Yargıtay Kararı 1. Ceza Dairesi 2021/9108 E. 2021/11329 K. 28.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/9108
KARAR NO : 2021/11329
KARAR TARİHİ : 28.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Önceki kararda direnilmesi suretiyle sanığın mahkumiyetine dair
TEMYİZ EDENLER : Sanık, o yer Cumhuriyet savcısı

Yerel Mahkemece Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairsinin 16.12.2019 tarih ve 2019/17426 Esas, 2019/22992 Karar sayılı bozma kararına karşı direnme kararı verilerek Dairemize gönderilmekle dosya görüşüldü;
Yargıtay (Kapatılan) 3. Ceza Dairesinin 16.12.2019 tarih ve 2019/17426 Esas, 2019/22992 Karar sayılı bozma kararına karşı mahkemece direnme kararı verildiği, 02.12.2016 gün ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 36. maddesiyle, 5271 sayılı CMK’nin 307. maddesinin üçüncü fıkrasının değişik ikinci cümlesi gereği dosyanın incelenmek üzere dairemize gönderilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede;
Sanık hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesindeki seçimlik cezalardan takdiren hapis cezasının tercih edilmesi nedeniyle, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının TCK’nin 50/3. maddesindeki zorunluluk gereğince, TCK’nin 50/2. maddesi de gözetilerek, TCK’nin 50/1-a maddesindeki adli para cezası dışındaki diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi gerektiğinden Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 01.12.2020 tarih ve 2020/16 Esas, 2020/398 Karar sayılı direnme kararı yerinde görülmeyerek direnme kararı konusunda değerlendirme yapılması için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 28.06.2021 gününde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan TCK’nin 86/2, 86/3-e, 35, 29, 62, 50/3. maddeleri gereğince sonuç olarak 540 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararda;
Kanun koyucu cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından …, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Hakim bu yetkisini TCK’nin 61/1. maddesine uygun olarak suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı failin güttüğü amaç ve saik ile ilgili dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre kullanacaktır.
TCK’nin 50/3. fıkrasının gerekçesinde; maddenin üçüncü fıkrasında kısa süreli hapis cezasının adli para cezası veya diğer seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi açısından mahkemenin takdir yetkisinin olmadığı haller belirlenmiştir. Bu hallerde mahkeme kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına veya diğer seçenek tedbirlerden birine çevirecektir. Bunun için kişinin daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olması ve hükmolunan hapis cezasının otuz günden fazla olmaması gerekir. Keza daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak koşuluyla fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya 65 yaşını bitirmiş bulunanların mahkum edildiği bir yıl veya az süreli hapis cezası birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir şeklindedir. TCK’nin 50/3. fıkrası seçenek yaptırımlara çevirmenin zorunlu olduğu halleri düzenlemiştir. Buna göre daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olmak kaydıyla mahkum olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile suç tarihinde 18 yaşını doldurmamış veya 65 bitirmiş bulunanların mahkum oldukları kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunludur.
Burada … takdir hakkı tanınmamış olup şartların oluşması halinde fıkrada belirtilen sürelerdeki hapis cezalarını maddenin birinci fıkrasında sayılan seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi zorunlu kılınmıştır. Kanun koyucu seçenek yaptırımlara çevirme noktasında bir sınırlama getirmemiş hapis cezasının birinci fıkrada belirtilen seçenek yaptırımlardan herhangi birine çevrileceğini belirtmiş, madde gerekçesinde de “bu hallerde mahkeme kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına veya diğer seçenek tedbirlerden birine çevirecektir” denilmek suretiyle kısa süreli hapis cezasının para cezası dahil seçenek yaptırımlardan birine çevrilebileceği açıkça hükme bağlanmıştır.
Doktrinde de bu konuya ilişkin olarak “suç tanımında adli para cezası ile hapis cezasının seçimlik olduğu bazı hallerde hapis cezası tercih edilip somut ceza belirlendiğinde TCK’nin 50/3. maddesinde yer alan ceza sınırının altında bir hapis cezasına ulaşılırsa kanaatimizce diğer şartları mevcutsa adli para cezasına çevirmek mümkündür. (M. … Artuk – … Gökcen – A. Caner Yenidünya, Ceza Hukuku Genel Hükümler 8. baskı s.706) şeklinde görüşe yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.02.2014 gün 2012/12-1528 Esas – 2014/62 Karar sayılı kararı ve istikrar kazanmış uygulamaları da bu yöndedir.
Sonuç olarak temel cezanın belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı ve TCK’nin 50/3. maddesinin gerekçesinde de açıkça belirtildiği gibi sanığın kısa süreli hapis cezasını adli para cezasına çevirmenin mahkemenin takdirinde olduğu düşüncesinde olduğumdan direnme kararının onanması gerekirken çoğunluğun Ceza Genel Kuruluna gönderme kararına katılmıyoruz.