Yargıtay Kararı 5. Ceza Dairesi 2013/779 E. 2013/11595 K. 02.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/779
KARAR NO : 2013/11595
KARAR TARİHİ : 02.12.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Görevi kötüye kullanma

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Geyve icra müdürü olan sanığın usulsüz olarak katılana ait araçlara, taşınmazlara ve banka hesaplarına haciz işlemi uygulaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 257/1. maddesinde öngörülen görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğundan bahisle Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, adı geçen mahkemece 20/01/2011 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın Geyve Sulh Ceza Mahkemesine gönderildiği anlaşılmış ise de; eylemi nitelendirme ve kanıtları değerlendirme görevinin suç ve iddianame tarihlerine göre asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de,
Geyve İcra Müdürlüğüne ait 2008/580 numaralı, borçlusu …, alacaklısı … olan ve ödeme emrini içeren takip dosyasının denetime olanak verecek şekilde dosya arasına celbi ile söz konusu takibe katılan …’nün itiraz edip etmediği hususunun da değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması,
CMK’nın, 22/07/2010 tarih ve 6008 sayılı Kanun ile değişik 231/6-c maddesine göre; sanığın kabul etmemesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmeyeceği, açıkça uygulanmamasını isteme hali dışında değerlendirilmesi gerektiği ve hukuki sonuçları itibariyle ertelemeden daha lehe olduğu nazara alınmadan, bu konudaki takdiri mahkemeye bırakan ve hakkındaki mahkumiyet hükmü ertelenen sanık … hakkında ” açık rızası olmaması nedeniyle ve takdiren” şeklindeki yasal, yeterli ve isabetli bulunmayan gerekçeyle CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
…/…

-2-
Anayasa’nın 141, 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289/1-g maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının; sanıkları, mağdurları, C.Savcısını ve herkesi inandıracak, Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde olması gerektiği gözetilerek, kısa kararda” TCK.nun 61. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önemi ve değeri, meydana gelen zarar, sanığın amaç ve saiki, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile suçun işlenmesindeki diğer özellikler” neden gösterilerek takdiren alt sınırdan 1 yıl hapis ile cezalandırılan sanık hakkında gerekçeli kararda; sanığın eylemini gerçekleştirirkenki kastının yoğunluğu ve amacı dikkate alındığında suçun kanunda belirtilen cezasının alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği” “teşdiden” denilmesi gerektiği halde sehven “takdiren alt sınırdan” denildiği şeklindeki yeterli olmayan ifade ile 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle gerekçede çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.