Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6681 E. 2021/4932 K. 09.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6681
KARAR NO : 2021/4932
KARAR TARİHİ : 09.06.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 02/07/2020 tarih ve 2018/540-2020/378 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı sigorta şirketinin müvekkili hakkında İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2012/12570 Esas sayılı icra takip dosyasıyla icra takibi yaptığını, ancak davalının bu takibe konu ettiği bonoların bedellerinin müvekkilinin bir kısım sigorta poliçelerinin iptali, bir kısım bedelin banka dekontları ve alacaklı vekilince yapılan protokoller ile ve çekle ödediğini, müvekkili tarafından toplamda 135.926,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının takibi yaparken ödenen bu miktarı borçtan düşmediğini, ayrıca müvekkilinin takibe konu sözleşme üzerinde imzası bulunmadığını ileri sürerek, ödenen miktarın takip dosyasından düşülmesini ve takibin iptalini, ayrıca %40 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirkete 115.035,00 TL borcu bulunduğunu, cari kayıtlara bakıldığında borç için karşılıklı mutabakata varıldığının görüleceğini, davacının protokol aşamasında hiçbir itirazda bulunmadığını, davacıya İzmir 27. Noterliğinin 06.03.2008 tarihli ve 5954 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle borcun ödenmediği taktirde yasal işlem başlatılacağının bildirildiğini, daha önce de davacı hakkında Antalya 3. İcra Müdürlüğünün 2004/5144 ve 2004/9848 Esas sayılı icra takip dosyalarıyla icra takibi yapıldığını ve davacının bu takiplere itirazda bulunmadığını, işbu davanın kötüniyetli olarak açıldığını, bu nedenlerle davanın reddi ile %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; davalının İzmir 23. İcra Müdürlüğü 2012/12570 Esas sayılı sayılı dosyası ile 25/09/2012 tarihinde ipotek veren aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yaptığı takipte 120.000,00 TL asıl alacak 53.408,22 TL işlemiş faiz olmak üzere 173.408,22 TL alacağın tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile takip tarihinden itibaren yıllık %9 faiz oranı ile tahsilinin talep ettiği, ancak taraflar arasında yapılan 21.12.2004 protokole göre tarafların mutabık kaldığı 105.331,22 TL’lik borç tutarı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 25.09.2012 olan takip tarihi itibariyle davacının davalı şirkete 38.609,37 TL asıl alacak (19.03.2008 temerrüt tarihi itibariyle) +15.717,72 TL işlemiş faiz (19.03.2008-25.09.2012 arası %9 faiz üzerinden) +7.112,50 TL = 61.439,59 TL borçlu olduğu, buna göre davacının takip tarihi itibariyle davalıya 111.968,63 TL borçlu olmadığı, ayrıca davalının yapmış olduğu tahsilatlara rağmen icra takibine başlamış olmakla kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının İzmir 23. İcra Müdürlüğü’nün 2012/12570 Esas sayılı dosyasından dolayı davalıya 111.968,63 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine ve İİK md. 72 gereğince hesaplanan 22.393,72 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karara karşı, davalı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 5.736,17 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.