Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/6847 E. 2021/11207 K. 25.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6847
KARAR NO : 2021/11207
KARAR TARİHİ : 25.06.2021

(KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİ)

Basit yaralama suçundan sanık …’nin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 ve 62. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/1-f maddesi gereğince 2 ay 15 gün süre ile kamu hizmetinde çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine ilişkin Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2015 tarihli ve 2014/381 esas, 2015/86 sayılı kararının itiraz edilmeksizin kesinleşmesini müteakip, anılan kararın infazı sırasında, sanığın başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğundan bahisle Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün talebi üzerine, cezasının infazının 21/05/2018 tarihinden sonra infaz edilmesine dair Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2015 tarihli ve 2014/381 esas, 2015/86 sayılı ek kararını takiben, sanığın denetimli serbestlik tedbirlerine uymaması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 50/6. maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasının aynen infazına ilişkin Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2018 tarihli ve 2014/381 esas, 2015/86 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 tarihli ve 2018/2078 değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre, sanık hakkında Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2015 tarihli kararı ile 2 ay 15 gün süre ile kamu hizmetinde çalıştırılması seçenek tedbirine hükmedilmesi sonrasında, anılan kararın infazı sırasında, sanığın başka bir suçtan ceza infaz kurumunda olup şartlı tahliye tarihinin 21/05/2018 olduğundan bahisle, söz konusu kararın şartlı tahliye kararından sonra yerine getirilmesi hakkında Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından talepte bulunulması üzerine, sanığın cezasının 21/05/2018 tarihinden sonra infaz edilmesine dair aynı Mahkemenin 29/05/2015 tarihli kararının verildiği, verilen ek kararın ise 03/06/2015 tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa tebliğ edildiği ancak, devam eden süreçte sanığın ceza infaz kurumunda olmadığının belirlenmesi üzerine bu kez adı geçen Müdürlük tarafından Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/02/2015 tarihli kararının infazı için 30/01/2017 tarihli çağrı kağıdının gönderilmesi ve söz konusu çağrı kağıdının 02/02/2017 tarihinde bizzat tebliği edilmesini takiben, bu kez sanığın telefonuna 16/02/2017 tarihinde çağrı mesajı gönderilmesine karşın tekrar müracaat etmemesi üzerine de, denetim dosyasının kapatılarak mahkemesine ihbarda bulunulduğu ve sanık hakkında yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmakta ise de;
1- Sanığın cezasının infazının kendisine 03/06/2015 tarihinde tebliğ edilen Çanakkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 29/05/2015 tarihli ve 2014/381 esas, 2015/86 sayılı ek kararı ile 21/05/2018 tarihinden sonraya bırakıldığı, sanığın da cezasının infazının anılan tarihten sonra infaz edileceği bilgisine sahip olduğu, bu nedenle mahkemesinden infazın belirtilen tarihten önce yapılacağına ilişkin yeniden bir karar alınmaksızın ve alınacak karar sanığa tebliğ edilmeksizin, Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından anılan tarih öncesinde, sanığın ceza infaz kurumunda olmaması gerekçe gösterilerek re’sen işlemlere girişilemeyeceği ve söz konusu cezasının infaz edilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin 5/1. maddesinde yer alan, “(1) Hakkında herhangi bir tedbire hükmedilen kişi, karara uygun olarak müdürlüğün hazırladığı programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymak ve katlanmak zorundadır.” şeklindeki,
Yine aynı Yönetmeliğin 44. maddesinde yer alan, “(1) Yükümlülüğün yerine getirilmesi için uyulması gereken kurallar ile karara uygun olarak hazırlanan programa ve denetimli serbestlik personelinin bu kapsamdaki uyarı ve çağrılarına uyulmaması yükümlülüğün ihlali sayılır. Yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda vaka sorumlusunun teklifi üzerine yükümlü, komisyon tarafından veya kanunda yazılı hallerde komisyonun önerisi üzerine ilgili hâkim tarafından uyarılır. (2) Uyarı bir yazı ile yükümlüye tebliğ edilir. Gerektiğinde yükümlü, müdürlüğe davet edilerek yükümlülüklerine ilişkin hususlar ve ihlalin sonuçları vaka sorumlusu tarafından kendisine sözlü olarak da açıklanır. Yükümlünün gelmemesi durumunda daha önce yapılmış olan yazılı uyarı yeterli sayılır. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazında, yükümlülüğün bir yıl içerisinde iki defa ihlal edilmesi yükümlülüğe uymamada ısrar etme sayılır. Yükümlünün uyarılmasının ardından bir yıl içerisinde ikinci ihlalin tespit edilmesi halinde infaza son verilerek kayıt kapatılır. (4) Uyarı için yapılan tebligatta, bir yıl içerisinde yeni bir ihlal durumunun tespit edilmesi halinde tekrar bir uyarının yapılmayacağı, dosyanın kapatılarak gereği için mahkemeye gönderileceği yükümlüye ihtar edilir.” şeklindeki,
Anılan Yönetmeliğin “Kaydın kapatılması” başlıklı 47. maddesinde yer alan; “(1) Denetimli serbestlik yükümlülüğünün; a) Usulüne uygun tebligata rağmen yerine getirilmesine başlanmaması, b) Uyarılara rağmen ihlal edilmesi, c) Mahkeme tarafından kaldırılması, ç) İnfaz edilmesi, halinde kayıt kapatılarak durum Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla mahkemeye bildirilir. (2) Tedbir veya yükümlülüğün infazının tamamlanması ya da yükümlülüğün herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, ilgili kurum ya da kuruluştan yükümlüyle ilgili yapılan işlemlere dair belgelerin gönderilmesi istenir. (3) Denetimli serbestlik kararlarının infazının tamamlanması veya ihlal nedeniyle dosyanın kapatılması yükümlüye tebliğ edilerek ilgili mahkemeye itiraz hakkı olduğu bildirilir.” şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde,
Sanığa 10 gün içinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurması gerektiği uyarısını içeren tebligatın yapılması ve sanığın başvuruda bulunmaması üzerine, yüklenen yükümlülüğü yerine getirmemekte “ısrar” ettiğinin kabul edilebilmesi için bu defa “önceki tebligat gereğince başvuruda bulunmadığı, bu tebligat üzerine öngörülen süre içinde de başvurmaması halinde yükümlülüklere uymamakta ısrar etmiş sayılacağı” uyarısı ile yeniden tebligat yapılması, bu tebligata rağmen de başvuruda bulunmadığı takdirde ısrar şartının gerçekleşeceği, somut olayda ise; Çanakkale Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından 30/01/017 tarihli çağrı yazısının 02/02/2017 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edildiği ancak, sanığın 10 gün içerisinde müracaat etmemesi üzerine, sanığa uyarılı tebligat yerine, mesaj gönderilmekle yetinildiği, bu halde sanığın üzerine yüklenen yükümlülüğü yerine getirmemekte ısrar etmiş sayılamayacağı ve bu nedenle hakkındaki denetim işleminin sonlandırılamayacağı cihetle, bahsedilen nedenlerle itirazın kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 14/01/2021 gün ve 94660652-105-17-19642-2020-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının tebliğnamesi ile Dairemize ihbar ve dava evrakı gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü;

TÜRK MİLLETİ ADINA

Kanun yararına bozma talebine dayanılarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, Çanakkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/11/2018 tarihli ve 2018/2078 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZULMASINA, diğer işlemlerin yapılabilmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25/06/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.