Yargıtay Kararı 2. Ceza Dairesi 2021/11756 E. 2021/12793 K. 22.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/11756
KARAR NO : 2021/12793
KARAR TARİHİ : 22.06.2021

Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından sanık … …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 116/2-4, 151/1, 62 (üç kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis, 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2012 tarihli ve 2010/1371 esas, 2012/1342 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 16/02/2021 gün ve 10007-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31/03/2021 gün ve 2021/29434 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından sanık … …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 116/2, 151/1, 62 (üç kez) ve 52/2. maddeleri gereğince 2 yıl 11 ay hapis, 1 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/05/2012 tarihli ve 2010/1371 esas, 2012/1342 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
1-5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde yer alan, “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklindeki düzenleme karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin 03/12/2014 tarihli yazılı beyanı ile yargılama devam ederken zararının karşılandığını ancak işleri sebebiyle bu durumu adliyeye gelerek bildiremediğini ve bu durumdan vicdanen rahatsız olduğunu belirtmesi üzerine, Mahkemesince yargılamanın yenilenmesi yoluyla sanığın durumu yeniden ele alınmış ve 08/07/2015 tarihli ek karar ile sanık hakkındaki cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 168/1. maddesi uyarınca 1/2 oranında indirim
uygulanmasına karar verilmiş ise de, bahse konu ek kararın Yargıtay 17. Ceza Dairesinin 03/12/2019 tarihli ve 2019/10703 esas, 2019/15865 karar sayılı ilamı ile yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle bozulduğu nazara alındığında, sanık hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 168. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulama şartlarının bulunduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde,
2-Sanık hakkında mağdurun zararının giderilmemiş olduğundan bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve anılan cezalarının ertelenmemesine yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, mahkemesince mağdurun zararının karşılandığının kabulü halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya hapis cezasının ertelenmesine engel sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 51/1. maddesi ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesinin tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/07/2006 tarih, 2006/2-185 esas ve 2006/175 karar sayılı kararı çerçevesinde sanık aleyhine yasa yoluna başvurulması ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere hüküm bozulması mümkün olmakla;
1-Sanık …’in annesinin, müştekinin 10/06/2010 tarihli kolluk beyanına göre suça konu sigaralardan yaklaşık 30 adedini soruşturma aşamasında kolluk kuvvetlerine teslim etmesi üzerine bunların mağdura iadesinin sağlandığı, sanığın bu iadeye itiraz etmemesi ve suçunu kabul etmesi sebebiyle, sanık hakkında mağdurun kısmi iadeyi kabulü halinde 5237 sayılı TCK’nun 168/1-4. maddelerinin uygulanma ihtimalinin bulunması karşısında, bu gerekçe ile sanık hakkında TCK’nun 168. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yasa yoluna gelinmesinin gerekmesi,
2-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlendiğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nun 119/1-c maddesinin uygulanmaması, hususları da belirlenmiş olup, bu yönlerden den de kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 22/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.