YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3213
KARAR NO : 2021/5264
KARAR TARİHİ : 22.06.2021
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.05.2019 tarih ve 2018/880 E. – 2019/480 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi’nce verilen 16.10.2019 tarih ve 2019/1323 E. – 2019/1622 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirket tarafından davalı şirkete fatura karşılığında mal satılıp teslim edildiğini, davalının fatura bedellerini ödememesi üzerine başlatılan takibe, davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının 01.10.2018 tarihinde işbu itirazın iptali davasını açtığını, aynı zamanda ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi üzerine alacaklı tarafından davalı şirkete hacze gelindiğini, akabinde alacaklıya 08.10.2018 ve 09.10.2018 tarihinde haricen ödeme yapılması üzerine icra dosyasının kapandığını, icra dosya borcunun tamamı ödendikten sonra 15.10.2018 tarihinde iş bu dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiğini, dosya borcunun ödenmesi nedeniyle davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirterek, davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, dava ve takibe konu borcun davalı tarafından iradi olarak işbu davanın açıldığı 01.10.2018 tarihinden sonra 08.10.2018 ve 09.10.2018 tarihlerinde ödendiğinden, davasının esası konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı dava tarihi itibarıyla haksız olduğundan davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine, davadan sonra yapılan ödeme nedeniyle davalının itirazında haksız olduğu, alacak faturaya dayalı likit alacak niteliğinde olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının, davanın açıldığı tarih itibariyle borca itiraz ettiği ve borcunu ödemediği, 08.10.2018 tarihindeki ihtiyati haciz sırasında da borca bir diyeceğinin olmadığını belirterek borcunu ödediği, davanın açıldığı tarih itibariyle davalının haksız olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderleri ve icra inkar tazminatından sorumlu olacağından mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 22.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.