Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/3580 E. 2012/4622 K. 29.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3580
KARAR NO : 2012/4622
KARAR TARİHİ : 29.03.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalı aleyhine 02/12/2010 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin önlenmesi, davalı birleşen dosya davacısı … tarafından birleşen dava ile davalılar … Muhtarlığı, …, … aleyhlerine 21/02/2011 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 02/02/2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı birleşen dosya davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Dava, 126 ada 5 sayılı parsele ilişkin müdahalenin önlenmesi, birleşen dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalı, müdahalenin önlenmesine ilişkin asıl davanın reddini, birleşen davasının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, davalının, davacının taşınmazına yaptığı müdahalenin men’i ile müdahale konusu balkonun yıkılarak eski hale getirilmesine, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı birleşen dosya davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı birleşen dosya davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Müdahalenin önlenmesi ve kal’e ilişkin hüküm sonucunda davacının davasının kabulü ile davalının davacının taşınmazına Yaptığı müdahalenin önlenmesine ve müdahale konusu balkonun yıkılarak eski hale
getirilmesine şeklinde karar verilmiş ise de; hüküm sonucunda dosya içerisindeki bilirkişi raporuna atıf yapılmadığından ve davacı ile davalı taşınmazları arasında 2 parsel sayılı Hazine taşınmazı da mevcut olduğundan hüküm sonucu bu hali ile 6100 sayılı HMK’nun 297/2. maddesine aykırı olup infaza elverişli değildir. Bu itibarla bu bölüme ilişkin hüküm sonucunun açıklığa kavuşturularak elatmanın önlenmesi ve kal’ine karar verilen yerlerin bilirkişi raporuna atıf yapmak sureti ile açıkca belirtilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı birleşen dosya davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalı birleşen dosya davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine 29.03.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.