YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6280
KARAR NO : 2021/6040
KARAR TARİHİ : 04.06.2021
MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki sözleşmesinin iptali ve ödediği bedelin iadesi istemine ilişkin davanın mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen kararın, süresi içinde davacı tarafça temyiz edilmesi üzerine; mahkemece kararın kesin olduğundan bahisle temyiz dilekçesinin reddine dair verilen ek karar süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirkete ait internet sitesi üzerinden 18.04.2014 tarihinde tatil paketi satın aldığını, 4.182,00-TL bedel ödediğini, Yasadan kaynaklanan cayma hakkını kullanmak istemişse de davalı şirketin olumsuz yanıt verdiğini ancak henüz hizmetten yararlanmadığı için cayma süresinin başlamadığını ileri sürerek sözleşmenin feshi ile 4.182,00-TL ödediği miktarın davalıdan ihtarname tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının internet üzerinden konaklama hizmeti satın aldığını, bu işlemin mesafeli satış niteliğinde olduğunu yasal cayma süresinde sözleşmenin feshedilmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında yapılan satış sisteminin “piramit satış sistemi” olduğu ve 6502 sayılı Kanunu’nun 80/2 maddesi uyarınca piramit satış sisteminin yasak olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne dair verilen karar Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 16.04.2018 tarih ve 2016/7635 Esas ve 2018/4569 Karar sayılı ilamı ile “…öncelikle 6502 sayılı Kanunun 80. maddesi uyarınca piramit satışın unsurları, şartları ve sistemin özellikleri dikkate alınarak taraflar arasında yapılan satışının piramit satış olup olmadığının tespitinin yapılması gerekmekte olup, bu amaçla Gümrük ve Ticaret Bakanlığı”nın davalı şirket hakkındaki son denetim raporu da getirtilerek konusunda uzman bilirkişiden taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar göz ardı edilerek eksik incelemeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir…” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde cayma hakkı kullanma süresinin hizmetin verildiği tarihte başlayacağı belirtilerek henüz hizmetten yararlanılmaması nedeni ile davalı tarafından sözleşme ile davacıya sunulmuş somut ve belirli bir konaklama hizmeti bulunmadığından davacı cayma hakkını kullanmak için sözleşme tarihinden itibaren 14 günlük süre ile bağlı olmayıp kanunda öngörülen bir yıllık cayma süresi içerisinde 19/02/2015 tarihinde satın almış olduğu tatil sözleşmesini 17/08/2015 tarihinde dava açarak sözleşmeden cayma hakkını kullandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkemenin 12.09.2019 tarihli ek kararı ile miktar itibariyle kararın kesin olduğu gerekçesiyle temyiz talebinin reddine karar verilmiş, ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, ıslahen 4.182,00-TL alacağın faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir. Bu durumda verilen kararın kesin olduğundan söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle mahkemenin 12.09.2019 tarih ve 2018/444 esas 2019/239 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılması ve işin esasının incelenmesi gerekir.
2-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, 12.09.2019 tarih ve 2018/444 esas 2019/239 karar sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına ve işin esasının incelenmesine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, 6100 sayılı HMK’nın geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nın 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 04/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.