YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/18808
KARAR NO : 2021/5294
KARAR TARİHİ : 22.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yerel mahkemece verilen gün ve sayısı yukarıda yazılı kararın; Dairemizin 11.03.2021 gün ve 2021/341 esas – 2021/1144 karar sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmiştir. Süresi içinde davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Dairemizin 15.01.2019 gün 2016/5225 E. 2019/82 K. sayılı ilamında; “….dava dilekçesi incelendiğinde; davacılar, dava dışı eşin davalıya sağlığındayken bağışladığı araç ve takıların aynen iadesini, mümkün değilse nakden tazminini, ayrıca maddi ve manevi zararların ödetilmesini talep etmişlerdir. Mahkemece, davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden hüküm oluşturulmasına rağmen, bağışlanan eşyaların aynen iadesi, mümkün değilse nakden tazminini talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesi uyarınca; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu yön, kamu düzenine ilişkindir. Yukarıda anılan düzenlemeye aykırı olarak davacıların bağışlanan eşyaların aynen iadesi, mümkün değilse nakden tazminini talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamış olması doğru bulunmamış, açıklanan sebeple bu istemler hakkında da bir karar verilmesi gerektiği” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde, mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine, bağışlanan eşyalara yönelik talepler hakkında harcı yatırılarak açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından süresi içinde istenilmekle; Dairemizin 15.01.2019 gün 2016/5225 E. 2019/82 K. sayılı ilamı ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili bu kez kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
1.Temyiz ilamında bildirilen gerektirici nedenler karşısında Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun değişik 440. maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme istemi reddedilmelidir.
2.Diğer karar düzeltme istemine gelince:
Dava, evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat ile araç ve takıların aynen iadesi olmadığı takdirde nakden tazmini istemine ilişkindir.
Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi “Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır” şeklinde düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 32. maddesi ise “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmiyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davacıların dava dilekçesinde hem evlilik birliği devam ederken, üçüncü kişi ile birlikte olma iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat hem de dava dışı eş tarafından davalıya bağışlandığı ileri sürülen araç ve takıların aynen iadesi olmadığı takdirde nakden tazmini talebinde bulunduğu, harçlandırma makbuzunda dava değerinin 300.000,00 TL olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Tüm kalemleri içeren harcın eksik olduğuna kanaat getirildiği takdirde mahkemece davacılara harcı tamamlaması için süre verilerek (Harçlar Kanunu m. 30-32), harcın tamamlanması halinde deliller değerlendirilip sonuca göre karar verilmesi gerekirken davacılara eksik harcı tamamlamak üzere süre verilmeden yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Bu nedenle davacıların karar düzeltme isteminin HUMK’nun 440-442. maddeleri uyarınca kabulü ile Dairemizin 15.01.2019 gün 2016/5225 E. 2019/82 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 440-442. maddeleri gereği yukarıda (2) no’lu bentte gösterilen nedenle davacıların karar düzeltme isteğinin KABULÜNE, Dairemizin 15.01.2019 gün 2016/5225 E. 2019/82 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve kararın açıklanan nedenle BOZULMASINA, davacıların diğer karar düzeltme isteminin ise (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, karar düzeltme peşin harcının ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine, 22/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.