Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2021/1467 E. 2021/4486 K. 13.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1467
KARAR NO : 2021/4486
KARAR TARİHİ : 13.09.2021

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ : Gebze 1.Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki ilk derece mahkemesinde görülen tasarrufun iptali davasında verilen davanın kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan istinaf incelemesi sonucunda; esas yönünden istinaf isteminin reddine ilişkin kararın, süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

-K A R A R-

Davacı vekili; müvekkili ile borçlu/davalı … arasında 17/10/2011 tarihinde … Başkonsolosluğunca borç senedi düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, icra takibi sırasında düzenlenen haciz tutanağında haczi kabil mal olmadığının belirlendiğini, ancak davalı …’ın dava konusu taşınmazını kaçırarak kardeşinin oğlu davalı …’e 40.000,00-TL bedel karşılığında devrettiğini, davalı …’ın mal kaçırmak amacıyla yaptığı iş bu satışın muvazaalı olduğunu belirterek bu devir işleminin cebri icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; iş bu davanın 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalılar arasında 03/05/2012 tarihinde yapılan Bursa ili, İnegöl ilçesi, … Köyü, … pafta, … ada, … parseldeki taşınmazın satış işleminin takip konusu alacak ve ferilerini karşılayacak miktarla sınırlı olmak üzere iptali ile davacı alacaklıya bu sınırlar içerisinde İİK. 277 ve devamı maddeleri gereği haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda, dava konusu taşınmaz 03/05/2012 tarihinde davalı borçlu … tarafından tapuda toplamda 40.000,00 TL bedelle diğer davalı 3.kişi …’e devredilmiş olup, bilirkişiler tarafından taşınmazın devir tarihi itibariyle gerçek değerinin 82.575,00 TL olduğu belirtildiğine göre, taşınmazların belirlenen değerleri arasında mislini aşan fark bulunmakta ise de; İİK’nın 278. maddesinde; mutad hediyeler müstesna olmak üzere, hacizden veya haczedilecek mal bulunmaması sebebiyle acizden yahut iflasın açılmasından haczin veya aciz vesikası verilmesinin sebebi olan yahut masaya kabul olunan alacaklardan en eskisinin tesis edilmiş olduğu tarihe kadar geriye doğru olan müddet içinde yapılan bütün bağışlamalar ve ivazsız tasarrufların batıl olduğu, ancak, bu müddetin haciz veya aciz yahut iflastan evvelki iki seneyi geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; icra takibi sırasında 25/01/2016 tarihinde fiili haciz yapılmış ve haczi kabil mahcuz bulunamadığı belirlenmiş, tasarruf ise 03/05/2012 tarihinde yapılmış olup haciz tarihinden geriye doğru 2 yıl içinde kalmadığından bedel farkından dolayı iptale karar verilemeyecekse de; taşınmazın kendisine devri yapılan davalı 3.kişi … davalı borçlu …’ın kardeşinin oğlu olup, İİK’nun 280. maddesi kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu anlaşıldığından İlk derece mahkemesince verilen karara yönelik olarak davalılar vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına, göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının ilk derece Mahkemesine, dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 4.186,40 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına 13/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.