde ve tavzih ile taraflara tanınan hak ve borçlar değiştirilmesinin mümkün olmamasına rağmen hükmedilen “677,80 TL” yargılama gideri alacağının “1.970,05 TL” olarak değiştirilmek suretiyle hükmün tavzihine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalıların sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan 26/05/2016 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.