YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/8762
KARAR NO : 2021/12556
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
Nitelikli hırsızlık suçundan meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda … Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 26/12/2019 tarihli ve 2012/1333 soruşturma, 2019/8947 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair … Sulh Ceza Hâkimliğinin 03/02/2020 tarihli ve 2020/274 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 94660652-105-48-14838-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11/03/2021 gün ve 2021/25625 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
… Cumhuriyet Başsavcılığınca olay hakkında vaki zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilip anılan karara karşı müşteki tarafından yapılan itirazın merciince reddine karar verilmiş ise de,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/12/2012 tarih ve 2012/1247 esas ve 2012/1842 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 143. maddesinde düzenlenen “suçun gece vakti işlenmesi”nin hırsızlık suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli hali olması nedeniyle, aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun’un 142/1-b ve 143/1. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırına göre, aynı Kanun’un 66/1-d maddesi uyarınca hesaplanan 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle halen dolmadığı gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan yapılan itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Oluşa ve dosya içeriğine göre, meçhul şüphelilerin atılı iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunu birden fazla kişi ile birlikte işlediklerinin anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.12.2012 tarihli ve 2012/1247 Esas – 2012/1842 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; 5237 sayılı TCK’nın 116/4 ve 119/1-c maddelerinde düzenlenen “suçların gece vakti ve birden fazla kişi ile birlikte işlenmesi”nin iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçunun daha ağır ceza verilmesini gerektiren nitelikli halleri olması nedeniyle aynı Kanun’un 66/3. maddesi uyarınca dava zamanaşımı sürelerinin hesabında dikkate alındığında, TCK’nın 66/1-d, 66/2 ve 67/4. maddelerine göre 15 yıl olağan ve 22 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı sürelerinin geçmediği gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi hususu da belirlenmiş olup, bu yönden de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 21/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.