Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9997 E. 2021/9850 K. 30.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9997
KARAR NO : 2021/9850
KARAR TARİHİ : 30.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

3402 sayılı Yasa’ya 5831 sayılı Yasa ile eklenen Ek 4. madde kapsamında 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosu sonucu, Bursa İli … İlçesi İnkaya Köyü çalışma alanında bulunan 826 parsel sayılı taşınmaz ile 827 ve 867 parsel sayılı taşınmazlar arasında kalan 607,50 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz bölümü, haritasında yol olarak gösterilmiştir. Davacı … tarafından, fiili kullanıcı şerhi sahibi olduğu 826 parsel sayılı 270,93 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın devamı olan bölümünün paftasında “yol” olarak gösterildiğini ileri sürerek, bu bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza eklenmek suretiyle Hazine adına tapuya tescili ve beyanlar hanesinde kendi lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle Kadastro Mahkemesinde açılan davada, dava konusu taşınmaz bölümü hakkında tutanak düzenlenmediği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, görevli Asliye Hukuk Mahkemesince yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, 26.10.2011 tarihli fen bilirkişi raporunda mavi renk ile gösterilen 607,50 metrekare yüzölçümündeki bölümün, 826 parsel sayılı taşınmaza ilavesi ile 826 parselin 878,43 metrekare yüzölçümlü olarak tarla niteliği ile Hazine adına tesciline, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve 1960 yılından beri …’in kullanımında olduğu şerhinin tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmiş; hükmün, davalı Hazine vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin 25.06.2013 tarihli ve 2013/6435-7248 Esas-Karar sayılı bozma ilamıyla; “Dava konusu taşınmazın, kullanım kadastrosu sırasında haritasında yol olarak gösterildiği, 5831 sayılı Yasa ile 3402 sayılı Yasaya eklenen Ek 4. maddesinde bu madde gereğince, 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerle ilgili kadastro tespiti sırasında, fiili kullanım durumları dikkate alınmak ve varsa üzerindeki muhdesatın kime veya kimlere ait olduğu ve kim veya kimler tarafından ne zamandan beri kullanıldığı kadastro tutanağının beyanlar hanesinde gösterilmek suretiyle Hazine adına tescil edileceğinin düzenlendiği, 2/B maddesi kapsamında kalan yerlerin tapuya tescilini isteme hak ve yetkisinin kişilere değil, mülkiyet hakkı sahibi bulunan Hazineye ait olacağı, taşınmazın öncesinin, 479 parsel ile bir bütün iken ifrazı neticesinde yol haline getirildiği, 3091 sayılı Yasa uyarınca davacı tarafından alınan 10.4.2007 tarihli “men kararı” nın dahi fiili durumu tespit eder nitelikte olup, sözü edilen men kararından sonra da fiili durumun değişmediğinin dosya içindeki CD’de yer alan fotoğraflardan da anlaşıldığı, başka bir deyişle, paftasında yol olarak gösterilen çekişmeli taşınmaz bölümü üzerinde, davacının fiili kullanımının bulunmadığı, yol olarak kullanılmaya başlanmadan önce davacının zilyetliğinin olmasının mevcut fiili durumu değiştirmeyeceği açıklanarak, davanın reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına karşı önceki hükümde direnilmesine karar verilmiş ve bu direnme kararı davalı Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’ nun 16.10.2018 tarihli ve 2017/16-474 Esas, 2018/1435 Karar sayılı ilamı ile Daire bozma ilamında işeret edilen gerekçelerle bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, Mahkemece bozma gereklerine uygun biçimde hüküm verilmiş olmasına göre, yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile Usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubuna, 30.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.