YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4114
KARAR NO : 2021/5052
KARAR TARİHİ : 14.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Tekirdağ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.12.2019 tarih ve 2019/152-2019/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı banka ile davalı … arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine diğer davalı …’in kefil olduğunu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalılardan …’in imzalanan sözleşme kapsamında herhangi bir kredi kullanmadığını, banka tediye fişi imzalamadığını, alacak miktarını ve talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen 15.04.2005 tarihli kredi sözleşmesini davalılardan …’in asıl borçlu, diğer davalı …’in ise müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış olduğu, takibe konu alacağın, 15.04.2005 tarihinde kullandırılan ve borçluya imzası karşılığında kasadan nakit olarak ödenen 11.10.2005 vadeli 46905 nolu 75.000,00 TL kredi ile başladığı, 15.04.2005 tarihinde kullandırılan 46905 nolu 75.000,00 TL krediye ilişkin dekont aslındaki imzanın davalının eli ürünü olduğunun tespit edildiği ve bu kapsamda ilk kredi ödemesinin davalıya yapıldığının sabit olduğu, kredi borcu için 94103 numaralı hesaptan icra takibine geçilmiş olsa da, takibe geçilen 35.000 TL anapara tutarı olan bu kredinin 15.04.2005 tarihinde ilk kullandırım olan 46905 numaralı 75.000,00 TL tutarlı krediden kalan anapara bakiyesi olduğu, taraflarca imzalanan genel kredi sözleşmesinin 71. maddesinde, müşterinin bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizini, bu faizin gider vergisini ve fon payını ödemeyi kabul ve taahhüt edeceğinin düzenlenmiş olduğu, ticari kredilere uygulanacak temerrüt faiz oranının bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı biçiminde tanımlandığı, söz konusu oranın %80 olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 54.246,28 TL asıl alacak, 95.232,36 TL temerrüt faizi, 4.761,62 TL faizin %5 BSMV’ si, 30,40 TL masraf olmak üzere toplam 154.270,66 TL alacak üzerinden devamına karar verilmiştir.
Karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Mahkemece alınan bilirkişi raporunda hesaplamaların nasıl yapıldığının detaylandırılmaması nedeniyle denetime elverişli değildir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 71. maddesinde müşterinin, bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizini bu faizin gider vergisini ve fon payını ödemeyi kabul ve taahhüt edeceği düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece yapılması gereken iş, davacı bankanın aynı nitelikteki ticari krediler için uygulacağı faiz oranına ilişkin Merkez Bankasına bildirilen faiz tablosunun dosyaya getirtilerek, konusunda uzman bankacı bilirkişi görevlendirilmek suretiyle, banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yaptırılarak, bankanın temerrüt tarihindeki aynı nitelikteki kredilere uyguladığı cari faiz oranı belirlenip bu oran üzerinden sözleşme hükümlerine göre temerrüt faiz oranı tespit edilerek, hesap kat tarihi itibariyle asıl alacağa, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar temerrüt faizi uygulanmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14/06/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.