Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/5932 E. 2021/9372 K. 07.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5932
KARAR NO : 2021/9372
KARAR TARİHİ : 07.10.2021

İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, Silahlı
terör örgütüne üye olma
Hüküm : 1-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında; TCK’nın 309/1, 3713 sayılı Kanunun
5/1, TCK’nın 39/2-c, 62, 53, 58/9 ve 63 maddeleri
uyarınca mahkumiyet,
2-Sanık … hakkında; TCK’nın 309/1, 3713
sayılı Kanunun 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9, 63 maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Temyiz edenler : Katılanlar TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı
vekilleri; sanıklar müdafileri ile sanıklar …, …

Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyizin sebebine göre dosya incelendi gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Duruşmalı inceleme istemlerinin, İlk Derece Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I-Milli Savunma Bakanlığı vekilinin herhangi bir temyiz dilekçesi bulunmadığı anlaşılmakla tebliğnamede sehven yazıldığı belirlenerek; Silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden doğrudan doğruya zarar görmeyen ve bu nedenle de katılma hakkı bulunmayan TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı vekillerinin davaya katılmalarına ilişkin karar hukuki değerden yoksun olup hükmü temyiz yetkisi vermeyeceğinden silahlı terör örgütüne üye olma suçu yönünden TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı vekillerinin temyiz istemlerinin CMK’nın 298. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; Katılanlar TBMM Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı vekilleri ile sanıklar müdafileri ve sanıklar …, …’in temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Mahkemece sabit görülüp unsurları, niteliği ve cezası doğru belirlenen silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken madde numarasının yanlış gösterilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebeplerden dolayı hükmün CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK’nın 303/1-c maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 3. fıkrasında yer alan “5237 sayılı TCK’nın 309/1 maddesi uyarınca” ibaresi çıkarılarak yerine “ 5237 sayılı TCK’nın 314/2. maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Ankara 17. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.