YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/10886
KARAR NO : 2021/7554
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı (sanık …); çocuğun cinsel istismarı (sanıklar …, …, …); kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar)
HÜKÜM : Mahkumiyet
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi.
Suç ve hüküm tarihlerinde on sekiz yaşından küçük olup, olay öncesi müşteki Bakanlığa bağlı sevgi evlerinde kaldıkları dosya kapsamından anlaşılan mağdureler yönünden Bakanlığın 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince kamu davasına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkı olduğu ve Bakanlık hukuk müşaviri tarafından sunulan dilekçe ile hükümler temyiz edilerek katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği görüşüldü:
5271 sayılı CMK’nın 210. maddesinin birinci fıkrasında “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” ve aynı Kanunun 217. maddesinin birinci fıkrasında “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” hükümlerine yer verilmiş olup, bu kapsamda eylemlerin mağdureler … ve … ile sanıkların yalnız kaldıkları zamanda gerçekleştiğinin iddia edilmesi nedeniyle kendilerine yönelik eylemlerle ilgili aynı zamanda olayın tek tanığı konumunda bulunan mağdurelerin, iddiaya konu hususlarla ilgili duruşmada dinlenilmelerinden sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken mağdurelerin çocuk izlem merkezinde kaydedilen görüntüleri de heyetçe izlenmeyip, haklarında düzenlenen adli görüşme değerlendirme formlarının okunmasıyla yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanıklardan … ile …’un adları geçen mağdurelerden …’ye ve …’ın ise …’ya yönelik eylemleri gerekçeli kararda sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı olarak vasıflandırıldığı halde kısa kararda … ile … yönünden 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 5237 sayılı TCK’nın 103/1 ve … açısından ise 6545 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten sonraki 5237 sayılı TCK’nın 103/1 maddesinin uygulanması suretiyle kabul ile hüküm arasında çelişkiye sebebiyet verilmesi,
Sanıklar … ve … ile diğer sanıklar … ve … müdafisinin mağdurelerin yaşlarının küçük olduklarını bilmedikleri yönündeki savunmaları ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, olayda 5237 sayılı TCK’nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra hükme varılması gerekirken bu konuda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın eksik gerekçe ile yazılı şekilde mahkumiyet hükümleri kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafileri ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.