Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9542 E. 2021/11490 K. 30.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9542
KARAR NO : 2021/11490
KARAR TARİHİ : 30.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar tarihinde Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanığın yüzüne karşı tefhim edilen hükmü, 1412 sayılı CMUK’nun 310/1. maddesinde öngörülen 1 haftalık yasal süre geçtikten sonra temyiz ettiği anlaşılmakta ise de, 5271 sayılı CMK’nin 263/1. maddesinde sanığın, bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurabileceğinin düzenlendiği de gözetilip hüküm açıklanırken temyiz yasa yolu ihtarının anılan usule uyulmadan yapıldığının anlaşıldığından, sanığın 14.02.2019 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d. maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de, CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da, iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesi’nin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2)Sanığın mağdur …’a yönelik eyleminden hüküm kurulurken; olası kast halinde TCK’nin 21/2. maddesi uyarınca yapılacak indirimin, ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 28.05.2013 tarih ve 2013/3-259 Esas, 2013/273 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, TCK’nin 86/2 ve 86/3-e. maddeleri uyarınca belirlenecek ceza üzerinden yapılması gerekirken, TCK’nin 21/2. maddesi uygulamasının TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca belirlenen temel ceza miktarı üzerinden yapılması suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3)Mağdur …’dan kaynaklanan haksız tahrik oluşturacak herhangi bir davranış bulunmaması karşısında, sanık hakkında isabetli olmayan gerekçe ile TCK’nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uyarınca indirim uygulanması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerden 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 30.06.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.