YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7836
KARAR NO : 2013/21610
KARAR TARİHİ : 08.07.2013
Nitelikli hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 493/2, 61 ve 522/1. maddeleri uyarınca 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Afyonkarahisar Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.1998 tarihli ve 1998/230 esas, 1998/665 sayılı kararının infazı sırasında, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun’un 142/1-d, 35 ve 145. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2005tarihli ve 1998/230 esas, 1998/665 sayılı ek kararına karşı Adalet Bakanlığının 18.01.2013 tarih ve 2013/980/4611 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.02.2013 tarih ve 2013/22942 sayılı iharnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 12.09.2006 tarihli ve 2006/359-7944 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağı nazara alınmak suretiyle ve Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.06.2005 tarihli kararı yönünden, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 tarihli ve 2011/6-386 esas, 2012/99 sayılı kararında belirtildiği üzere kanun yolu merciinin hatalı bildirilmesinin kesinleşmeye engel olmadığı değerlendirilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamına göre,
1- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe kanunun tespit edilip, uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, delil toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması imkanı sonraki kanun ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, dosya üzerinden karar verilmesine,
2- Müştekiye ait eve balkon kapısının kilidini maymuncuk tabir edilen aletle açmak suretiyle girilerek hırsızlığa teşebbüs edilmesi olayında, 5237 sayılı Kanun’un uygulandığında hırsızlık dışında, konut dokunulmazlığınıni hlal suçundan da değerlendirilme yapılması gerekeceğinin gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden kabulü ile nitelikli hırsızlık suçundan sanık … hakkında Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinden
verilip kesinleşen 30.06.2005 gün ve 1998/230 esas, 1998/665 sayılı ek kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, 5271 sayılı Yasanın 309/4-b bendi uyarınca Afyonkarahisar 1. Asliye Ceza Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yapılarak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesine uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine 08.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.