Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2021/2591 E. 2021/8758 K. 15.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2591
KARAR NO : 2021/8758
KARAR TARİHİ : 15.09.2021

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık … hakkındaki … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2018/1472 esas ve 2020/375 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 22/01/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
A-) Konuyla İlgili Bilgiler:
1- Şüpheli … hakkında, 02/03/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda; 12/05/2017 tarihli ve 2017/16333 soruşturma, 2017/330 sayılı karar ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davası açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, aynı Kanunun 191/4. maddesi gereğince erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, erteleme kararının, 07/07/2017 tarihinde şüphelinin MERNİS adresinde Tebligat Kanununun 21. maddesine göre tebliğ edildiği, kararın tebliği ve kesinleşmesi beklenmeden 31/05/2017 tarihinde infazı için … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
2- … Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 20/10/2017 tarihli ve 2017/735 DS sayılı çağrı yazısının 27/10/2017 tarihinde tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurduğu, 24/10/2017 tarihinde Bilgilendirme Formu imzalatılarak aynı tarihte hastaneye sevkedildiği, hastanenin 13/12/2017 tarihli raporunda tedavisine gerek olmadığının bildirilmesi üzerine denetim planı hazırlandığı, şüphelinin 12/03/2018 tarihli 4. vaka sorumlusu görüşmesine ve aynı tarihli grup/seminer çalışmasına katılmaması nedeniyle uyarılmasına karar verildiği, uyarı yazısı tebliğinden sonraki beş ayrı seminer çalışmasına katıldığı, 19/06/2018 tarihli grup/seminer çalışmasına katılmadığı, şüpheli 22/06/2018 tarihinde dilekçe vererek 19 Haziran 2018 günü uzman erbaş alımı sınavına girdiğini, bu nedenle müdürlüğe gidemediğini, telefonla vaka sorumlusuna bilgi verdiğini belirterek sınav giriş belgesi ibraz ettiği, İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonunun 28/06/2018 tarihli kararı ile “sınava katılıp katılmadığının anlaşılamadığı, katılmış dahi olsa müdürlük yetki sınırları dışına izinsiz çıktığı” gerekçesiyle mazeretin reddedilerek dosyanın kapatılmasına karar verildiği ve 03/07/2018 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği,
3- İnfaz işlemleri devam ederken şüphelinin 14/03/2018 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalandığı,
4- Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca, erteleme kararı kaldırılarak 14/03/2018 tarihli eylemine ilişkin soruşturma dosyası birleştirilerek 21/07/2018 tarihli, 2017/16333 soruşturma, 2018/7269 esas ve 2018/5814 sayılı iddianame ile sanığın TCK’nın 191/4-a-b-c maddeleri delaletiyle 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle … 9. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
5- … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 05/03/2020 tarihli ve 2018/1472 esas, 2020/375 sayılı kararı ile;
Sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre 14/03/2018 tarihinde uyuşturucu bulundurduğunun sabit olmadığı, 19/06/2018 tarihinde …’da yapılan sahil güvenlik komutanlığı sınavına katıldığı, buna ilişkin belgeyi sunduğu, seminere katılmaması yönünden geçerli bir mazeretinin bulunduğu gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına, denetimli serbestlik tedbirinin devamı için dosyanın … Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar verildiği, kararın 01/07/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,
Anlaşılmıştır.
B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:
Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;
“Uyuşturucu madde kullanmak” suçundan sanık … hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine, erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair … Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2017 tarihli ve 2017/16333 soruşturma, 2017/330 sayılı kararını müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde yeniden uyuşturucu veya uyarıcı madde kullandığının anlaşılması nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 21/07/2018 tarihli ve 2017/16333 soruşturma, 2018/7269 esas, 2018/5814 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda, ısrar şartının gerçekleşmediğinden bahisle ceza verilmesine yer olmadığına dair … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2018/1472 esas, 2020/375 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/4-b maddesinde “Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması” ve anılan Kanun’un 191/5. maddesinde, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklinde düzenlemeler yer aldığı;
Somut olayda ise sanığın üzerine atılı bulunan uyuşturucu madde kullanma fiilinin kanunda suç olarak tanımlanmış olduğu, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın 24/10/2017 tarihinde … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi üzerine hakkındaki tedbirin infazına başlandığı, denetim süresi içerisinde, 14/03/2018 tarihinde uyuşturucu madde bulundurduğundan bahisle açılan kamu davası neticesinde, 14/03/2018 tarihinde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun sabit olmadığından bahisle ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmiş ise de, sanığın erteleme süresi içerisinde14/03/2018 tarihli tutanağa göre devriye görevindeki kontroller sırasında 26 GA 356 plakalı araçta sızmış halde bulunduğu, üzerinde 0,2 gr uyuşturucu madde ele geçirildiği, bu suretle tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurduğunun anlaşılması karşısında, işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Kabule göre de;
Dosya kapsamına göre, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.” ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, “somut olayda mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması halinde açılan kamu davası hakkında durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiştir.” denilerek … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2018/1472 esas, 2020/375 sayılı kararının kanun yararına bozulması istenilmiştir.
C-) Konunun Değerlendirilmesi:
Şüpheli … hakkında, 02/03/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, … Cumhuriyet Başsavcılığının 12/05/2017 tarihli ve 2017/16333 soruşturma, 2017/330 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 6545 sayılı Kanun ile değişik 191/2. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının beş yıl süreyle ertelenmesine, erteleme süresi içinde bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetim süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği, sanığın denetim süresi içerisinde 14/03/2018 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle … Cumhuriyet Başsavcılığının 21/07/2018 tarihli ve 2017/16333 soruşturma, 2018/7269 esas, 2018/5814 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2018/1472 esas, 2020/375 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği ve 14/03/2018 tarihli eyleminin sabit olmadığı gerekçesiyle “ceza verilmesine yer olmadığına” ve “denetimli serbestlik tedbirinin infazına devam edilmesine” karar verildiği, anlaşılmıştır.
Somut olayda, hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş olan sanığın 24/10/2017 tarihinde … Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne başvurması üzerine tedbirin infazına başlandığı, denetim süresi içerisinde, yükümlülüklerinin ihlalde ısrar etmesi ve 14/03/2018 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle açılan kamu davasında, 14/03/2018 tarihinde sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurduğunun sabit olmadığı ve ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup,
(1) numaralı kanun yararına bozma isteminin incelenmesi:
Sanığın 14/03/2018 tarihli eyleminin sabit olmadığı kanaatine ulaşılarak Mahkemece delil değerlendirmesi ve delil takdiri kapsamında karar verildiği, bu nedenle delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesine ve mahkemenin takdirine ilişkin hukuka aykırılık kanun yararına bozma olağanüstü kanun yoluna konu olamayacağından, (1) numaralı kanun yararına bozma talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
(2) numaralı kanun yararına bozma talebinin incelenmesi:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 223/1. maddesinde yer alan, “Duruşmanın sona erdiği açıklandıktan sonra hüküm verilir. Beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararı, hükümdür.”
ve aynı maddenin 8. fıkrasında yer alan, “Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.” şeklinde hüküm çeşitlerinin tahdidi olarak sayıldığı, somut olayda mahkemesince kovuşturma şartının gerçekleşmediği kanaatine varılması halinde açılan kamu davası hakkında “durma kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi, kanuna aykırıdır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle (2) numaralı kanun yararına bozma isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
D-) Karar :
Açıklanan nedenlerle, (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 05/03/2020 tarihli ve 2018/1472 esas, 2020/375 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca aleyhte sonuç doğurmayacak ve yeniden yargılamayı gerektirmeyecek şekilde gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
15/09/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.