Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/17167 E. 2021/4326 K. 07.07.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/17167
KARAR NO : 2021/4326
KARAR TARİHİ : 07.07.2021

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … aleyhine 02/11/2015 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03/10/2019 günlü karara karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine dair verilen 04/03/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkilin olay tarihinde davadışı sürücünün sevk ve idaresindeki kamyonette yolcu olarak bulunduğunu, tek taraflı trafik kazasında, müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın yolun bakım ve onarımından sorumlu olan davalı kurumun kusuru sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin daha önce davadışı sigorta şirketine karşı Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/204 Esas – 2013/70 Karar sayılı dosyasında tazminat davası açtığını, söz konusu davada tazminatın %29 maluliyet oranı üzerinden hesaplandığını, ancak daha sonra müvekkilinin sağlık durumunun kötüleştiğini ve bu maluliyet oranının yükseldiğini, müvekkilinin durumundaki ağırlaşma nedeniyle bakıcı refakatine ihtiyacı olduğunu belirterek dava değerini artırma haklarını saklı tutmak kaydıyla 5.000,00 TL maluliyet artışından kaynaklanan iş göremezlik tazminatı, 5.000,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 10.000,00 TL tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 23/09/2016 tarihli dilekçesiyle artan maluliyete ilişkin sürekli iş göremezlik tazminatı için 57.486,92 TL, bakıcı gideri için 243.020,40 TL olmak üzere toplam tazminat talebini 300.507,32 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın gerek usul, gerekse esas bakımından hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, 57.486,92 TL maluliyet artışı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı 243.020,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300.507,32 TL’nin maluliyet artışı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatın yönünden dava tarihinden, bakıcı gideri yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce adli yargının görevsiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-a,3 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bölge adliye mahkemesinin kararı doğrultusunda uyuşmazlık konusunun idari yargı kapsamında kaldığı gerekçesiyle HMK’nun 114/1-b ve 115/2. maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce Uyuşmazlık Mahkemesinin davanın adli yargıda çözümlenmesi gerektiğine dair kararına göre, adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-a,4 maddeleri gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulü ile, 57.486,92 TL maluliyet artışı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, 243.020,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300.507,32 TL’nin maluliyet artışı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden dava tarihinden, bakıcı gideri yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce artan asgari ücret miktarları gözetilerek, hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret üzerinden maluliyet tazminatı hesaplanması yönünden bilirkişiden ek rapor alınıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK’nun 353/1-a,6. maddesi gereğince kaldırılmasına davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahalline iadesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulü ile, 57.486,92 TL maluliyet artışı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazimatı, 243.020,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 300.507,32 TL’nin maluliyet artışı nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden dava tarihinden, bakıcı gideri yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, karara karşı davalı vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nun 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve verilen kararda bir isabetsizlik görülmemiş olmasına göre davalının yerinde olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarara dayalı maddi tazminat ve bakıcı gideri istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin davaya konu trafik kazasında ağır yaralandığını, eldeki davayı açmadan önce sigorta şirketine karşı açtığı davada % 29 maluliyet oranı dikkate alınarak tazminat hesabı yapıldığını, maluliyetin arttığını belirterek, artan maluliyete ilişkin olarak iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebinde bulunmuştur.
Dosya kapsamında; mahkemece davacının maluliyetinin tespiti için Gaziantep Üniversitesinden seçilen bilirkişi heyetinden rapor aldırılmış, bilirkişi heyetince tanzim edilen 11/03/2016 tarihli raporda davacının 10/11/2004 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası gelişen arızalarının mevcut haliyle 85/9529 karar sayılı Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü yeni ismiyle Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre meslek grup numarası düz işçi kabul edilerek değerlendirildiğinde, E cetveline göre % 63 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin 12 aya kadar uzayabileceği ve bu süre zarfından % 100 oranında malul sayılacağı kanaatine varılmış, yine aynı heyetçe tanzim edilen 18/03/2016 tarihli raporda ise davacının olay tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesinde ömür boyunca günlük aktivitelerini yerine getirmesinde günlük 6 saat sürekli başkasının bakımına ihtiyaç duyacağı belirtilmiştir.
Mahkemece maluliyete ve bakıcı ihtiyacına ilişkin yukarıda bahsi geçen bilirkişi raporları hükme esas alınarak, aktüer bilirkişice tanzim edilen hesap raporundaki tazminat miktarına göre hüküm tesis edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihinden sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Şu durumda mahkemece yapılacak iş, davacının kazayla ilgili tüm tedavi evrakları celbedildikten sonra, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü esas alınarak, Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi hususunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesidir. Yukarıda açıklanan şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranı belirlenmeden hüküm kurulması doğru olmamış, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
3- Ayrıca davacının bakıcıya ihtiyaç duyduğuna ilişkin hükme esas alınan 18/03/2016 tarihli raporun yeterli inceleme içermediği, denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemece, davacının geçici ve sürekli işgöremezlik döneminde bakıcıya ihtiyacı olup olmayacağı, bakıcıya ihtiyaç olması halinde hangi tarihten itibaren bakıcıya ihtiyaç duyacağı, bakıcı ihtiyacının süresi(tam zamanlı/yarı zamanlı/süreli) konusunda Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulundan olay tarihinde yürürlükte olan Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne uygun, ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddiyle dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına, 07/07/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.