Yargıtay Kararı 9. Ceza Dairesi 2021/21754 E. 2021/8114 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/21754
KARAR NO : 2021/8114
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : Mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suça sürüklenen çocuğun, aynı yaşta olduğu mağdureyle cebir veya tehdit olmaksızın cinsel ilişkiye girmesi eylemine ilişkin İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevk edilerek muayenesi yapılan mağdure hakkında düzenlenen 21.06.2013 günlü raporda maruz kaldığı olaydan dolayı travma sonrası stres bozukluğu tanısı konularak ruh sağlığının bozulduğunun bildirilmesi karşısında, anılan rapor esas alınarak müsnet suçtan belirlenen ceza TCK’nın 103/6. maddesi gereğince artırılmış ise de, suça sürüklenen çocuğun aralarında yaş farkı bulunmayan mağdureyle cebir veya tehdit olmaksızın cinsel ilişkiye girmesi nedeniyle kastettiğinden daha farklı ve ağır bir sonucun meydana geldiği, TCK’nın 23. maddesi uyarınca gerçekleşen fakat kastetmediği bu neticeden suça sürüklenen çocuğun sorumlu tutulabilmesi için en azından taksirle hareket etmiş olması gerektiği, somut olayda suça sürüklenen çocuğun dosyaya yansıyan sosyal ve kültürel durumu, eğitim düzeyi, kişisel özellikleri ile olayın gerçekleşme biçimi nazara alındığında, ağır netice olarak ortaya çıkan mağdurenin ruh sağlığındaki bozulmanın suça sürüklenen çocuk tarafından öngörülemeyeceği ve taksirle dahi hareket etmesinin söz konusu olmadığı, meydana gelen bu zararın ancak TCK’nın 61. maddesi kapsamında cezanın bireyselleştirilmesinde alt sınırdan uzaklaşmada dikkate alınabileceği gözetilmeden çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanunun 103/6. maddesi ile artırılması suretiyle fazla ceza tayini,
Hükümden sonra 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 58, 59, 60 ve 61. maddeleri ile 5237 sayılı Kanunun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde yer alan cinsel dokunulmazlığa karşı suçların yeniden düzenlenmesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 7/2. madde-fıkrasındaki “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” düzenlemesi gözetilerek lehe olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili maddeleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi ve her iki kanunla ilgili uygulamanın denetime imkan verecek şekilde kararda gösterilmesi suretiyle yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması,
Kabule göre de;
Mahkemece 5237 sayılı TCK’nın 103/2, 103/6. maddeleri gereğince belirlenen 15 yıl hapis cezası üzerinden suça sürüklenen çocuğun olay tarihinde on iki-on beş yaş grubunda olması nedeniyle aynı Kanunun 31/2. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim yapıldığında bulunan 7 yıl 6 ay hapis cezasının TCK’nın 31/2-son. maddesine göre 7 yıla indirilmesinden sonra bu miktar üzerinden aynı Kanunun 62/1. maddesiyle indirim yapılarak neticeten 5 yıl 10 ay hapis cezası tayin edilmesi gerekirken 7 yıl 6 ay üzerinden indirim yapılarak 6 yıl 3 ay hapis cezası belirlenmesi suretiyle sonuç cezanın fazla tayini,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.