Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/8041 E. 2021/9590 K. 28.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8041
KARAR NO : 2021/9590
KARAR TARİHİ : 28.09.2021

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Kullanım Kadastrosu

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.09.2019 tarihli ve 2018/465 Esas, 2019/430 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuş ve iş bu Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kullanım kadastrosu sonucunda, Aksu İlçesi Çamköy Mahallesi çalışma alanında bulunan 13251 ada 26 parsel sayılı 415,64 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine; 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın davalı …’in kullanımında olduğu belirtilerek Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı …, taşınmazı davalı ile birlikte ortak kullandıklarını ileri sürerek ½ hisse yönünden lehine zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Yargılama sırasında çekişmeli taşınmaz 6292 sayılı Yasa uyarınca satılarak 08.08.2019 tarihinde davalı … adına tescil edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesinde davalı lehine bulunan kullanıcı şerhinin iptali ile yerine taşınmazın 1/2′ sinin davacı …, ½ sinin davalı …’in kullanımında olduğu hususları yazılmak suretiyle düzeltilmesine karar verilmiştir. Hükme karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK’ nin 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; iş bu karar davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere ve hukuki ilişkinin nitelendirmesine göre, davacı …’in aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesine gelince; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331. maddesinin birinci fıkrası “Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine takdir ve hükmeder” şeklinde düzenlenmiştir. Anılan yasa maddesi doğrultusunda, davanın açıldığı tarihte haksız olduğu tespit edilen taraf yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olacaktır.
Ayrıca eldeki dava, fiili kullanım şerhinin düzeltilmesine yönelik olup, taraflar arasında mülkiyet ihtilafı bulunmadığından hüküm altına alınması gerekli harcın ve vekalet ücretinin maktu olması ve Hazine bu davalarda yasal hasım konumunda olduğundan aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekmektedir.
Somut olayda; Mahkemece, henüz çekişmeli taşınmazın 6292 sayılı Yasa uyarınca davalıya satışı yapılmadan önce mahallinde 12.04.2017 tarihinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi beyanları doğrultusunda çekişmeli taşınmazın davacı ve davalı tarafından ortak kullanıldığı belirlenmiş olup, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durum karşısında, anılan kanun maddesi uyarınca davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi’nce yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması, davacı tarafça dava tarihinde yatırılan peşin harç ve keşfen belirlenen değer üzerinden alınan tamamlama harcının dikkate alınmayarak davacı aleyhine bakiye harcın alınmasının kararlaştırılması ve yasal hasım konumunda bulunan Hazine lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Ne var ki, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı …’in temyiz itirazları yukarıda 2. bentte açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının (B) nolu hüküm fıkrasının 2, 3 ve 4 numaralı bentlerinin hükümden çıkarılmasına ve yerine “2-Alınması gereken 59,30 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 601,98 TL den (dava dilekçesi ile yatırılan 34,16 TL ve tamamlama harcı olarak yatırılan 567,82 TL toplamı) mahsubu ile fazla alınan 542,68 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan 1.603,90 TL yargılama giderinin davalı Hazine yasal hasım konumunda olduğundan diğer davalı …’den alınarak davacıya verilmesine 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine” cümlelerinin eklenmesine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca bu bölümünün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, davacının diğer temyiz itirazlarının yukarıda 1. bentte gösterilen sebeplerle reddine, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 28.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.