Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/37260 E. 2021/10371 K. 22.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/37260
KARAR NO : 2021/10371
KARAR TARİHİ : 22.11.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 311. maddesi hükmüne göre, eski hale getirme istemiyle birlikte temyiz talebinde de bulunulması halinde inceleme mercisi Yargıtay’ın ilgili dairesi olduğundan, mahkemenin 09.06.2014 tarihli ek kararının hukuki değerden yoksun ve Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine göre bilinen en son adreste tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adrese kayıt sisteminde yer alan adresi araştırılarak buraya tebligat yapılması, bulunmaması halinde kendisine daha önce kanuni usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile aynı adrese anılan Kanun’un 35. maddesine göre tebligat yapılması, daha önce kendisine tebligat yapılan adresin olmaması halinde ise, adres araştırması ile yeni adres tespitine çalışılıp, bulunamaması halinde ilanen tebligat yapılması gerektiği nazara alındığında, sanığın yokluğunda verilen hükmün, duruşmada beyan ettiği adresine çıkartılıp, taşınması nedeniyle bila tebliğ iadesi üzerine, Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ yapılmak suretiyle hükmün kesinleştirildiği; ancak dosya kapsamında sanığa daha önce yapılmış bir tebligat bulunmaması nedeniyle yapılan bu tebliğin usulsüz olup temyiz süresini başlatmayacağı, aynı Kanun’un 32/2. maddesi gereğince usulsüz tebliğ halinde, muhatabın hükmü öğrendiğini beyan ettiği tarihin tebliğ tarihi kabul edilmesi gerektiği ve bu nedenle sanığın 03.04.2014 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
A-Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Sanık hakkında belirlenen adli para cezasının TCK’nin 158/1-f-son maddesi gereğince elde edilmek istenen menfaatin iki katından az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle eksik adli para cezası tayini, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
B- Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
1) Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.12.1992 tarih ve 1/5 ve Ceza Genel Kurulunun 24.03.1998 tarih ve 51/106 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için, ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün unsurları taşıması gerekir. Aksi takdirde yasal unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılması halinde fiil, özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacaktır. 6102 sayılı Kanunun 776. maddesi uyarınca senet metninde bulunması gerekli zorunlu unsurlardan olan “keşide yeri” bulunmaması halinde senedin özel belge niteliğinde olacağı nazara alındığında, dosya içerisinde bulunan suça konu çek aslı üzerinde heyetimizce yapılan gözlemde keşide yerinin belirtilmediği, çek vasfında bulunmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin TCK’nin 207. maddesi uyarınca özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden, yazılı şekilde resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurulması,
2) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2021 tarihli kararla sanık hakkındaki infazın durdurulmasına karar verilmesine ve bu konuda müzekkere yazılmasına karşın UYAP sisteminden yapılan sorgulamada sanığın bu suçtan da cezaevinde göründüğünün anlaşılması karşısında, ilerde doğabilecek telafisi mümkün bulunmayan zararların önlenmesi bakımından, sanık hakkındaki resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükmün bu aşamada İNFAZININ DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değilse derhal TAHLİYESİNE, sanığın tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, 22.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.