YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2009/5694
KARAR NO : 2010/9237
KARAR TARİHİ : 03.12.2010
KARAR
Sarkıntılık, müessir fiil, tehdit, şartlı tehdit ve mesken masuniyetinin ihlali suçlarından sanık …’ın yapılan yargılanması sonunda; sarkıntılık suçundan mahkümiyetine, atılı diğer suçlardan beraetine dair, Akyurt Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.11.2006 gün ve 2003/114 Esas, 2006/187 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtay’ca incelenmesi katılan vekili ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Müessir fiil, tehdit, şartlı tehdit ve mesken masuniyetinin ihlali suçlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yasal hakları hatırlatılan sanığın 04.12.2003 günlü celsede avukat tutacağını beyanla savunma yapmadığı, 27.05.2004 günlü celsede ise şu an psikolojisinin bozuk olduğunu beyanla savunmasını avukatının yapacağını ifade ettiği, sanık müdafiinin ise 23.02.2004 günlü dilekçesiyle tanık Hediye’nin beyanının yok hükmünde sayılması gerektiğini ifade ettikten sonra esas hakkında savunmalarını belirttiği, susma hakkı bulunan sanığın müdafii vasıtasıyla da savunma yapmasının mümkün olduğu cihetle kendisinin savunma yapmaya zorlanamayacağı gözetilerek müdafii vasıtasıyla 23.02.2004 günlü dilekçe ile yapılan savunmanın geçerli olduğu, 16.11.2005 günlü celsede sanığın savunmasının usulüne uygun olmadığından bahisle yeniden savunmasının alınmasına dair karar uyarınca 08.02.2006 günlü celsede alınan savunmanın zamanaşımını kesmeyeceği, sanığa isnat olunan suçların ise yasa maddelerinde öngörülen cezaların tür ve tutarına nazaran 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde belirlenen 5 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, 23.02.2004 tarihiyle inceleme günü arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından 5237 sayılı TCK.nun 7/2 ile 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükümlerin CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında açılan kamu davalarının aynı Yasanın 322 ve 5271 sayılı CMK.nun 223/8. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
…/…
-2-
Sarkıntılık suçuna yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;
Ancak,
Sanığın sabıkasına esas alınan mahkümiyetinin para cezası olması ve 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunla değişik CMK.nun 231. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen sınırın 2 yıla çıkarılması ve 14. fıkrasındaki soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suç olma koşulunun kaldırılması karşısında; hükmü veren mahkemece 5237 sayılı TCK.nun 7/2. maddesi uyarınca, söz konusu suç yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının tartışılması zorunlu olduğu dikkate alındığında, sözü edilen hükümlülükten dolayı uyarlama kararı verilip verilmediği araştırıldıktan sonra sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının karar yerinde tartışılması lüzumu,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekili ile sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.12.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Aslı Gibidir. BAŞKAN
Yz.İş.Müdürü …
…