Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4123 E. 2021/5057 K. 14.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4123
KARAR NO : 2021/5057
KARAR TARİHİ : 14.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.10.2019 tarih ve 2018/126-2019/1049 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacıya ait fabrika binasının idari kısmının zemin kaplaması için davalı … Tic. Ltd. Şti.’nden davalı …Ş.’nin imal ettiği granit seramik malzemesi satın alındığını, alınan granit malzemesinin ayıplı çıktığını, bu durumun davalılara ihbar edildiğini, davalıların ayıbı kabul ederek yerine yenisinin yapılması konusunda taahhüt verdiklerini, ancak bu taahhüdün yerine getirilmediğini, davalılara ihtarname keşide edilerek uğranılan 12.978,00 TL zararın ödenmesinin istenildiğini, ödeme yapılmayınca icra takibi başlatıldığını, davalıların açılan takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Tic. Ltd. Şti., inşaat malzemeleri sattıklarını, ayıptan dolayı sorumluluklarının olmadığını, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, malzeme üretimi yapanın diğer davalı firma olduğunu, bu firmanın da ayıbı kabul ederek yeniden döşeme yapmayı kabul ettiğini, ancak davacının yer teslimi yapmadığını, ayıp bildiriminden vazgeçtiğini, granitleri kullanmaya devam ettiğini savunarak davanın reddi istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, pazarlama şirketi olduklarını, üretimi yapan firmanın Yurtbay Seramik San.ve Tic.A.Ş. olduğunu, davacının ayıp ihbarının kabul edildiğini, yerin yeniden döşenmesinin taahhüt edildiğini, davacının yer teslimini yapmadığını, teslim edeceği tarihi bildirmeden icra takibi yaptığını, davacının yer teslimi yapmayarak ayıp ihbarından vazgeçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında alım satım ilişki kapsamında davalılarca davacıya teslim edilen ürünlerin ayıplı çıktığı, davalıların ayıp nedeniyle satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi ve uğranılan zararın giderimini üstlendiği, bu kapsamda davacıya ihtarname çekildiği, davalı tarafından ayıbın giderimi üstlenilerek davacının diğer seçimlik haklarının kullanılmasının önlendiği ancak davacının ihtarnameye rağmen ifayı haklı neden olmaksızın reddettiği, uyuşmazlığa alacaklının temerrüdü hükümlerinin uygulanması gerektiği, davacının ayıp oranında satış bedelinden indirim talebi nedeniyle başlatılan takip, seçimlik haklarının kullanılmasının davalılarca önlenmesi ve alacaklının temerrüdü nedeniyle uygun bulunmadığı, davacı talebi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.