Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/3224 E. 2021/5257 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3224
KARAR NO : 2021/5257
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Denizli Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02.04.2019 tarih ve 2018/1182 E. – 2019/385 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nce verilen 04.10.2019 tarih ve 2019/1303 E. – 2019/1834 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacı ile davalı arasında tekstil ürünleri satışından kaynaklanan cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacının, davalıdan satın aldığı ipliklerle üretim yaptığını, ancak bir kısım ürünlerin hatalı çıkması nedeniyle davacının müşterisinin malları iade ettiğini, davacının da davaya konu yansıtma faturaları düzenleyerek davalıya gönderdiğini, ancak davalının ödeme yapmadığını, yapılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili ile davalı arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu, buna göre, Kahramanmaraş Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunun düzenlendiğini savunarak, yetki itirazında bulunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, taraflar arasındaki ticari alışverişin taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa da “özel iplik order talimatı (üretim emri) ” başlıklı proforma fatura yerine geçeceği belirtilen sipariş teyitleri ile yapıldığı, bu sipariş teyitleri ile davacının, davalıdan iplik temin ettiği, her ne kadar bu sipariş teyitlerinin imzası davacı tarafça inkar edilmiş ise de taraflar arasındaki alım satımın bu üretim emirlerine göre gerçekleştiği, taraflarca bu üretim emirlerinin benimsendiği ve bu kapsamda ticaret yapıldığı, aynı üretim emirlerinde ihtilaf halinde Kahramanmaraş Mahkemeleri ve icra dairelerinin de yetkili olacağının da düzenlendiği, 6100 sayılı HMK 17/1 maddesi hükmü uyarınca tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya
doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilecekleri, tarafların tacir olduğu, bu nedenle yetki sözleşmesi yapabileceklerinin kabulünün gerekeceği, taraflar arasındaki ticaretin bu üretim emirleri kapsamında gerçekleştiği, alım satımın buna göre yapıldığı ve üretim emirlerinin taraflarca benimsendiği göz önüne alındığında, bu sipariş teyitlerinde Kahramanmaraş mahkemelerinin ve icra dairelerinin yetkili olduğu düzenlendiği gerekçesiyle icra takibinin yetkili icra dairesinde yapılmadığı anlaşıldığından davanın HMK 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı taraf üretim emri belgelerinin yetki kaydı içerdiğini, Kahramanmaraş Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu konusunda taraflar arasında sözleşme ilişkisi olduğunu savunmuş, davacı ise sözleşme altında müvekkili şirket yetkilisinin imzasının bulunmadığını, ancak paraf niteliğinde bir ibarenin bulunduğunu bildirdiği, davacı tarafça yansıtma faturasına konu edilen ürünlerin davalı tarafça üretilip satıldığı, yetki kaydı içeren üretim emirleri kapsamında satışın gerçekleştirildiği, bir başka anlatımla davacı tarafın üretime konu malları teslim almış olduğu, bu durumda söz konusu yetki sözleşmesinin geçerli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 21.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.