YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1444
KARAR NO : 2021/10520
KARAR TARİHİ : 29.09.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı idare vekilinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/397 E. – 2018/225 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
– K A R A R –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı davalı idare vekilince yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’nin istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/397 Esas ve 2018/225 Karar sayılı kararının incelenmesinde;
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyle ki;
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 32. maddesinin birinci cümlesinde “Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Ancak ilgilisi tarafından ödenmeyen harçları diğer taraf öderse işleme devam olunmakla beraber bu para muhakeme neticesinde ayrıca bir isteğe hacet kalmaksızın hükümde nazara alınır.” hükmüne yer verilmiştir.
Harçlar Kanunu’nda, harç alınması veya tamamlanması yanların isteğine bırakılmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi hükme bağlanmış ve yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanmıştır. Nitekim bu ilkeler, Hukuk Genel Kurulu’nun 12.10.2011 gün ve E: 2011/3-629, K: 2011/613 ile 23.10.2013 gün ve E: 2013/7-31, K: 2013/1481, 24.12.2013 gün ve 2013/21- 445 E. – 2013/1625 K. sayılı ilâmlarında da benimsenmiştir.
Dava dilekçesinde dava değeri olarak 720.000,00-TL gösterilmiş ise de maktu harç yatırıldığı anlaşılmış olup; mahkemece, nisbi peşin harcı yatırmak üzere davacıya süre verilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken harcı yatırılmayan dava dilekçesine değer verilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenle sair hususlar incelenmeksizin HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, davalı idareden aşağıda yazılı kalan harcın alınmasına, peşin alınan temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 29/09/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.