YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/529
KARAR NO : 2021/6726
KARAR TARİHİ : 16.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik
1) Sanık …’in diğer sanık …’ın yerine motorlu taşıt sürücü adayları sınavına girip “Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınav Cevap Kağıdını” imzalayıp doldurmaya başladığı, sınav esnasında yapılan kontrolde durumun farkedildiği iddiasıyla resmi belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında; salon görevlilerince düzenlenen dosyada mevcut 10.12.2011 tarihli tutanak içeriğinden olayın sınav esnasında mı, yoksa cevap kağıdının doldurulup salon başkanına tesliminden sonra mı ortaya çıktığının tam olarak anlaşılamaması karşısında; öncelikle salon görevlileri …ve … tanık sıfatıyla dinlenerek bu durumun açığa kavuşturulması, olayın sanık …’in “Motorlu Taşıt Sürücü Adayları Sınavı Sınav Cevap Kağıdını” doldurmaya başladıktan sonra ancak salon görevlisine teslim etmesinden önce anlaşılması halinde, teslim edilen sınav cevap kağıdı belgesinin baştan itibaren görevlilerce içeriği itibarıyla sahte olduğunun bilinmesi nedeniyle hukuki sonuç doğurmaya elverişli bulunmadığı ve yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun oluşmayacağı, olayın cevap kağıdının doldurularak sınav salonunda görevli olan salon başkanı ve sınav gözetmenine teslim edilip bu kişiler tarafından imzalanmasından sonra tespit edilmesi halinde ise, fiilin TCK’nin 204/1. maddesindeki resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, eksik araştırma sonucu mahkumiyet hükümleri kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Sanıklara yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun niteliği gereği neticesi harekete bitişik suçlardan olması nedeniyle teşebbüse elverişli olmadığı gözetilmeden, sanıklara yüklenen suçun teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile sanıklar hakkında TCK’nin 35. maddesinin uygulanması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve müdafii, sanık … ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 16.09.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.