Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6653 E. 2021/9051 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6653
KARAR NO : 2021/9051
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.02.202 tarih ve 2020/16 – 2021/21 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme
Hüküm : TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddesi delaletiyle 314/2, 220/7, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre, örgütle organik bağ kurduğu ve hiyerarşik yapısına dahil olduğu belirlenen sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği anlaşılmış ise de, atfın niteliği ve aleyhe temyiz olmaması dikkate alınarak bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
1-Yerel mahkemenin, sanığın silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım ettiği son eylem tarihini “08/06/2015” olarak kabul etmesine rağmen, gerek ilk derece mahkemesi gerekse Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarında suç tarihinin “2014 ve 2015 yılları” olarak belirtilmesi,
2-İlk derece mahkemesinin sanık hakkında kurduğu hükümde ceza doğru olarak hesaplandığı halde, Bölge Adliye Mahkemesi kararında, “Sanık hakkında ceza tayin edilirken ilk derece mahkemesinin hüküm kısmının 2. Paragrafında “1 yıl 18 ay” olarak yazılması gerekirken sehven “1 yıl 8 ay” olarak yazılmış olması sonuç cezanın doğru belirlendiğinden sadece eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.”, şeklinde eleştiri yapılması,
3-Sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 107. maddesinin dördüncü fıkrası ile 108. maddesi hükümleri yerine olayda koşulları oluşmayan TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK’nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli karar başlıklarındaki suç tarihi kısmından “2014 ve 2015 yılları” ibarelerinin çıkartılarak yerine “08/06/2015” ibaresinin eklenmesi, TCK’nın 58/9. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımların bütünüyle hüküm fıkrasından çıkarılması; Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararından ise eleştiriye ilişkin fıkranın bütünüyle çıkartılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.