YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7100
KARAR NO : 2021/6924
KARAR TARİHİ : 21.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.02.2013 gün ve 2012/11-1445, 2013/54 sayılı kararında da açıklandığı üzere; hem 765 sayılı TCK’nin hem de 5237 sayılı TCK’nin resmi belgede sahtecilik suçunu “seçimlik hareketli” bir suç olarak düzenlediği; seçimlik hareketli suçların suçun kanuni tanımında gösterilen, alternatifli hareketlerden herhangi birisinin işlenmesi ile tamamlanabilen suçlardan olduğu, bu tür suçlarda seçimlik hareketlerin tamamının işlenmesi şart olmayıp, bir tanesinin işlenmesinin suçun oluşması için yeterli bulunduğu, seçimlik hareketlerden birkaçı ya da hepsi birlikte işlenmiş olsa dahi tek suç oluşacağından, suç tarihinin en son seçimlik hareketin yapıldığı tarih olduğu dava zamanaşımının da bu tarihten itibaren işlemeye başlayacağı gözetilerek somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, … …’a ait kimliği ele geçirerek, üzerine kendi fotoğrafını yapıştırıp, … adına Emniyet Müdürlüğünden 04.03.2009 tarihinde sahte pasaport çıkardığının ve bu pasaportu da yurt dışına çıkışta kullandığının iddia ve kabul olunduğu olayda; ‘resmi belgede sahtecilik’ suçuna ilişkin suç tarihinin sahte pasaportun son kullanıldığı tarih olacağı gözetilerek dava zamanaşımı hükümlerinin uygulanma ihtimaline binaen sanığın yurt dışı giriş çıkış tarihlerinin tespit edilip ilgili kayıtların dosyaya getirtilmesi; aslı ele geçirilemeyen suça konu pasaportun ilgili kurumdan alındığının tespit edilmesi halinde aldatma niteliğinin bulunduğu sahte pasaportla da ilgili talep formunun ilgili kurumdan istenerek dosyaya getirtilmesinden sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile hüküm kurulması,
2) Kabule göre de;
a)Sanığın sahte pasaport düzenletmesine esas olan ve olayda kullandığı şikayetçiye ait kimlik belgesi aslının ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında, aldatma niteliğinin olup olmadığının tespit edilememesi nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanırken sahte kimlik belgesine dayanılamayacağının gözetilmemesi,
b)Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 204/1 ve 43. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 6 ay hapis cezasından aynı Kanun’un 62/1. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın “2 yıl 1 ay yerine”, “1 yıl 13 ay” olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini yasaya aykırı,
c)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına 21.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.