Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2021/4572 E. 2021/8589 K. 27.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/4572
KARAR NO : 2021/8589
KARAR TARİHİ : 27.04.2021

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … 29. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 13. İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacı işçinin 25.03.1997 tarihinden itibaren davalı şirkete ait Türkiye ve Rusya’daki inşaat şantiyelerinde oto elektrik ustası olarak çalışmaya başladığını, bu çalışmasının 18.10.2012 tarihine kadar aralıksız olarak devam ettiğini, işten çıkarıldığı tarihte en son aylık net 1.850-USD fix ücret aldığını, işyerinde ayrıca verilen üç öğün yemekten ve yatmak için tahsis edilen koğuştan yararlandığını, davalı şirketin davacı işçiyi en son çalıştığı şantiyeden iş bitimi nedeniyle gönderdiğini ve iş olunca yeniden işe çağrılacağını bildirdiğini ancak çağırmadığını ileri sürerek, kıdem, ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirketin yurt dışı şantiyelerinde boyacı olarak çalışan davacı işçinin çalışmasının sürekli ve kesintisiz olmadığını, inşaat işlerinin yapısı gereği belirli dönemler halinde olduğunu, 17.10.2012 tarihinde izin talep formu ile izne ayrılan davacı işçinin 31.10.2012 tarihinde işbaşı yapmayı taahhüt ettiğini, izin bitiminde kendisiyle yapılan görüşmelere rağmen izin dönüşü yapmadığını, bunun üzerine hakkında 02.11.2012, 03.11.2012 ve 04.11.2012 tarihli devamsızlık tutanakları tutularak devamsızlık nedeni ile iş sözleşmesine haklı nedenle son verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvuru nedenleriyle sınırlı olarak ve kamu düzeni kapsamında yapılan inceleme sonucunda taraf vekillerinin istinaf başvurularının kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti hesaplarının doğru yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dosya içeriğine göre, davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla mesai, hafta tatili ile genel tatil ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidilmiştir. Davalı işveren işçinin imzasını içermeyen ve her zaman düzenlenmesi mümkün olan bordrolarla temel ücreti bölmek suretiyle diğer işçilik alacaklarının da ödendiği şeklinde bir uygulama geliştirmiştir. İşçinin banka hesabına yapılan ödemelerde maaş açıklaması dışında başka bir bilgiye yer verilmemiştir. Davacının yaptığı iş, kıdemi, bordro içerikleri ve tanık beyanı gözetilerek davacı işçinin aylık temel ücretinin net 1.800 USD olarak kabul edilmesi yerinde olmakla birlikte, imzasız bordrolarda aylık temel ücretin üzerinde ödeme bulunan aylar yönünden işverence yapılan ödeme miktarlarının o dönem muaccel olan fazla mesai ve tatil alacaklarından mahsup edilmesi gerektiği gözden kaçırılarak karar verilmesi hatalıdır.
3-Taraflar arasında davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunup bulunmadığı konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı dava dilekçesinde yıllık izinlerin kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini iddia etmektedir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının 23.05.1997-18.10.2012 tarihleri arasındaki fasılalı çalışmalarına karşılık 12 tam yıl hizmeti nedeniyle 200 gün ücretli izne hak kazandığı kabul edilmiş, dosyada mevcut yıllık izin belgelerine göre 1 günlük süre düşülerek 199 günlük yıllık izin ücreti hesaplanmış, işverence ödenen yıllık izin ücreti tutarları mahsup edilerek alacak hüküm altına alınmıştır. Davacının 12 yılı aşan süre ile çalışmasına rağmen sadece 1 günlük izin kullanması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 31. maddesi uyarınca hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; Mahkemece, davacı asil çağrılıp 14.07.2004-15.08.2004 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan yıllık izin belgesi de gösterilerek çalışma süresi boyunca herhangi bir zamanda başkaca ücretli izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusundaki beyanı alındıktan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
4-İstinaf veya temyiz başvurusu kabul edilen tarafa istinaf ve temyiz harçlarının iadesi gerekir. Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesine rağmen hüküm fıkrasında davalı tarafa istinaf harcı yükletilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.