Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2021/6481 E. 2021/9055 K. 23.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6481
KARAR NO : 2021/9055
KARAR TARİHİ : 23.09.2021

I- TALEP:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2021 tarih ve 2021/26529 sayılı tebliğnamesi ile; Fetö/Pdy silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan şüpheliler …, …, … ve … haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 30/01/2020 tarihli ve 2016/13621 soruşturma, 2020/617 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Edirne 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 12/03/2020 tarihli ve 2020/1223 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Müşteki kurum tarafından sunulan 28/12/2016 tarihli dilekçe ile şüpheli … Gıda Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi hakkında atılı suçtan şikayette bulunulmasına rağmen, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca bir karar verilmemiş ise de, söz konusu eksikliğin zamanaşımı süresi içerisinde mahallinde giderilebileceği düşünülerek yapılan incelemede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, Edirne Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 28/12/2016 tarihli yazısı ile olağanüstü hal kapsamında kanun hükmünde kararnameler gereğince kapatılan kurum ve kuruluşlarla ilgili yürütülen işlemler kapsamında, söz konusu kurum ve kuruluşların bir kısmının mülkiyetinin hazineye devrinin sağlandığı, ancak bir kısmının yakın zamanda el değiştirdiği, satın alanlar tarafından cüzi bir bedelle veya bedelsiz olarak kapatılan kurumlara kullandırıldığının tespit edildiği, taşınmaz mülkiyetinin el değiştirildiği tarih de dikkate alınarak satış işlemleri ile kullanımların gerçeği yansıtıp yansıtmadığının, piyasa fiyatından aşırı düşük veya yüksek olup olmadıklarının tespit edilerek Fetö/Pdy terör örgütüne destek amacı olduğu düşünülenler hakkında tüm kayıt ve belgelerin Edirne Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, anılan kayıt ve belgeler arasında incelemeye konu soruşturma kapsamında şüpheliler …, … ve …’a ait tapu kayıtlarının yer aldığı, şüpheli …’un Edirne ili Merkez … Mahallesi 1191 ada 1 parsel bölümünde bulunan taşınmazı 17/10/2014 tarihinde …’tan satın aldığı, … isimli şahsın da söz konusu taşınmazı 26/03/2014 tarihinde … Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nden satın aldığı, şüpheli …’un Edirne ili Merkez … Mahallesi 252 ada 24 parsel bölümünde bulunan kagir ev ile Merkez … Mahallesi 9 ada 10 parsel bölümünde bulunan kagir evi 12/02/2016 tarihinde … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nden satın aldığı, şüpheli …’in Edirne ili Merkez … Mahallesi 2430 ada 4 parsel bölümünde bulunan taşınmazı 11/12/2015 tarihinde … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş.’nden satın aldığı hususlarının tespit edildiği, yürütülen soruşturma neticesinde, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca “Şüphelilerin ve birinci derece aile yakınlarının bylock kayıtlarının bulunmadığı, şüphelilerin örgüt ile alakalı kuruluşlarda SGK kayıtlarının bulunmadığı, şüphelilerin örgüt dernek, vakıf ve sendikalarında üyeliklerinin bulunmadığı, şüphelilerin örgütün üst düzey yöneticileri ile telefon irtibatlarının bulunmadığının belirtildiği, şüphelilerin Fetö/Pdy Silahlı Terör Örgütüne yardım etmek amacı ile alış veriş yaptıklarına dair bir delil elde edilemediği, şüphelilerin savunmalarının aksine dosyaya yansır delil tespit edilemediği, şüpheliler hakkında tüm araştırmaların yapıldığı, iddia dışında haklarında kamu davası açmayı gerektirir yeterli şüphe oluşturacak dosyaya yansır delil elde edilemediği” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de;
Müşteki kurum vekilinin itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu sözkonusu taşınmazlara ait muvazaa iddialarına ilişkin Edirne Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen dava dosyalarının getirtilmek suretiyle inceleme yapılmadığı, yine anılan taşınmazlara ait tapu defter ve kayıtlarının celbi ile bu taşınmazların bedel tespitine ilişkin bilirkişi raporu düzenlenmediği, her ne kadar dosyada mevcut bilirkişi teslim tutanağına göre şüphelilere ait banka hesap dökümlerinin incelenmek üzere bilirkişiye tevdii edildiği anlaşılmışsa da, ilgili bilirkişi raporunun dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, söz konusu soruşturma kapsamında öncelikle şikayete konu taşınmazlara ait tapu defter ve kayıtlarının celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiği, ayrıca şüpheli …’un 20/03/2019 tarihli ifadesinde yer alan ve soruşturmaya konu taşınmazı kendisinden devraldığını beyan ettiği ve taşınmazı kapatılan eğitim kurumundan ilk elden satın aldığı iddia olunan … ve vekili olduğu belirtilen …’un ifadelerine başvurularak, şüphelilere ait banka hesap dökümlerine ilişkin bilirkişi raporu ile suça konu taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ile şüpheli …’un 23/05/2019 tarihli ifadesinde yer alan soruşturmaya konu taşınmazların bedelsiz olarak tapuda kendisine devredildiğine ilişkin beyanları da dikkate alınarak, sonucuna göre tarafların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, soruşturmanın genişletilmesi kararı verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 16/02/2021 gün ve 94660652-105-22-13958-2020-Kyb sayılı yazılarına müsteniden gönderilen ve Yargıtay 16 Ceza Dairesinin 2020/1636 esasına kaydolunan ihbar ile mevcut evrak, 23.06.2021 tarih ve 31520 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak 01.07.2021 tarihinde yürürlüğe giren Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 22.06.2021 tarihli ve 196 sayılı kararının II/1-a maddesi gereğince Yargıtay 16. Ceza Dairesi numarasının 3. Ceza Dairesi olarak değiştirilmesine müteakip, Yargıtay 16 Ceza Dairesinin 01.07.2021 tarih, 2021/6481 esas ve 2021/10697 sayılı kararı ile esası kapatılmak ve yeni esas numarası verilmek sureti ile Dairemizce devralınmıştır.
II-OLAY;
Edirne Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 28.12.2016 tarihli yazısı ile özetle, 20.07.2016 tarih, 2016/9064 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile ilan edilen olağanüstü hal kapsamında yürürlüğe giren kanun hükmünde kararnamelerle kapatılan ve işlemlerini yürütmekle yetkilendirildikleri kurum, kuruluş, özel radyo ve televizyonlar, gazete, dergi, yayınevi ve dağıtım kanalları ile bunların bağlı olduğu şirketlerin taşınmazlarının hazine adına tescil edildiği, bu kapsamda yürütülen işlemlerde belirtilen şirketlere ait taşınmazların bir kısmının yakın zamanda el değiştirerek satıldığı ve satın alan şahıslardan kiralandığı veya farklı şahıslara ait olmakla birlikte kapatılan bu kurum ve kuruluşlara cüzi bedelli veya bedelsiz olarak kullandırıldığının tespit edildiği, buna göre belirtilen kurum, kuruluş veya şirketlerden başka şahıslara ait olup, bedelli veya bedelsiz kullanılanlar ile ilgili olarak, taşınmaz mülkiyetinin el değiştirdiği tarih dikkate alınarak bahse konu satış işlemleri ile ilgili akitli/akitsiz kullanımların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, piyasa fiyatlarından aşırı düşük veya yüksek olup olmadığı ve benzeri durumların incelenerek, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne destek amacının güdüldüğü kanaatine varılanlara ait kayıtlar ve belgelerin Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderilmesi istenildiğinden, Edirne ili merkez ilçesinde belirtilen kapsamda kaldıkları tespit edilen beş adet taşınmaza ait kayıt, bilgi ve belgelerin gönderilmesi sureti ile suç duyurusunda bulunulmasına müteakip, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca 28.12.2016 tarihinde, 2016/13621 soruşturma numarasına kayden, şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır.
Suç duyurusuna konu yazı ekinde ise özetle;
– “…” adına kayıtlı, askeri yasak bölge içerisinde ve 1. derece arkeolojik sit alanında kaldığı, 4706 sayılı kanun kapsamında olduğu, muhdesatın bulunmadığı, kısmen yol ve park alanında, kısmen tarımsal niteliği korunacak ve kısmen askeri yasak bölge içerisinde kalması nedeni ile de taşınmazın değerinin etiklenebileceği belirtilen, “Edirne İli, Merkez İlçesi, … Mevkiinde bulunan, tarla niteliğinde ki taşınmazın” alım satım bedelinin 2016 yılı için günün alım satım bedellerine göre metrekaresinin 450,00-TL den hesaplanmasında, toplam 6.016.959,00-TL, 2014 yılı yeniden değerleme oranı göz önünde bulunduğunda ise metrekaresinin 382,00-TL den hesaplanmasında toplam 5.107.729,64-TL olduğuna karar verildiğine dair 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporu ile 17.10.2014 tarihinde taşınmazın … tarafından satış yolu ile edinildiğine dair takbis detay kaydının,
– “…’in”, 23/24 payının adına kayıtlı olduğu, üzerinde Edirne 1. Sulh Hukuk Mahkemesi satış memurluğunun 02.08.2016 tarihli 2016/1 ortaklığın giderilmesi satış sayılı mahkeme müzekkeresi ile satışa gidildiği şerhi ile 02.08.2016 tarihli Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ihtiyati tedbir şerhinin bulunduğu, 4706 sayılı kanun kapsamında kalmadığı, muhdesatın bulunmadığı, komşu adalara kıyasla emsal değerinin düşük olmasının değerini etkileyebileceği belirtilen “Edirne İli, Merkez … Mahallesinde bulunan arsanın” alım satım bedelinin,2016 yılı için günün alım satım bedellerine göre metrekaresinin 850,00-TL den hesaplanmasında, toplam 602.556,50-TL olabileceğinin, 2014 yılı yeniden değerleme oranı göz önünde bulunduğunda metrekaresinin 803,00-TL den hesaplanmasında toplam 569.238,67-TL olduğuna karar verildiğine dair 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporu ile 11.12.2015 tarihinde taşınmazın … tarafından satış yolu ile edinildiğine dair takbis detay kaydının,

– “…’un” adına kayıtlı olduğu, 4706 sayılı kanun kapsamında kalmadığı, üzerinde “2 katlı kargir binanın” yer aldığı, sit alanı ve üzerine yapılacak herhangi bir fiziki yapılaşmada Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşünün alınacak olmasının değerini etkileyebileceği belirtilen, “Edirne ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan arsanın”, 2016 yılı için günün alım satım bedellerine göre metrekaresinin 450,00-TL’den hesaplanmasında, muhdesata 75.000,00-TL bedel biçilerek toplam 139.858,50-TL satım bedeli belirlenmesine karar verildiğine dair tahmin edilen 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporu ile 12.12.2016 tarihinde taşınmazın … tarafından satış yolu ile edinildiğine dair takbis detay kaydının,
Ayrıca, “…’un” adına kayıtlı, üzerine Edirne 2 Ağır Ceza Mahkemesinin 02.08.2016 tarihli ihtiyati tedbir şerhi bulunan, 4706 sayılı kanun kapsamında kalmadığı, üzerinde 2 katlı yarı kargir binanın yer aldığı, sit alanı ve üzerine yapılacak herhangi bir fiziki yapılaşmada Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun görüşünün alınacak olmasının değerini etkileyebileceği belirtilen “Edirne ili, Merkez İlçesi, … Mahallesinde bulunan kargir evin” 2016 yılı için günün alım satım bedellerine göre metrekaresinin 450,00-TL den hesaplanmasında, muhdesata 60.000,00-TL bedel biçilerek, toplam 167.820,00-TL satım bedeli belirlenmesine karar verildiğine dair tahmin edilen 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporu ile 12.02.2016 tarihinde taşınmazın … tarafından satış yolu ile edinildiğine dair takbis detay kaydının,

-“… Gıda Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketi’nin” adına kayıtlı olduğu, 4706 sayılı kanun kapsamında kalmadığı, Edirne 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 02.08.2016 tarihli ihtiyati tedbir şerhi bulunan, … Köyünde, imar planında üç katlı özel eğitim tesis alanı içerisinde yer alan arsanın, 2016 yılı için günün alım satım bedellerine göre metrekaresinin 750,00-TL den hesaplanmasında, 8.446.447,50-TL edebileceği, 2015 yılı yeniden değerleme oranı göz önünde bulunduğunda metrekaresinin 708,10-TL den hesaplanmasında, toplam 7.974.572,63-TL alım satım bedeli belirlenmesine karar verildiğine dair 27.12.2016 tarihli tahmin edilen bedel tespit raporu ile 20.10.2015 tarihinde taşınmazın satış yolu ile edinildiğine dair takbis detay kaydının,
Sunulduğu görülmüştür.
Cumhuriyet Başsavcılığının 04.01.2017 tarihli müzekkeresi ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünden, söz konusu raporu düzenleyen kişilerin ayrıntılı bilgilerinin alınması, raporun hazırlanmasına ilişkin bilgi ve belgelere dair işlemlerin ne şekilde gerçekleştiğini gösterir rapor düzenlemelerinin sağlanması, taşınmazları devralan kişilerin beyanlarının alınarak FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bağlantılarının belirlenmesi, taşınmazların devir tesliminin mal kaçırmak amacı ile yapılıp yapılmadığının belirlenmesi için söz konusu taşınmazların hangi tarihlerde, kim tarafından ne şekilde kullanıldığının gerekirse tanık beyanları alınmak sureti ile tespiti, incelemeler esnasında olabilecek gelişmelerden bilgi verilerek talimat alınması istenilmiştir.
06.01.2016 tarihli, 12.01.2017 havale tarihli dilekçesi ile Maliye Hazinesi/Maliye Bakanlığı vekili, şüpheliler … ve “diğerleri” hakkında başlatılan soruşturma dosyasında müdahilliklerine karar verilmesini ve ilgililer hakkında kamu davası açılmasını; 06.03.2017 tarihli dilekçesi ile de şüpheliler “… ve diğerleri”nin 671 sayılı KHK’nın 31 maddesi ile 3713 sayılı TMK’ya eklenen 20/A maddesi gereğince, soruşturmaya konu taşınmazları üzerine tedbir konulmasını Cumhuriyet Başsavcılığından talep etmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 09.03.2017 tarihli müzekkeresi ile şüpheli …’un taşınmazlarına el konulmasına dair istemde bulunulduğu belirtilerek bahse konu dilekçe ve dosya, Edirne 1.Sulh Ceza Hakimliğine gönderilmiştir. Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliğine bu konuda Cumhuriyet Başsavcılığınca sunulan mütalaada, şüpheli …’un taşınmazlarına tedbir konulmasının yasal şartları oluşmadığından talebin reddine karar verilmesi mütalaa olunmuştur. Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 27.03.2017 tarih, 2017/1356 değişik iş sayılı kararı ile CMK’nun 128. maddesi uyarınca yapılan istemin dosya kapsamında kuvvetli şüphenin bulunmaması, bu yönde bir delile de rastlanılmaması nedeni ile reddine, itiraz kanun yolu açık olmak üzere karar verilmiştir. Hazine vekilince karara yönelik sunulan itiraz dilekçesi ve soruşturma dosyasının bu nedenle Cumhuriyet Başsavcılığından istenilmesine dair Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 19.04.2017 tarihli müzekkeresi ve dosyanın gönderildiğine dair savcılık yazısı dosya içerisinde bulunmaktadır.

Süreçte taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davaları nedeni ile soruşturma dosyasının ilgili mahkemelerce Cumhuriyet Başsavcılığından istenildiği, bu kapsamda; Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 06.05.2017 tarihli müzekkeresi ile Cumhuriyet Başsavcılığından, davacı Maliye Hazinesi ile davalı … Gıda Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi arasında 2017/170 esasa kayden görülen tapu iptali ve tescil (Vakıf taşınmazı iddiasına dayalı) davasının bulunması nedeni ile gizlilik kararı verilmemiş ise soruşturma dosyasının gönderilmesininin istenildiği ve 17.05.2017 tarihli müzekkere ile dosya/dosya suretinin gönderildiği, Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli müzekkeresi ile Maliye Hazinesi ile …, … arasında 2017/296 esasa kayden görülen tapu iptali ve tescil (vakıf taşınmazı iddiasına dayalı) davanın bulunması nedeni ile soruşturma dosyasının gönderilmesinin istenildiği ve 17.05.2017 tarihli müzekkere ile dosya/dosya suretinin gönderildiği, Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.12.2017 tarihli müzekkeresi ile Maliye Hazinesi ile … arasında 2017/311 esasa kayden görülen tapu iptali ve tescil (vakıf taşınmazı iddiasına dayalı) dava nedeni ile soruşturma dosyasının istenildiği ve dosya/dosya suretinin 11.12.2017 tarihli müzekkere ile gönderildiği, Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.12.2017 tarihli müzekkeresi ile Maliye Hazinesi ile … arasında 2017/319 esasa kayden görülen tapu iptali ve tescil (vakıf taşınmazı iddiasına dayalı) dava dosyasının bulunması nedeni ile soruşturma dosyasının gönderilmesinin istenildiği ve dosya/dosya suretinin 20.12.2017 tarihli müzekkere ile gönderildiği, mahkemece incelenen dosyanın 13.12.2017 tarihli müzekkere ile Cumhuriyet Başsavcılığına iade edildiğine dair müzekkerelerin dosya içerisinde bulunduğu görülmüştür.
Süreçte kolluğa yazılan talimatların ilgili Cumhuriyet savcısınca tekit edildiği görülmüştür.
23.11.2017 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile bedel tespit raporunu düzenleyen görevlilerin ifadeleri ile görevliler tarafından düzenlenen rapor Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiş, taşınmazları alan kişiler ile ilgili araştırmaların ise devam ettiği Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmiştir. Bu kapsamda eki belgelerde özetle;
– 02.06.2017 tarihli taşınmaz bedel tespit raporunda, Ohal kapsamında çıkartılan kanun Hükmünde kararnameler ile kapatılan kurum ve kuruluşlardan olan … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketince, … mahallesinde bulunan taşınmazın 23/24 hissesinin 11.12.2015 tarihinde …’e, … mahallesinde bulunan taşınmazın …’a 12.02.2016 tarihinde, … Köyünde bulunan taşınmazın 20.10.2015 tarihinde … Gıda Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketine, … mahallesinde bulunan taşınmazın 12.02.2016 tarihinde …’a; OHAL kapsamında çıkartılan kanun Hükmünde kararnameler ile kapatılan kurum ve kuruluşlardan olan … Özel Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi tarafından taşınmazın 26.03.2014 tarihinde …’a, daha sonra 17.10.2014 tarihinde … tarafından …’a satıldığının anlaşılması üzerine inceleme başlatıldığı belirtilmiştir.

– Raporda imzaları bulunan, Milli Emlak Müdürlüğünde VHKİ olan …’nin, Milli Emlak Müdür Yardımcısı …’in ve Defterdarlık Uzmanı …’ın bilgilerine başvurularak alınan beyanlarının gönderildiği, özetle beyanlarında KHK ile kapatılan … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri ve … Özel Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketlerince satılan taşınmazların yakın zamanda el değiştirdiği nazara alınarak satış işlemlerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, piyasa şartlarında belirlenen fiyattan aşırı düşük veya yüksek olup olmadığı hususunda inceleme yaptıklarını, … adına kayıtlı iken hazine adına 675 sayılı KHK’nın 12 maddesince kaydedilen taşınmazın ise 139.858,50-TL bedel tespitinde bulunulan taşınmazın hazine adına tescil edildiğinden muvazaa talebinde bulunulmadığını, ayrıca Hazine tarafından söz konusu yerler için tapu iptali ve tescili davası açıldığını ve devam ettiğini beyan ettikleri görülmüştür.
Cumhuriyet Başsavcılığının 30.11.2017 tarihli müzekkeresi ile KOM Şube Müdürlüğünden taşınmazları satın alan kişilerin kimlik bilgilerinin gönderilmesi istenilmiştir. 02.01.2018 tarihli İl Emniyet Müdürlüğünün cevabi yazısı ile de “…, …, …’un” kimlik tespitlerinin yapıldığı, “… Gıda Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketinin sahibinin …” olduğu belirtilerek kimlik tespitinin yapıldığı ayrıca şahsa yönelik kısımda “Mektebim okullarının emlak danışmanı olan tanık …’ın beyanı, emlakçılık yapan tanıklar …, …, …’in beyanları, Mektebim okullarının sahibi tanık …’nun beyanı, Alıcı … Aş’nin sahibi …’in beyanları ile arsanın satışında malik gibi hareket etmek sureti ile alıcıya arsayı gösterip, fiyat pazarlığını tek yetkili pozisyonunda yapıp, satış bedeli olan yaklaşık bir milyon liranın 430.000-TL sini elden alıp, 570.000-TL sini Bank … ya yatırılmasını sağlayan ve tapudaki satış işlemlerini gerçekleştiren “…” hakkında Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/3908 sayılı devam eden soruşturma dosyasının bulunduğu ve gizlilik kararı verildiği belirtilmiştir.
İl Emniyet Müdürlüğünün 15.02.2018 tarihli yazısı ekinde Cumhuriyet Başsavcılığına … mahallesinde bulunan arsanın satışı ile ilgili olarak “… ve …’nın” bilgi alma amaçlı alınan ifadeleri gönderilmiştir. Bu kapsamda kollukta 14.02.2018 tarihinde bilgi veren … beyanında özetle, mimar olduğunu, belirtilen arsayı o zamanlar yapı denetim işi ile ilgilendiğinden eşi adına aldıklarını, … Emlak sahibi …’nın satın almadan 1-2 hafta önce kendisine söz konusu taşınmazdan bahsederek teklifte bulunduğunu, yerin cemaate ait olduğunu söylemediğini, arsanın üzerine ipotek veya şerh olup olmadığını araştırdıklarını, satışa engel bir durum olmadığını görünce de satın aldıklarını, 200.000-TL’nin tamamını …’tan arsa sahibi olan şirket adına yatırdıklarını, satış işlemini yapan iki kişiyi işlemler esnasında tapuda gördüğünü ancak tanımadığını, arsanın geri kalan hissesini de satın almak için izale-i şuyuu davası açtıklarını, kalan hisseyi de açık arttırma ile 16.000.00-TL ye satın aldıklarını, arsayı inşaat yapmak için yatırım amaçlı satın aldıklarını; 15.02.2018 tarihinde bilgisine başvurulan … ise özetle, emlakçılık yaptığını, üye olduğu … adlı dernekten tanıdığı ve …’un yaptığı yurtta mal alım sorumlusu olan “…’un” kendisine bir şirketin merkezde bir arsa ve yurdu, …’de de okul arsasının olduğunu satışına yardımcı olup olmayacağını sorduğunu, kendisinin olur dediğini, okul arsası hariç diğer yerleri gezip gördüklerini, okul arsası ve yurt için müşteri bulmuş ise de anlaşamadıklarını, merkezdeki arsayı Trakya Boru sahibi …’ya satmak amacı ile işyerine gittiğinde yapı denetim işleri ile uğraşan … ve … ile karşılaştığını, …’in yatırım yapacak durumda olmadığını söylemesi üzerine …’in, … ‘e sen almazsan biz talip olabiliriz demesi üzerine irtibata geçtiğini ve birlikte arsaya baktıklarını, 200.000-TL verebileceğini söylemesi üzerine de durumu …’a ilettiğini, onun da “…” adlı şahısla görüşülmesini söyleyerek …’un telefon numarasını verdiğini, telefonundan aradığı … ile yapılan görüşmeden sonra …’in işyerine gelerek satalım dediğini, buna müteakip …’e durumu ilettiğini, …’ın eşinin kimliğini ve fotoğrafını işyerine bırakması, sonrasında da …’un şirkete ait belgeleri işyerine bırakması ile satış işlemlerinin yapıldığını, 4.000-TL …’tan komisyon aldığını, …’ten ise komisyon almadığını, arsanın cemaate ait olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Bahse konu ifadeler Cumhuriyet Başsavcılığınca “…’un 2017/14 esas, …’un 2018/22 esas, …’un 2018/10 esas sayılı dava dosyalarına delil olarak eklenmesi için” Edirne 2.Ağır Ceza Mahkemesine, 20.02.2018 tarihli müzekkere ile gönderilmiştir.
Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 09.04.2018 tarih 2017/787 esas sayılı müzekkeresi ile … ile Maliye Hazinesi arasında görülen tapu iptali ve tescil davası nedeni ile … hakkında soruşturma bulunup bulunmadığının bildirilmesi istenilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2018 tarihli müzekkeresi ile soruşturmanın devam ettiği mahkemesine bildirilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığınca 19.06.2018 tarihli müzekkere ile süreçte … dışında ki kişiler hakkında verilen talimatların tamamlanmaması nedeni ile KOM Şube Müdürlüğüne önceki talimatların yerine getirilmesi hususunda tekitte bulunulmuştur.
İl Emniyet Müdürlüğünün 03.07.2018 tarihli yazısı ile … ve …’un FETÖ/PDY ile bağlantısı olup olmadığına dair tanzim edilen evrakların gönderildiği, bu kapsamda özetle,
– …’un yapılan veri sorgulamasında örgütle iltisak ve irtibatına dair bir kaydına rastlanmadığına hususunda tanzim edilen 27.06.2018 tarihli tutanağın,
– …’un yapılan veri sorgulamasında, oğlu …’un FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatı ile dosyasının olduğu ve yakalandığı, diğer oğlu …’un Tekirdağ Cumhuriyet Başsavcılığında iki ayrı dosyada kaydının olduğu, birisinde yakalandığı diğerinde firar göründüğü ayrıca Bank … hesabının bulunduğu ve bakiyelerinde artışın olduğu, 15 Temmuz sonrasında hakkında işlem yapıldığı, 17.04.2018 tarihinde örgüte üye olma suçundan tahliye edildiği, uzman tabip iken meslekten ihraç
edildiğinin belirtilerek bu kapsamda yapılan veri sorgulamasında örgütle iltisak ve irtibatına dair başkaca bir kaydına rastlanmadığı hususunda tanzim edilen 27.06.2018 tarihli tutanağın,
– 09.07.2018 tarihli tutanakla taşınmazların teslimine ilişkin işlemlerin mal kaçırmak amaçlı yapılıp yapılmadığı, hangi tarihlerde kim tarafından ne şekilde kullanıldığına dair talimat kapsamında, … ile diğer paydaş …, … Gıda Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi adına kayıtlı taşınmaz ile ilgili bilginin verildiği, … adına … mahallesinde kayıtlı taşınmazda ikamet eden “…” ile yapılan görüşme tutanağın tanzim edildiği, … adına kayıtlı … mahallesindeki taşınmazın 1960’lı yıllarda örgüt lideri …’in 3. Şerefeli camide imamlık yaptığı dönemde iken kaldığı yer olduğu, sonrasında başkaları tarafından kiralanarak kullanıldığı, yıkılarak yerine şu anki yapının yapıldığı ve 2006 yılından sonra … Paşa Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından kullanıldığı, … adına kayıtlı … ada da yer alan taşınmazın tarla olarak kullanıldığının tespit edildiği bildirilmiştir. 27.06.2018 tarihli tutanakta ise … adına kayıtlı … mahallesinde bulunan taşınmazın iki katlı bir bina olduğu, üst katın boş olduğu ve …’ın binanın alt katında oturduğu, beyanında özetle; Bağ-kur emeklisi olduğunu, 1999 yılında daireyi emlakçıdan kiraladığını, sahibinin “…” olduğunu, üst katta … ile ailesinin 6-7 sene kaldığını sonrasında taşındıklarını, kirayı elden …’a verdiğini, taşınmalarından sonra ise kira parasını … evinin karşısındaki kitapçıya bıraktığını, …’un vefatından sonra eşi …’un iki katlı ikameti vakfa bağışladıklarını, kira parasını da aynı yere bırakmaya devam etmesini söylediğini, 15 temmuzdan sonra eve gelen denetçilerin evin mahkemelik olduğunu ve kirayı isterse bankaya yatırmasını söylemelerinden sonra 200-TL kira parasını bankaya yatırmaya başladığını, bir ara …’un kira parasını istediğini ancak bankaya yatırdığını söylediği belirtilmiştir. … adına kayıtlı … Mahallesi, … Mevkiindeki taşınmazın … Paşa Eğitim ve Kültür Vakfı tarafından 200-TL aylık kira bedeli ile 12.02.2016 tarihinden itibaren kiralandığına dair kira sözleşmesinin bulunduğu görülmüştür.
Süreçte 10.12.2018 tarihli müzekkere ile … hakkında yürütülen soruşturmasının devam ettiği, Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesine bildirilmiştir.
Cumhuriyet Başsavcılığının 17.08.2018 tarihli müzekkere ve 02.02.2019 tarihli tekit müzekkeresi ile soruşturma evrakı gönderilerek, KOM Şube Müdürlüğünden, taşınmazları devrolan kişiler ile ilgili havuz araştırması yapılması, şüpheli olarak örgüte yardım etme suçundan ifadelerinin alınması, taşınmazları kim vasıtası ile aldıklarının, aldıkları fiyat ile raporda belirtilen fiyat arasında fark bulunması durumunda ödemeyi nasıl yaptıklarının sorulması, banka dekontlarının temin edilmesi, ilgili bankalardan gerekli araştırmanın yapılması, arsaları alan şahısların daha önce gayrımenkul alım satım kayıtlarının bulunup bulunmadığının sorulması, satışa aracılık edenlerin bilgi sahibi olarak dinlenilmesi istenilmiştir.
İl Emniyet Müdürlüğünün 24.05.2019 tarihli yazısı ile …, …, …, …’in silahlı terör örgütüne yardım etmek suçundan alınan ifadeleri ile diğer evrakların gönderildiği, bu kapsamda;
– …’in yapılan veri sorgulamasında örgütle iltisak ve irtibatına dair bir kaydına rastlanmadığı hususunda tanzim edilen 23.05.2019 tarihli tutanağın,
– …’in yapılan veri sorgulamasında örgütle iltisak ve irtibatına dair bir kaydına rastlanmadığı hususunda tanzim edilen 13.05.2019 tarihli tutanağın,
Gönderildiği, ifade tutanaklarında ise;
– Şüpheli sıfatı ile müdafii eşliğinde, 20.03.2019 tarihinde kollukta alınan ifadesinde …’un özetle; uzun yıllar Danimarka’da yaşadığını, emekli olduktan sonra Türkiye’ye dönerek Tekirdağ’a yerleştiğini, ailesinden kalan ve Danimarka’da edindiği kazançlar ile edindiği tarlalarda çiftçilik yaptığını, çok sayıda tarla, arsa ve kiraya verdiği ev ve işyerinin ayrıca bankalarda mevduat ve dövizinin bulunduğunu, Danimarka’dan emekli aylığı aldığını, Edirne ilini beğendiğinden orada yatırım yapmak düşüncesinde olduğunu, Tekirdağ’da arkadaş grubu ile yaptığı halı saha maçı esnasında maç yapmaya gelen arkadaşlarından birini izlemeye gelen bir emlakçının, Edirne’de yol üzerinde satılık bir tarlanın olduğunu söylemesi üzerine, ileride çocuklarına benzin istasyonu açabileceğini düşünerek yatırım amaçlı bahse konu tarlayı satın aldığını, 250.000-TL fiyata anlaştıklarını, ancak o kadar nakit çıkartmak istemediğinden emlakçıya Tekirdağ’da bulunan bir arsasını takas edebileceğini, bir miktarda para verebileceğini söylediğini, arsaya 200.000-TL olarak değer biçtiklerini, tapu harcını ise belediyenin rayiç bedeli olan 35.000-TL üzerinden ödediğini, 2014 yılında bu işlemleri gerçekleştirdiklerini, tapu dairesinde vekaletname ile “…” adlı bir şahsın kendilerini beklediğini, elden 50.000-TL ödemeyi “…’a” tapuda yaptığını, sonrasında emlakçı ile birlikte Tekirdağ’a döndüklerini, Edirne’de işlemleri gerçekleştirdikten sonra aralarında yaptıkları anlaşma gereği Tekirdağ’da Belediye işhanında bulunan noterde arsasını satış vaadi sözleşmesi ile devrettiğini, kimin adına devir olunduğunu bilmediğini, emlakçıya da devretmiş olabileceğini, noterde emlakçıdan başka kimsenin bulunmadığını, Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2017/296 esas ile hakkında dava açıldığını ve mağdur edildiğini, tüm belge ve kayıtları mahkemeye sunduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, “…” ve “…’u” tanımadığını, emlakçının adını soruşturma dosyasına bildireceğini, bürosunun o zamanlar avukatların bürolarının bulunduğu sokakta olduğunu, malvarlığı nazara alındığında taşınmazı hayatın olağan akışı içerisinde satın alabileceğinin açık olduğunu, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile bir bağının olmadığını beyan etmiştir.
– 23.05.2019 tarihinde müdafii eşliğinde, yaşı ve durumu nedeni ile ikametinde, şüpheli sıfatı ile ifadesi alınan 11.12.1939 doğumlu ve ev hanımı olan … özetle, eşi …’in vaizlik yaptığını, vefat edince kendisine emekli aylığı bağlandığını, belirtilen ikamet ve dükkanın eşine ait olduğunu, dükkandan kira gelirinin olduğunu, kendisine babasından kalan ve akrabalarının oturduğu evi ise 2012 veya 2013 yılında akrabalarına sattıklarını, Bank … hesabının olmadığını, “… ” ve “…” adlı kişileri tanımadığını, ticari ilişkisinin olmadığını, … mahallesinde bulunan evi bildiğini, eşi sağ iken birlikte bu evde kaldıklarını, eşinin sağlığında burasını … vakfına hibe ederek öldükten sonra da imam hatip lisesi yapılmasını vasiyet ettiğini, 2016 – 2017 yıllarında … Vakfından gelen iki bayanın kendisine 2008 yılında bağışlanan yerin okul amaçlı kullanılamayacağını söyleyerek iade etmek istediklerini söylediklerini, tapuya gittiklerini ve imza işlemleri yaptıklarını, evi geri aldığını, para ödemediğini, … mahallesindeki arsayı bilmediğini, satış ile ilgili bilgiyi yeni öğrendiğini, bu evin satışı sırasında arsaya da imzasını alarak satmış iseler bilemeyeceğini, evi … Anonim Şirketini temsil eden …’dan ve arsayı da aynı şirketi temsil eden … adlı kişilerden satın almadığını beyan etmiştir.
– 23.05.2019 tarihinde kollukta şüpheli sıfatı ile mimar olduğunu beyanla müdafii eşliğinde alınan ifadesinde … özetle, eşinin araştırma görevlisi olduğunu, kendisinin üzerine bir, eşinin üzerine iki dairelerinin ve kendi üzerine bir adet tarlasının olduğunu, arsayı emlakçı “…” aracılığı ile eşi adına üzerine dair yapmak için satın aldıklarını, daha önce de bir başka arsayı alıp 14 daire yaptırdıklarını ve bir kısmını sattıklarını, arsadan satış işleminden 1 ay önce yapı denetim işi yaptığı Trakya Borunun sahibi …’in yanına gittiğinde, Lüleburgaz’da alınan bir arsanın projeye uygun olmadığını …’e söylemesi üzerine … ‘in …’ı arayarak ofisine çağırmasına müteakip ofise gelen …’a projeye arsanın uygun olmadığını söyleyerek kızması ve …’ında kendisini affettirmek için istersen bu arsayı al diye belirtilen arsayı önermesi, …’in ise bir daha kendisi ile iş yapmayacağını sen o arsayı …’a ver diye söylemesi üzerine, kendisinin de arsanın yeri güzel olduğundan, inşaat yapma düşüncesi ile eşinin alabileceğini söylemesi ile birlikte haberinin olduğunu ve süreçte satın aldıklarını, arsanın bir payında izale-i şuyu davasının olduğunu, kalan 23/24 lük payı 200.000-TL karşılığında satın aldıklarını, tapu işlemleri sırasında … ile birlikte sonrasında “…” olarak adını öğrendiği kişinin bulunduğunu, arsanın parasını eşinin …’taki hesabından …’ın verdiği hesaba gönderdiklerini, kalan 1/24 hisseyi de sonradan Sulh Hukuk Mahkemesince yapılan satışla 16.000,00-TL bedelle aldıklarını, meblağların banka aracılığı ile ödendiğini, amaçlarının daha önce yapıp sattıkları gibi, bu arsayı da alıp, o dönemde döviz kurları nedeni ile Yunanistan’da yaşayan Türk soylu kişilerin rağbeti nedeni ile inşaat yapıp bu vatandaşlara satmak olduğunu, arsa bedelinin 569.238,67-TL olduğuna dair raporu kabul etmediğini, Edirne 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen 2017/319 sayılı dosyada bilirkişi raporunda satış değerinin 306.666,66-TL olarak belirlendiğini, arsanın parasını daha önceden yaptıkları 14 dairenin bir kısmının satılmasından elde edilen para ile ödediklerini, darbe girişiminden sonra belirtilen arsa ile diğer 14 dairenin yapıldığı arsaya, satan şirketin FETÖ/PDY ile iltisaklı olması nedeni ile tedbir konulduğunu, bu nedenle alıcıların bir kısmının satıştan vazgeçtiğini, paralarını geri ödediklerini, şirketle ilgisi olmayan 14 daire üzerindeki tedbir kararını süreçte ilgili kurumlara başvurarak kaldırdıklarını beyan etmiştir. Müdafii ise savunmaya katıldığını, …’nın kendisinin ablası, şüphelinin ise eniştesi olduğunu, örgütle iltisak ve irtibatlarının olmadığını, yapılan işlemlerin prosedürlerini kendisinin takip ettiğini, örgüte yardım amaçlı eylemlerinin olmadıklarından suçlamanın mümkün olmadığını beyan ettiği görülmüştür. …’in adına kayıtlı taşınmazların aktif ve pasif kayıtlarının sunulduğu, belirtilen taşınmazın 11.12.2015 tarihinde satın alındığı, … mahallesinde bulunan bir kısım taşınmazların tapu kayıtlarının bir kısmının ibraz edildiği bunlarda ise 25.02.2016 tarihinde kat irtifakı tesisinin yapıldığı ve satış işlemlerinin gerçekleştirildiği görülmüştür.
– 23.05.2019 tarihinde “…”‘nın bilgi edinme tutanağına göre kollukta verdiği beyanında özetle, Trakya Boru Sanayi Ticaret Ltd Şirketinde inşaat malzemeleri sattığını, …’in anlattığı olayın doğru olduğunu, … ile … ‘nın o tarihlerde yapı denetim firmalarının olduğunu, Emlakçı … aracılığı ile bir arsayı inşaat malzemeleri karşılığında …’dan satın aldığını, …’ı da emlakçının verdiği bilgilerin doğruluğu ile inşaat işlerini görüşmek için ofisine çağırdığını, …’ın arsanın imar durumu …’ın anlattığından farklı olduğunu belirtmesi üzerine …’ı ofisine çağırdığını, kızgın olduğunu ve durumu …’a izah ettiğini, eksik bilgisinin olduğunu ve art niyetli olmadığını anladığını, …’a Edirne merkezde inşaat yapabileceği bir başka arsanın bulunup bulunmadığını sorduğunu, onun da belirtilen arsadan bahsettiğini, o an parası olmadığından dolayı …’a isterse … alsın dediğini, …’ın ne kadara satın aldığını bilmediğini beyan etmiştir.
– 23.05.2019 tarihinde şüpheli sıfatı ile kollukta … müdafii eşliğinde verdiği ifadesinde özetle, bir dönem mimarlık ve müteahhitlik yaptığını, şu an araştırma görevlisi olduğunu, kendisi ve eşinin üzerine kayıtlı ikişer adet dairelerinin bulunduğunu, eşinin adına ayrıca bir tarlanın olduğunu, örgütle ilgisinin olmadığını, babası …’in Selam Tevhid kumpası dosyasında örgüt tarafından dinlenildiğini, örgüte ezelden beri karşı olduğunu, arsayı emlakçı … aracılığı ile satın aldığını, satın almadan bir ay kadar önce eşinin belirtilen arsanın 200.000-TL ye satılık olduğunu kalan bir payını ise ortaklığın giderilmesi davası ile satışa çıkacağını ve satın alabileceklerini söylemesi üzerine maddi durumunun müsait olması nedeni ile aldığını, işleri emlakçı …’nın takip ettiğini, tapuda devir esnasında …’u gördüğünü, arsanın şirkete ve şirketinde örgütle iltisaklı olduğunu bilmediğini, 200.000-TL parayı finansbanktaki hesabından yatırdığını, daha önceden bir arsa alıp on dört daire yapıp Yunanistan’da yaşayan Türk vatandaşlarına bir kısmını sattıklarından benzer şekilde satış ve yatırım yapmak amacı ile arsayı aldıklarını, arsa tespit değerini kabul etmediğini, bu konuda görülen davada bilirkişilerin arsanın değerini 306.666,66-TL olarak belirlediklerini, arsayı alabilecek maddi gücünün bulunduğunu, devlet memurluğuna 2018 yılında atandığını, bu kapsamda örgütle ilişkisi bulunsa idi güvenlik soruşturmasında bunun çıkacağını, bu arsa ile ilişkisi olmayan 14 dairesine de süreçte tedbir konulduğunu ancak bunları kaldırdıklarını, satın aldıkları firmanın o tarihte örgütle iltisakını bilemeyeceğini, bilse zaten satın almayacağını, bu konuda bir uyarının da yapılmadığını, o dönemde şirkete de bir yaptırımın uygulanmadığını, istihbari nitelikteki bilgiyi bilmesinin mümkün olmadığını beyan etmiştir. Müdafii ise şüphelinin kendisinin ablası olduğunu, suçun unsurlarının gerçekleşmediğini, örgütle irtibat ve iltisakının olmadığını beyan etmiştir.
19.06.2019 tarihli müzekkere ile Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından örgüte yardım suçundan haklarında soruşturma yürütülen şüpheliler ile eşlerinin ayrıca var ise üzerlerine kayıtlı firma ve şirketlerin bu kapsamda …, …, …, …, …, … hakkında örgütle irtibatlı banka veya finans kuruluşları ile çalışıp çalışmadıkları, irtibatlı kişi, kurum veya kuruluşlar ile para transferi gerçekleştirip gerçekleştirmedikleri, hesaplarında örgüt üyeliklerini gösterir şüpheli işlem bulunup bulunmadığı hususunda rapor hazırlanması istenilmiştir.
22.07.2019 tarihli müzekkere ile KOM Şube Müdürlüğünden …, … ve …’un kullandıkları ve beyan ettikleri telefon numaralarının tespitini istenmiştir. 24.07.2019 tarihli kolluk yazısı ekinde gönderilen 23.07.2019 tarihli tutanakta; …’in, …’un tespit edilen numaraları ile …’un ise kullandığı veya beyan ettiği bir numarasının bulunmadığı bildirilmiştir.
Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığının, 29.07.2019 tarihli yazısı ile 22.07.2019 tarih 2019-207-113 sayılı Mali Analiz Rapor Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. Bu kapsamda raporda ayrıntıları belirtilen sorgulamalarda özetle;
-…’un kayıtlarında 01.01.1978- 31.12.2007 tarihleri arasında kendine ait veya kiralanan gayrımenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi şeklinde meslek bilgi kaydının ve 20 adet gayrımenkul yevmiye kaydının olduğu, 27.01.2003- 08.09.2009 yıllarında Bank … hesabının bulunduğu, nakit yatırma veya çekme işlemine rastlanılmadığı, bakiyesinin “0” olduğu, para transferine rastlanılmadığı, kayıtlarda adına rastlanmadığının,
– …’un iki adet gayrımenkul yevmiye kaydı ve SGK’dan havale alma işlemlerine dair transferler dışında kayıtlarına rastlanılmadığının,
– …’un SGK kayıtlarının bulunduğunun, havale ve eft hareketlerinde şüpheli bir işlem veya hareketin belirtilmediğinin ve kayıtlarda adına rastlanılmadığının,
– …’un, 2016 yılı şubat ve ekim ayları arasında … adlı şahsa ait iş yerinde çalıştığının, 2006-2017 yıllarında kendine ait veya kiralanan gayrımenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi şeklinde meslek bilgisinin, 1995-2004 yıllarında bir limited şirkette ortaklığının ve bir günlük genel müdür, şirket müdürü kaydının, adına kayıtlı 3 taşıt, 61 adet gayrımenkul yevmiye kaydına rastlanıldığının, Bank … hesabının olmadığının, havale ve eft hareketlerinde terör örgütüne üye olma suçundan hakkında davası bulunan “…” ile 2013-2015 yıllarında arasında 3 ayrı işlemde çek, arsa alımı, borç kaydına dair, SGK kayıtların işvereni olarak bir dönem adının belirtildiği görülen terör örgütüne üye olma suçundan hakkında davası bulunan “…” ile de 2015 yılında 6 adet işlem gerçekleştirdiğine dair kaydına rastlanıldığının,
– …’in, meslek bilgilerinde 2011-2018 yıllarında kendine ait veya kiralanan gayrımenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi ve ikamet amaçlı binaların inşaatı, mimarlık faaliyetleri ve mimari danışmanlık faaliyetleri olarak kaydına, Trakya Mimarlık Mezunları Derneğinde 24.05.2018 tarihinden kaydına, adına kayıtlı 1 adet taşıt ile 2 adet gayrımenkul kaydına rastlanıldığına, Bank … kaydının olmadığına, havale ve eft hareketlerinde 11.12.2015 tarihinde “Finanbanktan Bank …’da hesabı bulunan kapatılan kurumlardan … Özel Eğitim arasında 200.000-TL para transferinin arsa alış bedeli olarak gönderildiği”, bu tarihte belirtilen arsayı satın aldığı, araştırma yapılması istenilen … Bilgisayar Sanal Mağazacılık Elektronik Motorlu Araçlar Yedek Parça Ltd Şti’nden 21.03.2014 tarihinde 105- TL eft aldığı, araştırma yapılması istenilen … Spor Mal. Tic. ve Sanayi A.Ş.’ye 06.03.2018 tarihinde 170 tl eft gönderdiğine dair kayıtlarının bulunduğunun,
– …’in meslek bilgisinin mimarlık faaliyetleri ve mimarlık danışmanlık faaliyetleri olarak belirtildiğine, 2013-2015 yılları arasında Trak İnşaat Taahhüt Otomativ Emlak San ve Tic Ltd Şti ye ortak olduğu ve genel müdür kaydının bulunduğuna, 1978 tarihinden itibaren Yıldırım Gençler Birliği Spor Kulübü derneğine, 2016 yılından itibaren Sultan 2. Murat Han İlim ve Kültür Çevre Vakfına üye olduğuna, Bank … kaydının olmadığına, eft ve havale hareketlerinde, örgüte üye olma suçundan hakkında yargılama yapılan “…’na” 29.06.2015 tarihinde havale gönderdiği, hakkında araştırma yapılması istenilen … İnşaat Petrol ve Gıda Sanayi Ltd Şt’ne 30.11.2016 tarihinde eft gönderdiğine dair kayıtlarının bulunduğunun,
Belirtildiği görülmüştür.
Cumhuriyet Başsavcılığınca süreçte CMK’nın 135 maddesi gereği, Edirne 2. Sulh Ceza Hakimliğine yapılan talep neticesinde alınan kararlar ile şüphelilerden … ve …’in telefon hatlarının 01.01.2011-31.07.2019 tarihleri arasında, …’in 01.01.2011-16.08.2019 tarihleri arasında arayan, aranan ve baz bilgilerini içerir kayıtları celp edilmiştir. Ancak … yönünden tespiti yapılan bir hattının kararda belirtilmemesi nedeni ile işlem yapılmadığının BTK’nın cevabi yazısında belirtildiği görülmüştür. 05.08.2019 tarihli araştırma tutanağında, …’un 31.07.2019 tarihli müzekkere ile gsm numaralarının tespiti, SGK kaydı ve çalıştığı diğer kurumların araştırılarak düzenlenecek raporların gönderilmesi istenilmiş ise de kimlik numarası tespiti yapılamadığından gerekli araştırmaların yapılamadığı belirtilmiştir. BTK’dan temin edilen kayıtlar örgütün mahrem yapılanması içerisindeki kişiler ile irtibatlarının raporlanması için KOM şube müdürlüğüne gönderilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan 08.08.2019 tarihli müzekkereler ile Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden 2017/311, 2017/787 sayılı dava dosyalarının … yönünden, 2017/296 sayılı dava dosyasının … yönünden, 2017/319 sayılı dava dosyasının … Hatipler yönünden ve Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden 2017/170 esas sayılı dava dosyasının bilirkişi incelemesine esas olmak üzere UYAP üzerinden gönderilmesi istenmiştir. 2017/296 sayılı dava dosyasının … yönünden istinaf incelemesine gönderildiğinden gönderilemediği Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.08.2019 tarihli yazısı ve eki istinaf formu ile bildirilmiştir.
16.09.2019 tarihli müzekkere ile KOM şube müdürlüğünden, şüpheliler … ve …, …, …, …, … ve … Özel Aş’nin yazıda belirtilen bankalarda bulunan hesaplarının, 01.01.2015-01.08.2019 tarihleri arasındaki dökümlerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir. 17.09.2019 tarihli yazı ile kolluk talimatta yazılı bankalardan dökümleri ile banka hesaplarının istenildiğini neticeden ayrıca bilgi verileceğini Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığının 22.10.2019 tarihli müzekkeresi ile kolluk ile yapılan görüşmede diğer bankalardan hesap dökümlerinin temin edildiği ancak Ziraat Bankasından hesap dökümlerinin temin edilemediği belirtilerek şüphelilere ait hesap dökümlerinin gönderilmesi ilgili bankadan, 16.09.2019 tarihli müzekkere ile de …’un hesap dökümleri … Katılım Bankasından istenilmiştir. İl Emniyet Müdürlüğünün 01.11.2019 ve 05.12.2019 tarihli yazıları ekinde Ziraat bankasından temin edilen yazı aslı ve ekleri Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir. …, …, …, … ile ilgili kayıtların bulunduğu görülmüştür. 31.10.2019 tarihinde dökümler incelenmek üzere Bilirkişi olarak görevli …’ye teslim tutanağı ile teslim edilmiştir. Bu kapsamda bilirkişi bila tarihli el yazılı dilekçesi ile … Özel Eğitim Aş’nin … Katılım Bankasındaki hesap ve hesap hareketlerini içerir bilgilerin istenilmesini Cumhuriyet Başsavcılığından talep etmiştir. 04.11.2019 tarihli müzekkere ile … Katılım Bankasından şirketin hesap hareketleri istenmiş, 05.11.2019 tarihli Bank … yazısı ile şirketin 17424 nolu banka müşterisi olduğu bildirilerek, hesap hareketlerini içerir bir adet cd gönderilmiştir. Cd içeriğinde …’in … aracılığı ile yapmış olduğu ödemenin ve … Gıda Aş’den yapılan EFT’nin, hesap hareketlerinde yurt ve arsa taksit ödemelerinin bulunduğu, 25.08.1997 tarihinde hesabın açıldığı, hesap bakiyelerinde 2013 yılı ocak ayından temmuz 2016 yılı temmuz ayına kadar mevduatın bulunduğuna dair verilerin olduğu görülmüştür.
Dosya içeriğinde, üst yazısında başka bir soruşturma numarasından istenildiği anlaşılan … ve …’na ait kayıtlarda bulunmaktadır.
16.09.2019 tarihli müzekkere gereği … Katılım Bankasından gönderilen 03.10.2019 tarihli cevabi yazıda …’un banka müşterisi olduğunun bildirildiği, gönderilen verilerde 27.01.2003 tarihinde hesap açtığı, 08.09.2009 tarihinde kapadığı döviz cinsi/vadesiz mevduat hesabının olduğu, 27.01.2003 tarihinde yatırıp 28.01.2003 tarihinde çektiği, 5000 dolar hesap hareketinin bulunduğu görülmüştür.
İl Emniyet Müdürlüğünün 21.10.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 19.10.2019 tarihli HTS analiz raporunda, …’un belirtilen gsm hatlarından birisinde haklarında işlem yapılan mahrem yapılanma içerisinde bulunmayan 43 adet gsm hattı ile diğerinde ise 35 adet gsm hattı ile irtibatının olduğu, bunlardan 1 tanesinin ise mahrem yapı içerisinde yer aldığı, bu şahsın … adlı polis memuru olduğu, irtibat sayısının 14.11.2015- 08.04.2016 tarihleri arasında 15 adet olduğu belirtilmiştir.
İl Emniyet Müdürlüğünün 21.10.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 18.10.2019 tarihli HTS analiz raporunda, … yönünden gönderilen verilerde hattın … adına abonelik kaydının olduğu, ancak hattan akrabaları ile irtibatının bulunduğu ve kullanıcısı olduğuna dair beyanda bulunduğu, hattından haklarında işlem yapılan ancak mahrem yapılanma içerisinde bulunmayan 36 adet gsm hattı ile irtibatının olduğu belirtilmiştir.
İl Emniyet Müdürlüğünün 21.10.2019 tarihli yazısı ekinde gönderilen 19.10.2019 tarihli HTS analiz raporunda, … yönünden gönderilen 3089 adet irtibat kaydının incelenmesinde, hattı ile haklarında işlem yapılan ancak mahrem yapılanma içerisinde bulunmayan 30 adet gsm hattı ile irtibatının olduğu belirtilmiştir.
08.11.2019 tarihli müzekkere ile yürütülen soruşturma dosyası numarasından … ve … adlı şahısların havuz sorgulamalarının yapılarak gönderilmesi kolluktan, aynı tarihli bir diğer müzekkere ile de şahısların QNB bankasında bulunan hesaplarının 01.01.2015 tarihinden bugüne hesap hareketlerinin dijital ortamda temin edilmesi KOM Şube Müdürlüğünden istenilmiştir. 17.12.2019 tarihli İl Emniyet Müdürlüğü yazısı ile … ve … adlı şahısların havuz sorgularında kayıtlarına rastlanılmadığı belirtilmiştir. QNB Bank’ın 14.12.2019 tarihli cevabi yazısında banka nezdinde hesap ve işlemlerinin bulunmadığı bildirilmiştir.
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2020 tarih,2016/13621 soruşturma ve 2020/617 karar sayılı, FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütüne Yardım Etme suçundan, suç tarihinin 15.07.2016 ve yerinin Edirne olarak gösterildiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı ile özetle; şüpheliler …, …, …, … hakkında başlatılan Edirne Merkezde bulunan yapıya ait firmaların sahibi olduğu 5 adet taşınmazın Hazine Adına tescili sağlanmadan önce cüzi bedellerle veya bedelsiz olarak devirlerinin sağlandığının iddia edildiği soruşturma kapsamında, şüphelilerin alınan savunmalarında iddiaları kabul etmediği, havuz sorgularının yapılan incelemesinde; şüphelilerin ve birinci derece aile yakınlarının bylock kayıtlarının bulunmadığı, şüphelilerin örgüt ile alakalı kuruluşlarda SGK kayıtlarının, örgüt ile alakalı dernek, vakıf ve sendikalarında üyeliklerinin, örgütün üst düzey yöneticileri ile telefon irtibatlarının bulunmadığı, şüphelilerden …’un ise oğulları … ve … hakkında soruşturma yürütüldüğü, oğlu …’in artan Bank … hesabı bulunduğu, …’in Uzman Tabip iken Khk ile kamu görevinden çıkarıldığının, şüpheli ile ilgili bir tespit bulunmadığının anlaşıldığı, şüpheliler …, … ve …’nin HTS kayıtlarının yapılan incelemesinde örgütsel amaçla yaptıkları bir görüşme tespit edilemediği, şüpheli …’nin ise 23.07.2019 tarihli araştırma tutanağı uyarınca kullandığı ve beyan ettiği bir hat tespit edilemediği belirtilerek, şüphelilerin FETÖ/PDY Silahlı terör örgütüne yardım etmek amacı ile alış veriş yaptıklarına dair bir delil elde edilemediği, savunmalarının aksine dosyaya yansır delil tespit edilemediği, şüpheliler hakkında tüm araştırmaların yapıldığı, iddia dışında haklarında kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilemediğinden kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına, kararın bir örneğinin müştekiye ve şüpheli müdafilerine tebliğine, karardan bir suretin Edirne KOM Şube Müdürlüğüne gönderilmesine, kararın suçtan zarar görene tebliği ile tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içerisinde Edirne Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebileceğine karar verilmiştir.
Takipsizlik kararı 19.02.2020 tarihinde Edirne Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğüne tebliğ edilmiştir.
Şüpheliler müdafilerine kararın tebliğ edildiğine dair tebligat çıktıları dosya içerisinde bulunmakta ise de tebliğ tarihleri yazılı değildir.
28.02.2020 tarihinde Maliye Hazinesi vekilince kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itirazda bulunulmuştur. İtiraz dilekçesinde özetle, eksik araştırma yapıldığı, …, … ve …’un her ne kadar örgütün üst düzey yöneticileri ile irtibatlarının olmadığı belirtilmiş ise de hakkında işlem yapılan şahıslar ile HTS irtibatlarının olduğu, Mali Suçlar Araştırma Kurulu Başkanlığının 22.07.2019 tarih ve 2019-207-113 sayılı mali analiz raporunda şüphelilerden …’un haklarında adli işlem yapılan … ve … ile para transferlerinin olduğu, şüphelilerden …’in haklarında araştırma yapılması istenilen … Bilgisayar Sanal Mağazacılık Elektronik Motorlu Araçlar Yedek Parça Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve … Spor Malzemeleri Tic. ve San. A.Ş arasında para transferlerinin bulunduğu, şüphelilerden …’in hakkında adli işlem yapılan … ile hakkında araştırma yapılması istenilen …-İnş-Petrol ve Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ile para transferlerinin bulunduğu, bu kapsamda şüphelilerin FETÖ/PDY terör örgütüne aidiyeti, iltisakı ve irtibatı belirlenen kişi ve kuruluşlarla birçok kez para transferi işlemleri gerçekleştirmelerinin örgütün para trafiğinin içinde yer aldıklarını ve örgüte yardım ettiklerini kanıtı olduğunu, 667 sayılı KHK ile kapatılan kurumların soruşturmaya konu taşınmazları 17-25 Aralık sürecinden hemen sonra yakın bir süreçte devletin el koyacağı endişesi ve öngörüsü içerisinde bu malları kaçırmak amacıyla herhangi bir bedel ödemeksizin devralarak örgüte yardım ettiklerinin sabit olduğunu, soruşturma dosyasında taşınmazların satış tarihindeki rayiç bedellerin, bu bedellerin ödenip ödenmediğinin, şüphelilerin bu taşınmazları satın alma güçlerinin bulunup bulunmadığı hususlarına hiç değinilmediğini, örgüte bu satışlar aracılığıyla parasal anlamda yardım amacının bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, idare tarafından bu taşınmazların muvazaalı satışlarının iptali için açılan davalarda satışların muvazaalı olduğunun tespit edildiğini, soruşturma dosyasına konu taşınmazlardan … Mahallesinde bulunan kargir ev niteliğindeki taşınmazın tamamının 12.02.2016 tarihinde şüphelilerden …’a devredildiğini, taşınmaz hakkında muvazaalı satış nedeniyle Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/311 esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, 24.05.2018 tarih, 2018/303 sayılı kararla taşınmazda davalı adına kayıtlı bulunan tapunun iptali ile taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, kararın 10.09.2018 tarihinde kesinleştiğini, bedel tespit raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 167.820,00 TL olarak, yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda devir tarihindeki değerinin 155.690-TL olarak belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli (35.000,00) arasındaki fahiş fark sebebiyle yapılan satışın gerçek bir satış olmayıp muvazaalı bir satış olduğunun tespit edildiğini, şüphelinin banka hesapları ve ekonomik durumu incelendiğinde de bu değerdeki bir taşınmazı alacak maddi gücünün bulunmadığını, … Mahallesinde bulunan taşınmazın tamamının şüphelilerden …’a devredildiğini, muvazaalı satış nedeniyle Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/787 esasında açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde verilen 04.12.2018 tarihli kararla tapunun iptali ile taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiğini, 07.03.2019 tarihinde kararın kesinleştiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 134.274,54-TL olarak, idarece düzenlenen 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporunda söz konusu taşınmazın devir tarihindeki değerinin 139.858,50 TL olarak belirlendiğini, dolayısıyla taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli (50.000,00) arasındaki fahiş fark sebebiyle yapılan satışın gerçek bir satış olmayıp muvazaalı olduğunu, … Mahallesindeki tarla niteliğindeki taşınmazın tamamının 26.03.2014 tarihinde …’a, … tarafından ise 17.10.2014 tarihinde diğer şüpheli …’a devri sebebiyle Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/296 esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptal ve tescil davası neticesinde 13.12.2018 tarih ve 2018/629 karar sayılı karar ile taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı hazine adına tesciline karar verildiğini, 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 5.107.729,64 TL olarak belirlendiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 370.410-TL olarak belirlendiği, dolayısıyla taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli (35.000) arasındaki fahiş fark sebebiyle yapılan satışın gerçek bir satış olmayıp muvazaalı bir satış olduğunun tespit edildiğini, bu kişilerin hesap hareketleri incelendiğinde taşınmazın devri ile ilgili herhangi bir ödemenin yapılmadığını, soruşturmada sadece …’un şüpheli olarak yer almakta olup … hakkında soruşturma yapılmadığını, … Mahallesinde bulunan taşınmazın 23/24 hissesinin şüphelilerden …’e yapılan devri ile ilgili olarak Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/319 Esas sayılı dosyası ile tapu iptali ve tescil davası açıldığını, bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 306.666,66-TL olarak belirlendiğini, idarece düzenlenen 27.12.2016 tarihli bedel tespit raporunda söz konusu taşınmazın devir tarihindeki değerinin 569.238,67 TL olarak belirlendiğini, taşınmazın gerçek değeri ile satış bedeli (200.00,00-TL) arasındaki fahiş fark sebebiyle yapılan satışın gerçek bir satış olmayıp muvazaalı olduğunu, ayrıca şüpheliye ait banka hesapları ve ekonomik durumu incelendiğinde taşınmazı alacak maddi gücünün bulunmadığını, 200.000,00 TL ödemenin de … ve … isimli şahıslar tarafından gönderilen para ile yapıldığını, … Köyünde bulunan arsa niteliğindeki taşınmazın tamamının 20.10.2015 tarihinde … Gıda Sağlık Hiz. A.Ş.’ne yapılan devrinin suç duyurusunda yer almasına rağmen devralan şirket yetkilileri hakkında soruşturma yapılmadığını, taşınmazla ilgili olarak muvazaalı satış nedeniyle Edirne 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/170 esasına açılan tapu iptali ve tescil davası neticesinde mahkemenin 05.11.2019 tarih, 2019/275 sayılı kararla taşınmazda davalı adına kayıtlı bulunan tapunun iptali ile taşınmazın Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verdiğini, gerçek değeri ile satış bedeli (530.000) arasında fahiş fark olduğundan muvazaalı bir satışın bulunduğu, tüm dosya evrakı birlikte dikkate alındığında şüphelilerin silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediklerinin sabit olduğunu, ayrıca Türk Ceza Kanunun 157. maddesinin e) fıkrasında düzenlenen kamu kurum veya kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunun da oluştuğunu, bu nedenle haklarında her iki suçtan dava açılması gerekli iken eksik araştırma ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kaldırılması itirazında bulunmuştur. Dilekçe ekinde belirtilen hukuk mahkemesi ilamları ibraz edilmiştir.
Eklerde yer alan Hukuk Mahkemesi ilamlarında;
-Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.05.2018 tarih 2017/311 esas ve 2018/303 karar sayılı ilamında, … Mahallesinde bulunan taşınmazın öncesinde … Özel Eğitim ve Öğretim Hizm. Tic. A.Ş’ ye ait olduğu, 12/02/2016 tarihinde taşınmazın davalı …’a satılarak tapu kaydının devredildiği, 667 Sayılı KHK ile … Özel Eğitim ve Öğretim Hizm. Tic. A.Ş’nin terör örgütü ile irtibatlı olduğu belirtilerek kapatılmasına karar verildiği, taşınmaz başında keşif yapıldığı, ibraz edilen raporda taşınmazın satış tarihi itibariyle değerinin 155.690,00 TL olduğunun belirtildiği, taşınmazın …’a devrine ilişkin resmi senette devir bedelinin 35.000 TL olarak gösterildiği ve davalının ekonomik sosyal durumunun tespiti için yazılan yazıya verilen cevapta davalının emekli maaşı aldığının belirtildiği, Ziraat Bankası haricinde davalının hesabının bulunmadığı, Ziraat Bankasındaki hesabında ise satış tarihi itibariyle devir bedelinin ödendiğine dair kaydın bulunmadığı, dava konusu taşınmazın ekonomik olarak taşınmazı satın almaya gücü olmayan davalıya muvazalı olarak satıldığı, para ödemesinin ispat edilemediği, gerçek amacın mal kaçırma olduğu kabul edilerek, davalı adına kayıtlı bulunan tapunun iptali ile taşınmazın maliye hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 10.09.2018 tarihinde kesinleştiği,
– Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.12.2018 tarih 2017/787 esas ve 2018/554 karar sayılı ilamında, … Mahallesi, … mevkiinde bulunan taşınmazın tapu kaydının ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/13621 Soruşturma dosyasının celp edildiği, davalı …’un sosyal ekonomik durum araştırmasının yapıldığı, Edirne’de bulunan tüm bankalara yazı yazılarak, davalının varsa 2016 yılının başından itibaren hesap hareketlerini gösterir belgelerin istenildiği, KHK Bürosuna yazı yazılarak, dava konusu taşınmazın fiilen kullanım şeklinin bildirilmesi istenildiği, dava konusu taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde 18.06.2018 tarihinde keşif yapıldığı, 02.07.2018 tarihli inşaat bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın satış tarihi olan 12.02.2016 tarihinde değerinin 134.274,54 TL, dava tarihi olan 15.12.2017 tarihinde ise 148.633,61 TL olduğunun belirlendiği, davanın konusu dikkate alındığında; satışın 12.02.2016 tarihinde 50.000 TL üzerinden yapıldığı, oysaki bilirkişi raporunda değerin 134.274,54 TL olduğu, yapılan araştırmada davalının ekonomik durumunun iş bu bedeli ödeyebilecek nitelikte olmadığı gibi bedeli ödediğine dair dosyaya belgede ibraz edilmediği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde devir işleminin FETÖ/PDY ile iltisakı tespit edilen ve kapatılan … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret ve Sanayi A.Ş’nin malları kaçırmak ve devlete intikalini önlemek için muvazaalı yapıldığı, işlemin yok hükmünde olduğu anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf edilmemesi üzerine 07.03.2019 tarihinde kesinleştiği,
– Edirne 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.12.2018 tarih 2017/296 esas ve 2018/629 karar sayılı ilamında, … Mevkiinde bulunan tarla niteliğinde taşınmazın; 26.03.2014 tarihinde … Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş. adına kayıtlı iken bu şirketi temsilen … ve … tarafından 35.000 TL bedelle davalı …’a satılarak devredildiği, 17.10.2014 tarihinde ise davalı …’a vekaleten … tarafından davalı …’a yine 35.000 TL bedelle satılarak devredildiği ve taşınmazın halen davalı … adına kayıtlı olduğu, dava konusu taşınmaz her ne kadar tapuda tarla niteliğinde kayıtlı ise de imar uygulama planı içerisinde kaldığı, taşınmaz başında kadastro bilirkişi ile inşaat, ziraat ve gayrimenkul değerleme uzmanından oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla keşif yapıldığı, bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 25.06.2018 tarihli rapor ve 16.10.2018 tarihli ek rapor ile üzerindeki ağaçlarla birlikte, dava tarihindeki değerinin 458.568-TL, 26.03.2014 tarihindeki değerinin 361.381-TL, 17.10.2014 tarihindeki değerinin ise 370.410 TL olduğunun tespit edildiği, davalı …’un oldukça varlıklı ve çeşitli araç ve taşınmazları bulunan ve davaya konu taşınmazı da satın alabilecek güçte bir kişi olduğu anlaşılmasına rağmen, davalı …’un ise tam tersine, maddi durumu oldukça zayıf ve davaya konu taşınmazı satın alabilecek maddi gücü olmayan ve hatta ikinci satışta elde ettiği varsayılan paranın dahi kendisinde bulunmayan bir kişi olduğu, davalı … ile ilgili olarak bir soruşturma olmadığı anlaşılmış ise de davalı … hakkında Edirne CBS’nin 2016/8365 soruşturma sayılı dosyası kapsamında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan dolayı yürütülmekte olan bir soruşturmanın bulunduğu, davalıların delil olarak sundukları banka hesap dökümlerinde davaya konu taşınmazın satış bedeli miktarı ile ilgili olarak herhangi bir hesap akışına rastlanmadığı, taşınmazın ilk satışı yapan maliki … Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin, 667 Sayılı KHK gereğince, FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma ile ilgili soruşturmalar kapsamında kapatılan ve malvarlığına hazinece el konulan bir şirket olduğu, dava konusu taşınmazın otoyol kenarında bulunan ve oldukça değerli bir taşınmaz olmasına, 667 sayılı KHK gereğince kapatılan … Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş yetkilileri tarafından FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan hakkında soruşturma yapılan ve maddi gücü oldukça zayıf olarak alım gücü bulunmayan davalı …’a 35.000 TL gibi çok düşük bir bedel ile 26.03.2014 tarihinde devredilmesine, akabinde aradan fazla zaman geçmeden 17.10.2014 tarihinde yine aynı bedel ile davalı … tarafından davalı …’ye devredilmesine, bu devirler her ne kadar 15 Temmuz sürecinden önce olmuş ise de FETÖ/PDY örgütünün hain yapılanmasının belirgin bir şekilde açığa çıktığı 17-25 Aralık sürecinden hemen sonra gerçekleşmesine, davalı …’un her ne kadar maddi gücünün bu taşınmazı almaya yeter olduğu anlaşılmış ise de bu konuda gerçek değerini ödediğine dair herhangi bir yazılı kanıt sunamamasına, banka hesap dökümlerinde herhangi bir kayda rastlanmasına göre her iki devrinin de muvazaalı olduğu, FETÖ/PDY örgütüne ait olan … Özel Eğitim Hizmetleri A.Ş.’nin malı olan bu taşınmaza yakın bir süreçte devletin el koyacağı endişesi ve öngörüsü içerisinde bu malı kaçırmak amacıyla ve herhangi bir bedel ödemeksizin bu devirlerin yapıldığı kanaatine varıldığından taşınmazın mevcut tapu kaydının iptali ile davacı hazine adına tesciline karar verildiği, kararın istinaf edilmemesi nedeni ile 07.03.2019 tarihinde kesinleştiği,
– Edirne 1 Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.09.2020 tarih 2017/319 esas ve 2020/320 karar sayılı ilamında, … Özel Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketinin 667 sayılı KHK’nin 2 sayılı listesinde yer alan kapatılmasına karar verilen bir şirket olduğu, şirket tarafından davalı …’e dava konusu … Mahallesinde bulunan taşınmazın 23/24 hissesinin 11.12.2015 tarihinde 200.000,00 TL bedelle satılıp devredildiği, yapılan keşif sonrası dosyaya sunulan bilirkişi raporunda taşınmazın devir tarihindeki değerinin 306.666,66 TL olduğu, taşınmazın tespit edilen gerçek değeri ile tespit edilen değeri arasında açık nispetsizlik olduğu, kapatılan şirketin devir tarihine yakın tarihlerde başkaca devirler de yaptığı, bu devirlerin bir kısmıyla ilgili dava açılıp hüküm kurulduğu, bu suretle taşınmazların üçüncü kişilere devir ve bu suretle şirketin içinin boşaltılması yönündeki iradesinin ortaya konulduğu, devir tarihi dikkate alındığında şirketin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisakının kamuoyunda bilinir halde olduğu, bu durumun davalı tarafından da bilinebilir bir durum olduğu, kapatılan şirketin mallarını tasfiye gayretine girdiğinin sabit olduğu, davalının da bu durumu bilebilecek durumda olması hasebiyle işlem temelinin muvazaa sebebiyle sakat olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verildiği, hükmün kesinleşmediği,
– Edirne 2 Asliye Hukuk Mahkemesinin 05.11.2019 tarih 2017/170 esas ve 2019/275 karar sayılı ilamında, davalı … Gıda Sağlık Hizmetleri Ticaret Anonim Şirketinin gerçek değeri 4.838.000,00 TL olan dava konusu gayrimenkulü 530.000,00 TL bedelle satın aldığı, davalının basiretli bir tacir olup işlemlerini TTK, Vergi Usul ve Harçlar Kanunlarındaki hükümlere uygun olarak yapması gerektiği, bu bağlamda davalı tarafça elden yapılan ödeme iddiasının dinlenemeyeceği; kaldı ki, dava konusu taşınmazın 1.100.000,00 TL’ye satılmış olduğu kabul edilse bile bu miktarın da gerçek değerden misli ile az olduğu, davalının basiretli bir tacir olup, satın almış olduğu gayrimenkulün kime ait olduğunu araştırması ve bilmesi gerektiği, taşınmazın maliki … Eğitim Kurumları yetkili temsilcileri dışında üçüncü kişi olan ve dava konusu taşınmazla bir ilgisi bulunmayan dava dışı … ile davalının dava konusu taşınmazın satışına ilişkin harici satış sözleşmesinin yapmasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, bu nedenle davalının dava konusu taşınmazı … Eğitim Kurumlarına ait olduğunu bilinmediği savunmasına itibar edilmediği, davalı tarafça iddia edildiği şekilde taşınmazın Mektebim Eğitim Kurumlarına kiralanmak üzere okul yapılması amacıyla alınmış olsa bile keşif tarihinde de görüldüğü üzere taşınmaz üzerinde başlamış olan bir okul inşaatı bulunmayıp, davalı tarafça bu yönde yapılmış bir tasarruf, proje ya da inşaatın bulunmadığı, ödenen bedelin taşınmazın gerçek değerinden misliyle az olduğunun bilindiği, bu durumda basiretli bir tacir olan davacının satış işlemini basiretli bir tacirden beklenen özen ile tetkik etmesi gerektiği, her ne kadar davalı şirket yetkilisi … hakkında yürütülen Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 15.04.2019 tarih, 2017/5917 Sor.- 2019/2054 sayılı kararı ile davalı hakkında kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiş ve karar kesinleşmiş ise de bu kararın şirket yetkilisinin FETÖ/PDY mensubu olup olmadığına ilişkin olup, hakkında takipsizlik kararı verilmesinin davalı şirket yetkilisinin … Eğitim Kurumları ile FETÖ/PDY terör örgütünün irtibatlı olduğunu bilmediği anlamına gelmeyeceği, şirket yetkilisi …’in MASAK raporları irdelendiğinde, …’in irtibatlı olduğu bir kısım kişilerin FETÖ/PDY soruşturması kapsamında haklarında işlem yapıldığı, yine davalı şirketin hesabına mali müşavir bilirkişi raporunda ayrıntısıyla belirtildiği üzere havale yapan … isimli şahsın kapatılan Muasır Ticaret Adamları Derneğine yönetim kurulu yedek üyesi olarak kaydı bulunduğu, bu minvalde, davalı şirket yetkilisinin terör örgütüne ilişkin bilgisi olan kişilerle irtibat halinde olduğu, basiretli bir tacir olarak gerçek değerinin misli ile altında satın almış olduğu taşınmazın terör örgütü ile irtibatı olan … Eğitim Kurumları tarafından satışının usulüne uygun olmadığını bilebilecek kişilerden olduğu, davalının dava konusu taşınmazı gerçek değerinin misli ile az bedel ile satın aldığı, yine aynı tarihlerde … Eğitim Kurumlarının üzerindeki başkaca taşınmazların da bulunduğu ve 3. kişilere devredilerek elden çıkartıldığı, … Eğitim Kurumlarının taşınmazlarını ederinden düşük fiyatla 3. kişilere sattığı, davalının basiretli bir tacir olarak dava konusu taşınmazla ilgisi bulunmayan 3. bir kişi ile satış sözleşmesi yaparak, dava konusu taşınmazı misli ile az bir değerde satın almasının hayatın olağan akışına uygun bulunmayıp, davalının … Eğitim Kurumlarının mal kaçırma ve taşınmazların Devlet’e intikalini önleme amaçlı taşınmazlarını elinden çıkartmayı amaçladığını bilmesi gereken kişilerden olduğu, 125.000,00 TL ödenmiş sermayesi bulunan davalı şirketin dava konusu taşınmazı satın almış olmasının mümkün olmadığı, taşınmazın satışına ilişkin defter kayıtlarının usulüne uygun tutulmadığı ve davalı şirketin basiretli bir tacir olarak dava konusu taşınmazın satış işlemlerini usulüne uygun gerçekleştirmediği, satış bedelinin şirketin hangi kaynağından karşılandığının ve bedelinin ödendiğinin (530.000,00 TL dışındaki kısmının) ispat edilemediği, bu bağlamda davalı şirketin dava dışı … Eğitim Kurumlarının muvazaasına ortak olduğu ve satışın muvazaalı yapıldığından davanın kabulüne karar verildiği ve kesinleşmediği,
Görülmüştür.
… vekili Av … 20.07.2020 tarihinde dosyaya vekaletname ibraz etmiştir.
Edirne 1 Sulh Ceza Hakimliğinin 12.03.2020 tarih 2020/1223 değişik iş sayılı kararı ile Edirne Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan suç soruşturmasında, soruşturmanın etkin şekilde yapıldığı, soruşturma neticesinde toplanan delillere ve Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hukuka uygun gerekçesine göre verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından itirazın reddine kesin olarak karar verilmiştir.
28.02.2020 tarihli dilekçe ile Maliye Hazinesi vekili Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne kesinleşen itiraz merci kararının kanun yararına bozulması hususunda ihbar ve istemde bulunmuştur. Özetle başvuruda itiraz dilekçesinde belirtilen nedenlere atfen eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği belirtilmiştir.
Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı 02.09.2020 tarihli yazısı ile Edirne Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün 28.12.2016 tarihli suç duyurusunun 28.12.2016 tarihinde soruşturmaya kaydedilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı, Edirne Merkezde bulunan yapıya ait firmaların sahibi olduğu 5 adet taşınmazın Hazine Adına tescili sağlanmadan önce cüzi bedellerle veya bedelsiz olarak devirlerinin sağlandığının iddia edildiği, şüphelilerin yapılan tüm araştırmalara rağmen FETÖ/PDY Silahlı terör örgütü ile ilgi irtibatlarının tespit edilemediği, bahse konu taşınmazların satışlarının örgüte yardım amacıyla yapıldığına dair dosya arasında herhangi bir ifade ve teşhis ile mali tespitin yer almadığı, bahse konu taşınmazların örgüt kurumuna ait olması ve rayiç bedel ile satış bedeli arasında fark olmasının başlı başına örgüte bilerek isteyerek yardım etme suçuna vücut vermeyeceği, zira şüphelilerin örgütün taşınmazlarını bu amaç doğrultusunda örgütün parası ile rayiç bedelin altında devraldıklarına ve devirden sonra da bu amaç doğrultusunda hareket ettiklerine dair bir delilin elde edilemediğinden Edirne Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2020 tarih ve 2016/13621 soruşturma 2020/617 karar sayılı kararı ile Edirne 1. Sulh Ceza Hakimliği’nin 12.03.2020 tarih ve 2020/1223 D. İş sayılı kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesince kanun yararına bozulmasına karar verilmesi talebinin haklı ve uygun bulunmadığına dair Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne görüşünde bulunmuştur.
III-HUKUKİ UYUŞMAZLIK;
FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan yürütülen soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ile bu karara Maliye Hazinesince vaki itirazın reddine dair kararda isabet bulunup bulunmadığına ilişkindir.
IV- HUKUKİ MEVZUAT;
5237 sayılı TCK’nun
Silahlı örgüt
Madde 314- …(3) Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçuna ilişkin diğer hükümler, bu suç açısından aynen uygulanır…
Suç işlemek amacıyla örgüt kurma
Madde 220-… (7) (Değişik: 2/7/2012 – 6352/85 md.) Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişi, örgüt üyesi olarak cezalandırılır. Örgüt üyeliğinden dolayı verilecek ceza, yapılan yardımın niteliğine göre üçte birine kadar indirilebilir…
5271 sayılı CMK’nun
Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar
Madde 172 – (1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
(2) (Değişik: 02.01.2017-KHK-680/10 md.; Aynen kabul: 01.02.2018-7072/9 md.) Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildikten sonra kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmedikçe ve bu hususta sulh ceza hâkimliğince bir karar verilmedikçe, aynı fiilden dolayı kamu davası açılamaz.
173. maddesi;
Cumhuriyet savcısının kararına itiraz
(1)Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2)İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik: 18.6.2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4)(Değişik: 25.5.2005 – 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir

(6)İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172. maddenin 2. fıkrası uygulanır.
IV-HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:
Ayrıntıları, 14.11.1977 tarih, 3-2 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen istikrar kazanmış kararlarında (03.04.2012 tarih 2011/10-438 – 2012/141 sy. 10.05.2011 tarih 6-80-90 sy. 14.12.2010 tarih 4-210-259 sy. 15.06.2010 tarih 9-117-146 sy. 23.06.2009 tarih 9-30-177 sy. gibi) açıklandığı üzere: 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde,
olağanüstü ve istisnai bir kanun yolu olarak düzenlenen kanun yararına bozma ile; hakim ya da mahkemelerce verilen ve temyiz veya istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar yahut hükümlerdeki gerek maddi gerekse usule ilişkin hukuka aykırılıkların hem ilgilisi hem de toplum açısından giderilmesi ile ülkede uygulama birliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Ancak kesin kararlara karşı kabul edilmesi nedeniyle bu amaçlara hizmet etmeyen, sadece yapılan uygulamanın hatalı olduğunun tespiti ile yetinilmesi sonucunu doğuran hukuka aykırılıkların bu yolla çözülmesinde kanun yararı olmadığı gibi bu uygulamanın kesin hükmün otoritesini sarsacağı da açıktır.
Aynı nedenlerle olağan yasa yollarına göre, kapsamının dar ve sınırlı olması, hukuka aykırılığın, davanın özüne ve cezaya esaslı bir şekilde etki etmesi, tüm hukuka aykırılıkların bir defada giderilmesi gerekmektedir.
Hakim ya da mahkeme tarafından değiştirilmesi, geri alınması her zaman mümkün olan kararlarda yasanın aradığı kesinlikten bahsedilemez.
Ciddi boyuta ulaşmayan, maddi meseleye ilişkin olan, hakimin kanaat ve takdir yetkisi kapsamında kalan hususlar ile infaz aşamasında, soruşturma ya da kovuşturma safhasında alınacak bir kararla giderilebilecek nitelikte olanlar gibi başka bir yol ve yöntemle giderilmesi mümkün olan hukuka aykırılıkların kanun yararına bozma konusu olamayacağı kabul edilmektedir.
Sübutu kabul edilen eylemin suç oluşturup oluşturmayacağı ya da hangi suçu oluşturacağı yönündeki hukuki tespit, kabul ve uygulamaların yukarıda sayılan, uygulama birliği ve hukuk güvenliği amaçları bağlamında kanun/kamu yararı taşıdığından kanun yararına bozma yasa yoluna konu olabileceğinde şüphe yoktur. Yüksek Ceza Genel Kurulu da aynı görüştedir(23.6.2009 t,2009/7-69,176 sy).
Ancak ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 25.10.1993 tarih 260/281 sayılı kararında da açıklandığı üzere; olaya ilişkin deliller toplanıp değerlendirilmişse, delil takdiri yapılarak verilen bu karar aleyhine noksan kovuşturma yapıldığından ya da takdirinde yanılgıya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozmaya gidilemez.
Konu ile ilgisi bakımından suç ihbarı ya da şüphesi üzerine Cumhuriyet savcılığı tarafından yapılacak soruşturma işlemleri, tamamlanan ceza soruşturması neticesinde Cumhuriyet savcısınca verilecek kararlar ve bu kararlara karşı gidilebilecek kanun yolları ile bunlara ilişkin usul hükümleri ile suçtan zarar gören kavramları üzerinde kısaca durmak gerekmektedir.
“Suçtan zarar gören” kavramı: Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara itiraz edebilmek için suçtan zarar görmek gereklidir. Suçtan zarar görme kavramı yasada açık olarak tanımlanmamış ise de, mağdur ve şikayetçi ile suçtan zarar görenin hakları CMK’nın 234. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdur suçtan bizzat zarar gören kişidir. Bazı hallerde doğrudan suçtan zarar görmemekle birlikte dolaylı olarak da zarar söz konusu olabilir. Bu kişiler suçtan zarar gören olarak ifade edilmektedir. ”Zarar gören” kavramı, mağdurdan daha geniş bir alanı kapsamaktadır. Yerleşik uygulamalara göre suçtan ancak doğrudan zarar gören kişiler davaya katılma hakkını haizdirler.
Esas itibariyle silahlı terör örgütüne üye olma veya örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçları Kanundaki düzenleme yerine göre anılan suçlar Devletin güvenliğine, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı icra edilmektedir. Anılan suçların koruduğu hukuki yarar, devletin anayasal düzeni ve devletin birliği, kamu düzeni, toplumsal güven ve barışın korunması, örgütün sağladığı kolaylıktan faydalanılarak suç işlenmesinin önlenmesidir.
Bu nedenledir ki, demokrasi ve güven ortamında yaşama hakkına sahip toplumun her bir ferdinin bu suçlardan dolaylı olarak etkilenip zarar gördüğü tartışmadan varestedir. Örgüt faaliyeti kapsamında işlenen suçlar yönünden şartları oluştuğunda bu suçların, gerçek ya da tüzel kişi mağdurlarının araç suçlarla ilgili olarak, soruşturma aşamasında CMK’nın 173/1. maddesi gereğince itiraz hakkını, kovuşturma safhasında da aynı yasanın 237. maddesi kapsamında davaya katılma hakkını kullanabilir ise de doğrudan zarar görmediğinden silahlı terör örgütüne üye olma veya örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etme suçu yönünden bu hakları haiz değildir. Yüksek Yargıtayın istikrar kazanmış uygulamaları da bu yöndedir. (Ceza Genel Kurulunun 03.05.2011 gün ve 155–80, 04.07.2006 gün ve 127–180, 22.10.2002 gün ve 234–366 ile 11.04.2000 gün ve 65–69 sayılı kararları)
Soruşturma İşlemleri ve Kovuşturmaya Yer Olmadığına İlişkin Kararlara İlişkin Usul yönünden ise, Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar (CMK. 160/1 m.). Cumhuriyet savcısı, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla her türlü araştırmayı yapabilir (CMK. 161/1 m.). Soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmemesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı süresi ve mercii gösterilir. (CMK. 172/1 m.).
Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı Ağır Ceza Mahkemesinin bulunduğu yerdeki Sulh Ceza Hakimliğine itiraz edebilir (CMK. 173/1 m.). İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirecek olaylar ve deliller belirtilir (CMK. 173/2 m.).
Sulh Ceza Hakimliği, istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir (CMK. 173/4 m.). Sulh Ceza Hakimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek üzere, o yer Cumhuriyet savcılığına talepte bulunabilir. Kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemi gerekçeli olarak reddeder. İtiraz edeni giderlere mahkum eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir (CMK. 173/2 m.). Dava zaman aşımı süresi içinde kamu davası açılabilmesi için yeterli şüphe oluşturacak yeni delil elde edilmesi ve bu hususta merciince yeniden soruşturmaya başlanılması hususunda bir karar verilmedikçe aynı fiilden dolayı kamu davası açılamayacaktır. Bu halde sulh ceza hakiminin kararına karşı yasada itiraz yolu öngörülmediği için CMK’nın 267/2 maddesinin uygulanma olanağı yoktur. Dolayısıyla sulh ceza hakiminin artık kararını değiştirme imkanı bulunmamaktadır. Bu kararlardaki hukuka aykırılıklar koşulları uygunsa kanun yararına bozma yoluyla giderilebilecektir.
Yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde:
Örgütle iltisakları nedeni ile kapatılan şirketlerden taşınmazları muvazaalı olarak satın aldıkları iddiası ile işleri takip etmekle yetkili kılınan Edirne Valiliği Defterdarlık Milli Emlak Müdürlüğünün suç duyurusuna istinaden, silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan şüpheliler hakkında yapılan soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına konu dosya kapsamında, şüphelilerin örgütle iltisaklarını, para veya değeri para ile temsil edilebilen banka kredisi, banka ve seyahat çeki, havale, menkul kıymet, hisse senedi, kripto para, teminat, tahvil, bono, poliçe, kredi mektubu ve benzeri kıymetler ile taşınır veya taşınmaz, maddi veya gayri maddi, her türlü mal, hak, alacaklar ve bunlar üzerinde bir mülkiyet hakkını veya menfaati tevsik ve temsil eden elektronik veya dijital ortamdakiler de dahil olmak üzere her türlü ekonomik değerleri hakkında ayrıntılı araştırma yapılarak ve 5237 sayılı Kanunun iştirak hükümlerinin değerlendirilmesi neticesinde suçla ilgili diğer kişilerin malvarlığının da tespit edilmesi, bu yönde ekonomik ve sosyal durum araştırması yapılması ve tespit edilen malvarlığının kazanım sebebinin belirlenmesi, tespit edilen malvarlığı değerlerinin, gayrimeşru kaynağını gizlemek ya da meşru bir yolla elde edildiği konusunda kanaat uyandırmak maksadıyla çeşitli işlemlere tabi tutulup tutulmadığının araştırılması; tanık, bilgi sahibi ve şüpheli beyanlarında da bu hususa yer verilmesi, gerekirse koruma tedbirlerinin uygulanması sureti ile etkin soruşturmanın yapılması gerektiği gözetilerek;
Şikayete konu taşınmazlara ait tapu defter ve kayıtlarının celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılması, ayrıca şüpheli …’un 20.03.2019 tarihli ifadesinde yer alan ve soruşturmaya konu taşınmazı kendisinden devraldığını beyan ettiği ve taşınmazı kapatılan eğitim kurumundan ilk elden satın aldığı iddia olunan … ve vekili olduğu belirtilen …’un ifadelerine başvurulması, şüphelilere ait banka hesap dökümlerine ilişkin bilirkişi raporu ile suça konu taşınmazlar hakkında Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülen dava dosyalarının getirtilip incelenmesi ile şüpheli …’un 23.05.2019 tarihli ifadesinde yer alan soruşturmaya konu taşınmazların bedelsiz olarak tapuda kendisine devredildiğine ilişkin beyanları da dikkate alınarak tüm delillerin birlikte değerlendirilmesinden sonra şüphelilerin hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik soruşturma ile kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de ,
Kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin Cumhuriyet Başsavcılığı kararlarının kanun yararına bozma yasa yoluna tabi olmaması (5271 sayılı CMK madde 309/1) ve zikredilen hukuki hataların 5271 sayılı Kanunun 172 ve 173 maddeleri çerçevesinde safahatta olağan usul ve yöntemlerle telafisinin mümkün bulunması ve özellikle, kamu adına kovuşturmaya yer olmadığı kararına konu suçun nev ve mahiyeti itibari ile doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesi tarafından yapılan itirazın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekmekte ise de bu husustan … ile işin esasına girilip delil değerlendirmesi yapmak suretiyle verilen talebe konu merci kararında netice itibariyle isabetsizlik bulunmadığından istemin reddine karar verilmiştir.
VI-SONUÇ: Açıklanan nedenlerle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.03.2021 tarih ve 2021/26529 sayılı tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.