Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/9910 E. 2021/9119 K. 17.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/9910
KARAR NO : 2021/9119
KARAR TARİHİ : 17.09.2021

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kadastro (Genel Mahkemeden Devreden

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün duruşma yapılması suretiyle Yargıtayca incelenmesi, davalı … ve müdahil davacı … vekili, davalı … vekili, davalılar …, …, … ve … vekili, davacı-davalı… … Yaptırma ve Yaşatma Derneği vekili, müdahil davacı … vekili, davalı … mirasçısı … vekili, Davalı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili, müdahil davacı … ile … … mirasçıları … ve müşterekleri ve davalı … vekili, davacı … ve müşterekleri vekili tarafından istenilmiştir. Dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.09.2021 … günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü temyiz eden … ve müşterekleri vekili … …, … ve müşterekleri vekili … … ve ve karşı taraftan Hazine vekili … …, … vekili … …, … vekili … … geldiler. Duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Yargıtay bozma ilamında özetle; aktarılan davanın taraflarının eldeki davada taraf olarak yer almalarının zorunlu olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1970/568 Esas sayılı dava dosyasında … … ( …) davalı olarak gösterildiği ve dosya içinde bulunan veraset ilamına göre de ölü olduğu halde mirasçılarına duruşma gün ve saatinin bildirilmediği gibi karar başlığında da bu kişilerin gösterilmediği, diğer taraftan bir kısım tarafların dayanağı olan Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydının uygulamasının da yeterli olmadığı, mahkemece yapılan keşifte dayanak Ekim 1955 tarih 36 sayılı tapu kaydı ve gittilerinin dava konusu taşınmazı kapsadığı yerel ve fen bilirkişisi tarafından bildirilmekle beraber bir kısım keşiflerde ise dayanak bu tapu kaydının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığının bildirilmesi ve ayrıca 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1989/37 ve 1988/881 Esas sayılı dava dosyalarında görev yapan fen bilirkişisi anılan tapu kaydının taşınmazı kapsadığını belirtmiş olmasına rağmen mahkemece ortaya çıkan bu çelişkilerin üçlü uzman fen bilirkişiden oluşturulacak kurul ile birlikte yaşlı yerel bilirkişilerden oluşturulacak kurul marifeti ile keşif yapılmak ve beyanlar ile raporlar arasındaki bu çelişkilerin nedeni anılan uzman bilirkişi kurulu raporunda gerekçeleri ile açıklanmak sureti ile giderilmediği, bu husustan ayrı olarak dava konusu taşınmaza komşu 184 ada 24 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 10.04.1974 tarihli ve 11 sayılı tapu kaydının taşınmazın batı yönünü Mevlüt oğlu Mustafa Kütür okumasına rağmen komşu 184 ada 3 parsel sayılı taşınmaza uygulanan 17.06.1971 tarih 62 sayılı tapu kaydının batı yönünü Elbistanlı Taftafoğlu … … vereseleri olarak gösterdiği, bir kısım tarafların dayanağı Ekim 1955 tarihli ve 36 sayılı tapu kaydının geldisi Nisan 1935 tarih 21 sayılı tapu kaydının malikinin Taftafoğlu … olduğu göz önüne alınarak mahkeme gerekçesinde hangisine hangi nedenle üstünlük tanındığının tartışılmadığı açıklanarak öncelikle davalı … mirasçıları adına duruşma gün ve saatini bildirir meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi, akabinde bir kısım tarafların tutunduğu Ekim 1955 tarihli ve 36 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritalarının Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden getirtilmesi, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği sorulup saptanarak revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtların da getirtilmesi, daha sonra yöreyi iyi bilen yerel bilirkişi, sağ ise tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile en az üç kişiden oluşturulacak uzman fen bilirkişi kurulu huzuru ile taşınmaz başında yeniden keşif yapılması, dayanılan tapu kaydının yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanması, kayıtta tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulması, uzman fen bilirkişi kurulundan keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınması, dava konusu taşınmazın Ekim 1955 tarihli 36 sayılı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının duraksamasız belirlenmesi, tapu kaydına kapsam belirlenirken kaydın sınırlarının sabit olup zeminde bulunması durumunda kaydın sınırlarıyla kapsamının belirleneceği, kaydın sınırlarının tamamının zeminde bulunmaması ve açık yön kalması durumunda yüzölçümü ile kapsamının belirleneceği hususlarının dikkate alınması, taşınmazın tamamı ya da bir bölümünün anılan kaydın kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde usulünce zilyetlik araştırması yapılması, bu cümleden olarak dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınması, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesi hükmünde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, somut olayın özelliğine göre zilyetliğe dayanarak davaya katılan müdahillerden müstakil zilyetliğe mi yoksa eklemeli zilyetliğe mi dayandıklarının açıklattırılması, müstakil zilyetliğe dayanan katılanlar yönünden zilyetliklerinin başlangıç tarihi ile taşınmazın tespit tarihi arasında 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan 20 yıllık süre şartının gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi, değerlendirme yapılırken katılanların gerek mevcut gerekse sonrasında sunacakları beyan, dilekçe ve belgelerinin lehlerine olduğu kadar aleyhlerinde de delil oluşturacağının gözetilmesi, taşınmaz üzerinde miras yoluyla ve satın alma vs. gibi hukuki nedenlerle eklemeli zilyetliğe dayanan katılanlar açısından ise gerek bayileri gerekse kendi uhdelerinde geçtiği iddia edilen zilyetlik süresinin de 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 14.maddesinde öngörülen kazanmayı sağlayan 20 yıllık süreye ulaşıp ulaşmadığının tespit tarihi de gözetilerek belirlenmesi, bu belirleme esnasında az yukarıda vurgulandığı üzere katılanların gerek mevcut gerekse sonrasında sunacağı beyan, dilekçe ve belgelerinin lehlerine olduğu kadar aleyhlerinde de delil oluşturacağının gözetilmesi, bu değerlendirmelerin hüküm yerinde gerekçesi gösterilerek açıklanması, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacılar… … Yaptırma ve Yaşatma Derneği, …, …, … ve … ile müdahil davacıların davasının reddine, davacı …’nin davasının kabulü ile 184 ada 2 parsel sayılı taşınmazın …adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı … ve müdahil davacı … vekili, davalı … vekili, davalılar …, …, … ve … vekili , davacı – davalı… … Yaptırma ve Yaşatma Derneği vekili, müdahil davacı … vekili, davalı … mirasçısı … vekili, davalı … mirasçıları … ve müşterekleri vekili, müdahil davacı … ile … … mirasçıları … ve müşterekleri ve davalı … vekili, davacı … ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddi ile usul, kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 14,90 TL’nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına, 17.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.