Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/1939 E. 2021/11048 K. 01.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1939
KARAR NO : 2021/11048
KARAR TARİHİ : 01.06.2021

Hırsızlık suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/426 Esas, 2019/889 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 14/01/2021 gün ve 8827-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/02/2021 gün ve 2021/13191 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’nın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h, ve 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26/11/2019 tarihli ve 2019/426 Esas, 2019/889 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1)Sanığın olay tarihinde müştekiye ait eve girerek evden 1 çift ayakkabı ve sigara likidi alması sonrasında dışarı çıktığı, kaçmaya çalıştığı sırada sanığın yakalanması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayininde,
2)Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2018/14894 Esas, 2019/10584 karar sayılı ilamında ”..Suça konu şort ve gömleğin değerinin tespit edilerek, sonucuna göre suç tarihindeki brüt asgari ücretin onda birinden az olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında değer azlığı nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 145. maddesinin uygulanması gerekip gerekmeyeceğinin gözetilmemesi…” şeklinde belirtildiği üzere, somut olayda, sanığın katılanın evinden 1 çift ayakkabı ve sigara likidi çaldığı somut olayda, hırsızlanan malın değerinin suç tarihi itibariyle tespit edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 145. maddesi uyarınca cezadan indirim yapılması veya ceza verilmekten vazgeçilmesi hususları tartışılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
KYB içeriğinde sanık ismi … olarak gösterilmişse de sanık ismi karara uygun olarak … kabulüyle yapılan incelemede:
1)Sanığın olay tarihinde müştekiye ait eve girerek 1 çift ayakkabı ve sigara yağı likidini alması sonrasında dışarı çıktığı, kaçmaya çalıştığı sırada kesintisiz takiple yakalanması şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı ve tayin olunan cezadan 5237 sayılı Kanun’un 35. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
2)5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, cezanın temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “Suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır.
TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; sanık hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan ayakkabı ve sigara yağı likitinin suç tarihi itibarı ile değeri araştırılarak, sonucuna göre 5237 sayılı TCK’nun 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılıp yapılmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (…) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26/11/2019 tarihli, 2019/426 Esas ve 2019/889 karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 01/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.