YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2400
KARAR NO : 2021/11592
KARAR TARİHİ : 30.06.2021
(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)
Hırsızlık suçundan sanık …’ın 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/1 ve 522/1. maddeleri uyarınca 8 ay ve (iki kez) 3 yıl hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Kırşehir Asliye Ceza Mahkemesinin 26/12/1995 tarihli ve 1995/521 esas, 1995/549 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, muhtelif suçlardan sanığın cezalarının 9 yıl 24 ay 45 gün hapis cezası olarak içtima edilmesine dair anılan Mahkemenin 04/02/1998 tarihli ve 1998/13 değişik iş sayılı kararının infazı sırasında, hükümlünün 4616 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca şartla salıverilmesine ilişkin Niğde Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2000 tarihli ve 2000/150 müteferrik iş sayılı kararını müteakip, hükümlünün deneme süresi içerinde 25/10/2003 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2006 tarihli ve 2010/125 esas, 2006/94 sayılı kararıyla hapis cezası ile cezalandırılması sebebiyle, şartla tahliye kararının geri alınarak ikinci suçun işlendiği 25/10/2003 tarihi ile bihakkın tahliye tarihi olan 07/05/2006 tarihleri arasındaki sürenin aynen infazına dair talebin reddi ile sanığın mahkum olduğu cezaların ceza zamanaşımı dolması sebebiyle ortadan kaldırılmasına ilişkin Kırşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/11/2018 tarihli ve 1995/521 esas, 1995/549 sayılı ek kararına yönelik itirazın kabulüne ilişkin Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli ve 2018/671 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanığın 4616 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca şartla salıverilmesine ilişkin Niğde Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2000 tarihli ve 2000/150 müteferrik iş sayılı kararını müteakip, deneme süresi içerinde 25/10/2003 tarihinde yeniden suç işlediği ve 765 sayılı Kanun’un 112/4. maddesi gereğince 10 yıl olan ceza zamanaşımı süresinin 25/10/2003 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, sanığın ancak 24/10/2018 tarihinde cezaevine giriş yaptığı ve bu tarihten itibaren önce cezaevinde bulunduğuna dair kayda rastlanmadığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun ceza zamanaşımını düzenlenen 68/5. maddesinde yer alan “Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza miktarı esas alınarak süre hesaplanır.” şeklindeki düzenleme uyarınca ceza zamanaşımı süresinin kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanması gerektiği, somut olayda hükümlünün infaz etmesi gereken kalan cezası 5 yıldan az olduğundan 10 yıllık ceza zamanaşımına tabi olacağı, hükümlünün ceza zamanaşımı süresinin 25/10/2013 tarihinde dolduğu gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 08/05/2019 gün ve 94660652-105-40-2514-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;
TÜRK MİLLETİ ADINA
Kanun yararına bozma istem yazısında “Hükümlü …’ın 4616 sayılı Kanunun 2/2. maddesi uyarınca şartla salıverilmesine ilişkin Niğde Asliye Ceza Mahkemesinin 22/12/2000 tarihli ve 2000/150 müteferrik iş sayılı kararını müteakip, deneme süresi içerinde 25/10/2003 tarihinde yeniden suç işlediği ve 765 sayılı Kanun’un 112/4. maddesi gereğince 10 yıl olan ceza zamanaşımı süresinin 25/10/2003 tarihinden itibaren hesaplanması gerektiği, sanığın ancak 24/10/2018 tarihinde cezaevine giriş yaptığı ve bu tarihten önce cezaevinde bulunduğuna dair kayda rastlanmadığı bildirilerek ceza zamanaşımı süresinin 25.10.2013 tarihinde dolduğu” tespiti yapılarak Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 14.12.2018 tarihli ve 2018/671 değişik iş sayıla kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulmuş ise de;
Hükümlü …’ın 24.10.2018 tarihinden önce 18.06.2008 tarihinde Kırşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunduğu, ceza infaz koruma memurları tarafından düzenlenen aynı ceza infaz kurumu müdürlüğünün 18.06.2008 tarihli ve 2008/441 sayılı tebliğ tebellüğ belgesinden anlaşılması, adli sicil kaydına göre 25.10.2003 tarihinden sonrada 11.08.2005, 09.02.2005, 11.04.2005 tarihlerinde suç işlediği anlaşılmakla, hükümlünün 18.06.2008 tarihinde hangi mahkumiyet hükmünün cezasının infazı için ceza infaz kurumunda bulunduğunun araştırılması, adli sicil kaydında yer alan suçları nedeniyle ceza zamanaşımı süresinin kesilip kesilmediği yönünde değerlendirme yapılarak sonucuna göre kanun yararına bozma istemi konusunda talepde bulunulması gerektiğinden, bu aşamada kanun yararına bozma istemi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, dosyanın gereğinin takdir ve ifası amacıyla Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30/06/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.