Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/6214 E. 2021/5336 K. 23.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6214
KARAR NO : 2021/5336
KARAR TARİHİ : 23.06.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12.07.2018 tarih ve 2018/208 E- 2018/520 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi’nce verilen 05.03.2020 tarih ve 2020/306 E- 2020/325 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin davalı şirkette 10.09.2007-25.09.2009 tarihler arasında müdür olarak çalıştığını, çalıştığı dönemde alması gereken 25 aylık maaş alacağının ödenmediğini, murisin kendi kredi kartı ile davalı şirkete ait kosgi, telefon/ADSL faturaları ile kira bedellerini, SSK bedellerini ödediğini, ayrıca davalı şirketin mal aldığı firmalara ödeme yaptığını, murisin aracının şirket servis işinde kullanıldığını, servis işlemi sırasında yakıtların muris tarafından alındığını, ayrıca davalı …’nın telefon faturalarını ödediğini, davalı …a’ya ait olan ve şirket için kullanılan araca ait sigorta ödemelerinin, vergilerin, lastik bedellerinin murisin kredi kartıyla ödendiğini, ödenen bedellerin iade edilmediğini ileri sürerek şimdilik 10.000,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, murisin şirket hesabına yatan paraları kendi hesabına aktarıp tasarrufta bulunduğunu, muris hakkında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığını, şirket zararının tazmini için muris hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacılar murisinin davalı şirkette müdür olarak çalıştığı döneme ilişkin ücret alacağının mülga BK’nın 147. maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, davacıların diğer taleplerinin ise mülga BK’nın 66.maddesi uyarınca 1 yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu, davacılar murisinin işten ayrıldığı 25.09.2009 tarihinden itibaren zamanaşımı sürelerinin dolduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce; murisin ücret alacağına ilişkin talebinin TBK’nın 147.maddesi uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, murisin azil tarihi olan 25.09.2009 tarihi ile dava tarihi arasında 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetildiğinde ücret alacağına ilişkin olarak açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizliğin bulunmadığı ancak davacılar murisinin davalı şirket ve diğer davalılar hakkında yaptığı harcamalardan kaynaklanan alacak talebine gelindiğinde ise, murisin davalıların yapması gereken harcamaları kendi cebinden ödediği iddia edildiğinden ödenen bedelin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalılardan tahsilinin talep edilebileceği, bu durumda, mahkemece dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK’nın 147. maddesi gereğince zamanaşımının 5 yıl olduğu gözetilmek suretiyle davalılar vekilinin zamanaşımı def’i değerlendirilerek bu gerekçe ile anılan alacak kaleminin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği ilk derece mahkemesinin davanın zamanaşımı nedeniyle reddi yönündeki kararında bir kısım gerekçe yönünden isabet görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bir kısım gerekçe yönünden kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 23.06.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.