YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17519
KARAR NO : 2013/16872
KARAR TARİHİ : 26.09.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Afyonkarahisar 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.06.2012 tarih ve 2008/36-2012/170 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirket ile davalı arasında davalı adına kayıtlı bulunan mermer ocağının müvekkil şirkete devredilmesi hususunda anlaştıklarını, bu anlaşma gereğince 31/05/2001 tarihinde sözleşme imzaladıklarını, müvekkil şirketin bu anlaşma çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirdiğini, ancak davalının taahhüt edilen söz konusu mermer ocağının işletmeciliğinin devrini yapmadığını, müvekkil şirket tarafından sözleşmede bahsi geçen bono karşılıkları ile yine sözleşmede belirtilen…’e ait SSK prim borcu olan 5.350.000.000 YTL ödendiğini, bu nedenle öncelikle davalı adına kayıtlı gayrimenkul, taşıt ve Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’nde bulunan ruhsatının üzerine dava sonuçlanıncaya kadar tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına, müvekkil şirket adına yapmış olduğu 45.350,00 YTL‘lik masrafın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ödeme tarihleri itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla, davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı alacağın bir yıllık zaman aşımı süresini dolduğunu, davacı taraf ile geçersiz sözleşme ile birlikte hasılat kirası niteliğinde rödevans sözleşmesi imzalandığını, davalının ilk okul mezunu bir kimse olup, sözleşmenin mahiyetini kavramaya muktedir olmadığını, geçerli olan rödevans sözleşmesi uyarınca davacı taraftan alacaklarının bulunduğunu, bunun tespiti halinde takas mahsup definde bulunduklarını, alacaklı oldukları iddiasının doğru olmadığını, bonoların ödendiği hususunun davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, faiz talebinin de hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, her ne kadar iki adet senette davalının imzaları bulunmakta ise de, senetlerin dayanağı olan sözleşme ve bonoların davacı elinde olması değerlendirildiğinde, bilirkişi raporu da gözetilerek ruhsat devri karşılığında davacı tarafından davalıya ve davalı adına toplam 45.350,00 TL ödeme yapıldığı kabul edilerek, 45.350,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, faiz başlangıç tarihi yönünden fazla isteğin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.424,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 26.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.