YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/7765
KARAR NO : 2021/7848
KARAR TARİHİ : 05.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte belge düzenleme ve sahte belge kullanma
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre, tebligatın öncelikle muhatabın bilinen en son adresine çıkartılıp, tebliğ edilemeden iade edilmesi halinde, aynı Kanun’un 21/2. maddesi uyarınca MERNİS adresine yapılması gerektiği nazara alındığında; yokluğunda verilen hükmün aynı zamanda MERNİS adresi de olan sanığın sorgusu esnasında bildirdiği adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi gereğince tebliği usulsüz olup, sanık müdafisinin öğrenme üzerine hükmü yasal süresinde temyiz ettiği kabul edilerek yapılan incelemede;
1) … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2012 tarihli ve 2012/719 Esas sayılı iddianamesi ile 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, ”2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme ve sahte fatura kullanma” suçlarından kamu davası açıldığı, ”sahte fatura kullanma” ve “sahte fatura düzenleme” suçları birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup biri diğerinin unsuru olmadığı gibi her iki suçun birbirine dönüşmeyeceği ve her suç için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, hangi suçtan hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin sanığın her iki eylemini de kapsayacak şekilde tek mahkûmiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayini,
2) Aynı takvim yılı içinde birden fazla sahte fatura düzenleme eyleminin zincirleme suç oluşturduğunun ve ‘sahte fatura düzenleme’ suçu yönünden sanık hakkında TCK’nin 43. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3) Gerekçeli karar başlığında katılan kurum ve vekilinin adının yazılmaması,
4) Kendini vekille temsil ettiren katılan lehine hükmün özünü oluşturan kısa kararda vekalet ücretine hükmedilmediği halde, gerekçeli kararda katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle hükmün karıştırılması yasaya aykırı,
5) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 05.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.