YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/5449
KARAR NO : 2021/21547
KARAR TARİHİ : 14.09.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kasten yaralama, hakaret
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
K A R A R
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1)Sanık hakkında, katılan …’e yönelik tehdit ve hakaret suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizinde,
Sanığa yükletilen tehdit ve hakaret eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından sanık …’nun katılan …’e yönelik eylemler açısından ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA
2)Sanık hakkında, katılan …’e yönelik kasten yaralama, hakaret ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
a)Sanığın, katılan …’i telefonla arayarak tehdit ve hakaret içerikli sözler söylediğinin iddia ve kabul edilmesi karşısında, sanığın hakaret ve tehdit eylemlerine ilişkin detaylı savunması alınmadan, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı açıklanmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Sanığın üzerine atılı hakaret suçunu, haksız tahrik altında işlediğinin kabulü karşısında, özel hüküm olan TCK’nın 129. maddesi yerine genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanunun 29. maddesi ile hüküm kurulması,
c)Sanığın katılana yönelik, hakaret ve tehdit eylemlerini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kabul edilerek TCK’nın 29. maddesi uyarınca cezasında indirime gidilmesine karşın, kasten yaralama suçunda haksız tahrik hükmünün gerekçe gösterilmeksizin uygulanmaması suretiyle çelişki yaratılması,
d)Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümde, TCK’nın 125/4. maddesinde ağırlaştırıcı neden olarak öngörülen aleniyetin gerçekleşmesi için olay yerinde başkalarının bulunması yeterli olmayıp, hakaretin belirlenemeyen sayıda kişi ve herkes tarafından görülme, duyulma ve algılanabilme olasılığının bulunması, herhangi bir sınırlama olmaksızın herkese açık olan yerlerde işlenmesinin gerekmesi karşısında, somut olayda eylemin telefonda gerçekleştiğinin iddia ve kabul edildiği anlaşılmakla, aleniyet unsurunun olayda gerçekleşmediği gözetilmeden, TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
e) 2(d) numaralı bozma nedenine uyulması halinde ise,
17/10/2019 gün ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesiyle değişik CMK’nın 251. maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, CMK’ya 7188 sayılı Kanunla eklenen geçici 5. maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14/01/2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla “basit yargılama usulü” yönünden Anayasa’nın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve CMK’nın 251/1. maddesi kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa’nın 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 7 ve CMK’nın 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden, sanık …’nun katılan …’e yönelik eylemler yönünden temyiz nedenleri yerinde görülmekle, tebliğnameye uygun olarak, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.