YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/7663
KARAR NO : 2021/11509
KARAR TARİHİ : 04.10.2021
Mahkemesi :İş Mahkemesi
Dava, Kurum işleminin iptali ve aylığının yeniden bağlanması istemine ilişkindir.
Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar Tetkik Hakimi … tarafından okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Hakkında verilen boşanma kararı 06.01.2006 tarihinde kesinleşen davacıya, hak sahibi kız çocuğu sıfatıyla 506 sayılı Kanun kapsamında bağlanan ölüm aylığının, davacının boşanmış olduğu dönemde eski eşiyle fiilen birlikte yaşadığının Kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda tanzim edilen 20.02.2014 tarihli 63 sayılı sosyal güvenlik denetmen raporunda tespit edilmesi üzerine kesildiği ve kendisine 25.10.2008-24.05.2014 tarihleri arasında yersiz ödenen 21.626.31 TL aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirildiği, davacı tarafından açılan kurum işleminin iptali ve aylıklarının yeniden bağlanması talepli davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanunun 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir.
İnceleme konusu davada; Davanın reddine dair önceki karar Dairemiz 20.02.2017 tarihli ilamı ile; adres bilgileri raporunda …’ın 10.12.2013 …A adreslerini beyan ettiği, davacı …’un ise 18.07.2011 tarihinde … olan adresinin eski eşi … tarafından beyan edildiği görüldüğünden bu adreslerden ve davacının boşandığı eşiyle birlikte yaşayan dava dışı …’da bulunan adresinden yöntemine uygun zabıta araştırması yapılması gerektiği yönlerinden bozulmuş olup, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir Mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda; Mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar.
Somut dosyada; davacı 06.01.2006 tarihinde boşanmış ve davacı adına 25.10.2008-24.05.2014 döneminde yersiz ödeme çıkartılmıştır. Davacı ve eski eşinin adres hareketlerinden 2007 yılı (TÜİK) adreslerinin aynı olduğu, 2007-2013 yılları arasında bir çok adreste ikamet ettikleri görülmektedir. Davacı ve eski eşinin ikamet ettikleri adreslerden zabıta araştırması yapılarak davacı ve eski eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıkları tespit edilmeli, ayrıca zabıta araştırması ile dava konusu dönemde bu adreslerde ikamet eden komşular tespit edilerek tanık olarak beyanları alınmalı, birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 04.10.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.