Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2020/6908 E. 2021/6991 K. 17.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6908
KARAR NO : 2021/6991
KARAR TARİHİ : 17.05.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin istinaf istemlerinin esastan reddine dair kararı ile birlikte İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/108 E. – 2018/70 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkinine ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekillerince tarafından yapılan istinaf başvurusunun İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddine dair verilen karar davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra, İstanbul Anadolu 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/108 E. – 2018/70 K. sayılı kararının incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki İstanbul İli, … İlçesi, … Mahallesi 1766 ada 5 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapıya aynı kanunun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek, ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumu dikkate alınmak suretiyle değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Tespit edilen bedele dava tarihinden dört ay sonraki günü takip eden 15.07.2017 tarihinden karar tarihi olan 06.03.2018 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilirken, davacı idarece bu süre içerisinde işlemiş olan faiz bedelinin tespit edilen bedel ile birlikte depo edildiği gözetilerek bloke edilen faizin mükerrer ödemeye sebebiyet verilmeyecek şekilde dikkate alınması gerektiğinin hüküm fıkrasında belirtilmeyerek infazda tereddüte yol açılması,
Doğru değil ise de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 2. paragrafındaki (ödenmesine,) kelimesinden sonra gelmek üzere (mükerrer faiz ödemesine sebebiyet verilmemesi için yargılama sırasında idarece bankaya bloke edilen faizin ödeme sırasında dikkate alınmasına, fazla bloke edilen kısmın tespiti halinde davacı idareye iadesine) cümlesinin yazılmasına,
Hükmün böylece HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi’ne GÖNDERİLMESİNE, davacı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 17/05/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.